Artık hiçbir şey düşünmek istemiyordu. Düşünmek ona acı veriyordu. Nasıl ve ne şekilde olursa olsun değişmek istiyordu. Değişmek ve acılardan kurtulmak...
eğer yüksek bir yerde bir kayanın üzerinde iki ayağımın sığacağı kadar bir yer verseler ve deselerki, - çevrende okyanuslar, altında uçurumlar, korkunç bir yalnızlık içinde böylece dikilmeye böyle razı mısın - bütün samimiyetimle şu cevabı verirdim: evet razıyım! yeterki yaşayayım! ömrüm boyunca binlerce yıl ayakta dursam bile yaşamaya razıyım. Aman Tanrım! ne yaman bir gerçek! yaşamak. Her şeye rağmen yaşamak arzusu... insana bu yüzden alçak diyen kendi alçaktır!
daha buna benzer tuhaf rüyalar kurdu. bunlar hülyadan ziyade,gözleri açıkken görülen birtakım rüyalardı.... insanın kendi kendine yabancılaştığı, iradesi elinden çıktığı ve derin bir ruh çöküntüsüne uğradığı zamanlar işte böyle olurdu.