• Bazılarımız şiirlere , şarkılara , filmlere , kitraplara tutunuyor . Sanırım artık insan , tutunamıyor insana ...

    ~ Oğuz Atay ~
  • 224 syf.
    ·7 günde·10/10
    #Kitapyorumu
    #Eyvallah
    #HikmetAnılÖztekin
    #syf221

    2016 Şubat ayında kitaplığımda yerini alan, fakat bir türlü okumaya fırsat bulamadığım kitaplardan birisiydi Eyvallah ve nihayet okuyabildim. Yazarın okuduğum ilk kitabı. Dili oldukça sade, basit ve anlaşılır, anlatımı ise son derece sürükleyici ve güzel. Okurken farklı bir ruh haline bürünüyorsunuz.
    Arka kapakta da belirtildiği gibi "Hala dertleşecek birileri varmış biryerlerde..." dedirten bir kitap. karşılıklı sohbet eder gibi sizi dinleyen, anlayan, sakinleştiren bir kitap. Sakin sessiz bir ortamda, size hitap eden cümlelerin altını çizerek yada not alarak okumasının daha verimli olacağını düşünüyorum.
    EYVALLAH çok güzel bir sözdür.
    (kitaptan) Eyvallah hem bir kabulleniş, hem de bir razı olmadır aslında. Kabullenmenin ötesinde rıza göstermedir Allah'a. Aslında sözün özünü yüreğinde harmanlayıp, her şeye razı gelmenin adıdır.
    Bir duruşu, bir hüznü, bir mutluluğu bir acıyı, bazen gözyaşını, bazen bir tebessümü, dile gelmeyen sözcükleri, umutları sessiz duaları heybesine yükleyip tek bir eyvallah deyip ne var ne yok her şeyi sırtlanmanın adıdır...

    Kitaptan Alıntılar;
    Gitsen de, gelsen de bir eyvallahım var sana yazacağım!
    Sen sanki dün gittin, ben binlerce yıldır özlüyor gibiyim...
    Bizler imtihanlara eyvah değil eyvallah deriz...
    Ve sevmenin eyvah demekten değil; gelse de gelmese de sevse de sevmese de, yâre eyvallah demekten geçtiğini biliriz...
    Böyle hüzünlü bir başına insanları incitmeyi, kırmayı çok seviyor insanlar. Başıma gelen her şeye EYVALLAH çekiyorum bugünlerde. olsun diyorum, ince düşünen insanlar incinir hep."
    Seviyorum dediklerimiz, belki de en büyük imtihanlarımızdır?
    Kitapları, yağmuru, çayı ve şiirleri neden bu kadar çok seviyorsunuz diyorlar. İnsanları iyi tanıyoruz, ondandır diyoruz...
    İnce düşündükçe incindik belki de...
    Ellerin en iyi ilacı avuçlarını semaya açıp dua etmektir...
    Kendini bilen Rabbini bilir...
    Dünyayı ele geçirsen bile, kendinle baş başa kaldığında cehennem azabı çekersin...
    Kitap okumayan insanlar antreman yapmayan sporculara benzer; kaslar zamanla körelir ve yeteneklerin bir önemi kalmaz. Ve sizi dinlerken bilmeye değil anlamaya çalışırlar...
    Kitaplar gerçek sevmelerin ispatıdır biraz da. Bir şair bir kadını şiirlerinde yaşıyorsa gerçekten sevmiştir...

    Sonra unuttuk işte.
    Yaşamayı unuttuk, nefes almayı unuttuk
    Ve bir gün geldi sevmeyi de unuttuk biz...
    Belki de her şey sevmeyi unutmakla başladı.
    Evet, sevmeyi unuttuk biz.
    Bugünlerde herkes sinirli...
    Herkes kavgalı, gürültülü.
    Kimse kimseyi sevmiyor, çıkarına olduğunda seviyormuş gibi yapıyor, o kadar.
    Allah'ı bile sevmiyorlar,
    Korkuyormuş gibi yapıyorlar sadece...

    Beğeni ile okuduğum ilahi aşkı işleyen, dini terimlerin edebiyatla müthiş bir şekilde harmanlandığı güzel kitaplardan birisiydi. Bu tarz sevenlere kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap ve serinin devamı için sabırsızlanıyorum....
    Teşekkür ederim
    Kitapla kalın
    Eyvallah ...
  • 470 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Daha 17 yaşında instagramda tüm anne olan blogları takip eden biriyim. Hep bir kardeşim olsun istemiştim belki de ondandır. Keşfette gezerken İnci'nin doğum gününde mumları üflemeye çalıştığı o videoyu gördüm. En eski fotoğraflarına kadar araştırdığımı hatırlıyorum. O kadar saf ve içten bir gülüşü vardı ki takip etmeden alıkoyamadım kendimi. Aynı zamanda bir bookstagramım ve yayınevlerini yakından takip ediyorum. Bir gün Arkadya Yayınları'nın 'yazarlarımız ile" dediği bir fotoğrafta bu tatlı anneyi görünce çok şaşırmıştım. 'Neden orada ki?' diye düşünmüştüm ve kitap mı yazıyor acaba diye düşünmeden edememiştim. Birkaç gün sonra kitabının çıkacağını gördüm. Dayanamayarak mesaj yazdım İnci annesine. Tüyap'a gider gitmez de ilk işim kitabı almak olmuştu zaten. Okurken yaşadığı sıkıntıları, mutlulukları, zorlukları en içten hissettim. Ben de öğretmen olmak isteyen bir dil öğrencisiyim. Atama konusunda yaşadığı zorluklar gözümü korkuttuğunu söylemeden edemeyeceğim. Şu sıralar dersler yüzünden yoğun olsam da elimden düşüremedim kitabı. Gerçekten inanılmaz bir şekilde akıcıydı. Okudukça daha çok tanımak istedim İnci Annesi'ni ve İnci'yi. En güzel 'Normalleştirme' kitabıydı okuduğum. Okuyun, bilinçlenin ve okudukça İnci'yi ve Annesini yakından tanıyın derim. Keyifli okumalar!
  • 222 syf.
    ·Beğendi·8/10
    Şu anda kütüphanemde olmayan, akıbetinin ne olduğunu da hatırlayamadığım bu kitap, Yaşar Kemal'le beni tanıştıran "İnce Memed" den sonra okuduğum ikinci kitabı idi Yaşar Kemal'in.Yanılmıyorsam 65 ya da 66 yılları olsa gerekti okuduğum da Yani yarım asır öncesin den söz ediyorum. Bu üç efsane, üç hikaye beni çok etkilemiş, defa defa okumuştum... Köroğlu'nu ve Karacaoğlan'ı bilirdim de Alageyik'i buradan öğrenmiştim. Muhteşem bir anlatımla kaleme alınmış bu kitabın büyüleyici ifadelerini ezberlemeye de kalkmıştım. şimdi her biri kuş oldu kanatlanıp uçtu gittiler hafızamdan... Ama Adı anıldıkça o günleri yad ederim. O güzel hissin, duygunun kokusunu ruhumda hissederim.
    Derseniz "bu kitabı bir daha okur musun?"
    Cevabım "Hayır" olacak.
    Niye mi?
    Hatıralarımın sihrinin bozulmasından, o kokuyu bir daha duyamamak dan korkarım da ondandır... Çünkü, zamanı 14 yaşıma sabitlediğim anımdır bu kitap....