İç Savaş öncesi Amerika'sında ırkçılık ve kölelik konularını irdeleyen roman, dönemin toplumsal normlarının ve ön yargılarının bir eleştirisini sunuyor. Hem Huck hem de Jim baskıdan -Huck toplumsal beklentilerden, Jim ise kölelikten- kaçmak için bir yolculuğa çıkıyorlar ayrıca romanı okuduğumuzda Huck'ın toplumsal normlar ile kendi kişisel doğru ve yanlış anlayışı arasındaki iç çatışmasını görebiliyoruz.Kaçak bir köle olan Jim, dönemin ırksal klişelerine meydan okuyan karmaşık, nazik ve şefkatli bir birey olarak tasvir edilir. Huck ile olan ilişkisi derin bir dostluğa dönüşür ve toplumsal önyargıları yıktığını görüyoruz.