ONUR
mesaj-gonder
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
TAKİP ET
ONUR
@onur1977
Ukalalık ve Hadsizlik etmeden Ego dan kibirden arınmış sade insanlara Şiire Sanata Doğa ya Yaradılana Her şeyden önce, insana saygı.
harita
Ankara
dogum-gunu
21 Aralık 1976
v3_profil_bos
401 okur puanı
gecmis
26 Tem 2018 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
kamera
ucnokta_yatay-1
Belki sararmış Eski resimlerde kalırım Belki esmer bir çocuğun dilinde Bütün derinlikler sığ Sözcüklerin hepsi iğreti Değişen bir şey yok hiç Ölüm hariç Aynı gökyüzü aynı keder. **Behçet Aysan O gün Madımak Oteli'nin merdivenlerindeki endişeli bekleyiş sonucunda yaşamlarını yitiren Behçet Aysan, Metin Altıok, Uğur Kaynar ve diğer değerli insanları saygı ve rahmetle anıyoruz... #unutMADIMAKlımda #Sivaskatliamı 😢😢😢
kamera
ucnokta_yatay-1
” Soğanları pembeleşinceye kadar kavurdu kadın.'' Biraz domates rendeledi, bir kaşık da salça ekledi. Akşamdan suya ısladığı fasulyeleri döktü üzerine. Biraz tuz serpti, çok az da şeker. Kırsın diye ev yapımı salçanın ekşisini. Önce harlı ateşte kavurdu biraz, sonra kısık ateşte uzun uzun pişirdi. Serdi keten masa örtüsünü, koydu üzerine iki tabak, ortaya da bol soğanlı bir salata. Keşke sadece soğan doğrarken ağlasaydı… Dumanı üzerinde koydu yemeği tabaklara, bir ekmeğin ucundan kopardı, uzattı adama. Adam kafasını kaldırmadan aldı ekmeği, bir lokma kopardı, attı ağzına. Bir kaşık da yemekten aldı, sonra çekti örtüyü, sofranın altını üstüne kattı. Yemeğin tuzu eksikti, adamın insanlığı… İçindeki öfkeye eksik olan tuzu bahane etti, hıncını kadından çıkardı. Taşlar, sopalar, yumruklar kırabilirdi kadının kemiklerini, ama kelimeler kadar canını yakamazdı hiçbiri. Kemikleri iyileşti zamanla, ama ruhu hiçbir zaman iyileşmedi kadının. Kendisine uzanan her ele karşı ürkek kaldı. Hırpalandı, hor görüldü, aşağılandı, bıçaklandı, öldürüldü kadın ya da kadınlar, bizim kadınlarımız… İnsan gibi yürüyebilecekleri bir yol bırakılmayınca, kendi içine doğru yürümeye başladı ve sonunda düştü. Kendi içine düşen insanın orada boğulması kaçınılmazdı zaten… Sonra bir gün kendisini esir eden bu hayattan kurtulmak istedi. ‘Bu yemeğin tuzu niye eksik, bu çocuk neden ağlıyor?’ gibi sebeplerle daha fazla ölecek gücü kalmamıştı. Bir boşanma dilekçesine imza attı, sokağın köşesini döner dönmez iki el silah atıldı. Belki de hayatında ilk kez kendisi için bir şey yapmaya cesaret eden kadın, 50 metre menzilli bir tabancadan çıkan iki kurşunla kayıplara karıştı. “Aldılar, götürdüler, namazı kılındı, gömüldü…” Gazetelerde H.K. diye geçti adı. Haberini okuyanlar derin bir nefes aldı, böyle bir felaketi kendileri yaşamamış olduğu için. Sevmediği bir adamla zorla evlendiren babası bile ağladı ardından, ‘Pişmanım’ dedi günah çıkarmak ister gibi. Asıl darbeyi babasından almıştı aslında kadın, zaten ondan da görmemişti şefkatli bir dokunuş. Hayatındaki tüm erkekler kırmıştı kolunu kanadını. Hatta bir kez kendisi kıymak istemişti canına. Kocasının yumruğuyla kırdığı camın kırıklarını bileklerine gömmüştü. Yakmıştı canını cam kırıkları, ama canın kırgınlığı daha çok acıtıyordu. Canına okudular kadının, elbirliğiyle üstelik. Geçmişine okudular, geleceğine okudular, ama kadına iki dize güzel bir şiir okumadılar. Kahkahasına bile kulp taktılar kadının, yine elbirliğiyle üstelik. Ama kulağının arkasına bir çiçek takmadılar. Yetim yaralarıyla, öksüz hayalleriyle geçti bu dünyanın toprağından kadın. Biri geçti, diğerleri geçmekte hala… Biri tacize, biri tecavüze, biri şiddete maruz kalıyor. Birinin saçının rengine karışılıyor, birinin eteğinin boyuna. Ve bir diğerinin varlığı bile günah sayılıyor… İşte tam şu an biri eve mahkûm ediliyor, biri cezaevine kapatılıyor, biri istemediği bir evliliğe zorlanıyor. Kendinden geriye siyah-beyaz yarım tebessümlü bir fotoğraf kalan, dünyaya ‘ah’ını bırakarak giden tüm kadınların anısına…” TÜM KADINLARIN ANISINA… Sevil AKKAYA
kamera
ucnokta_yatay-1
Marifet hiç ezilmemek bu dünyada Ama biçimine getirip ezerlerse Güzel kokmak Kekik misali Lavanta çiçeği misali Fesleğen misali Itır misali İsâ misali Yunus misali Tonguç misali Nâzım misali Bedri Rahmi E.
kamera
ucnokta_yatay-1
Sakın kimseye ‘Seni seviyorum’ demeyin... Lütfen. Kullanmayın artık bu sözü. Başka bir şey deyin birbirinize onun yerine duygularınıza daha denk düşen bir şey... Benim aklıma gelmiyor ama siz bulursunuz. Ne de olsa sizin duygularınız... “Seni seviyorum” öyle “Kendine iyi bak” gibi bir söz değildir. Laf olsun diye söylenen... Birine “Seni seviyorum” dediğinizde hakkını vereceksiniz. Bir kere onu gerçekten seviyor olmanız lazım. Yani öyle dokununca geçiverecek arzularla falan karıştırmayacaksınız. Birine “Seni seviyorum” dediğinizde, o biri en az tuttuğunuz takım kadar önemli olacak hayatınızda. Birine “Seni seviyorum” dediğinizde, bir saat eksik uyumayı göze alabileceksiniz onu daha çok görmek uğruna. Birine “Seni seviyorum” dediğinizde, elini tutmak da önemli olacak başka şeyler kadar. Birine “Seni seviyorum” dediğinizde, “Sevgilimsin” de demiş olduğunuzu bileceksiniz. Birine “Seni seviyorum” dediğinizde, onu özleyecek, düşünecek, merak edeceksiniz. Birine “Seni seviyorum” dediğinizde, onun gözü telefonda (evet, cep telefonu çıktığından beri kulak değil gözler telefonda) aramanızı beklediğini unutmayacaksınız. Birine “Seni seviyorum” dediğinizde, ona sürprizler yapmayı, ufak hediyeler almayı ihmal etmeyeceksiniz. Birine “Seni seviyorum” dediğinizde, ona şiirler okuyacak hatta kabiliyetiniz varsa, yazacaksınız da. Birine “Seni seviyorum” dediğinizde, şarkıdaki gibi, ellerinizde çiçeklerle kapısında bekleyeceksiniz. Birine “Seni seviyorum” dediğinizde, belki ömrünüzün sonuna kadar değil ama hiç olmazsa yarın, öbür gün de seveceğinizden emin olacaksınız. Birine “Seni seviyorum” dediğinizde, aynı zamanda “Free takılalım” da diyemeyeceğinizi bileceksiniz. Birine “Seni seviyorum” dediğinizde, o aşktan söz ederken siz “Ben almayayım, alana da mani olmayayım” demeyeceksiniz. Nasıl? Çok mu zor..? Fazla mı zahmetli...? İnsanın birini sevip sevmediği tam da böyle belli oluyor arkadaşlar. Sevmeyince “iş” gibi geliyor bütün bu saydıklarım. O zaman “Seni seviyorum” demeyeceksiniz. Bu kadar basit. Bir gün farkında olmadan bütün bunları yapıyor olduğunuzu görünceye kadar. Şimdi “Ne var bunda...? Keşke herkes birbirine bolca ‘Seni seviyorum’ dese diye düşünenler olacaktır. İyi. O zaman birbirini gerçekten sevenler yeni bir söz bulsunlar söyleyecek. “Seni seviyorum” orta malı olsun. Zaten oldu olacağı kadar… Pakize Suda
8,6bin öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;