Seren, bir alıntı ekledi.
11 saat önce

“Oysa gene, kim bilir kaçıncı defadır ki, umutsuzluk, pişmanlık ve hüzünle görüyorum ki, hayatı ele geçirmenin, somut hayatı kavramanın benim için yolu başka.”

Cevdet Bey ve Oğulları, Orhan Pamuk (Sayfa 624)Cevdet Bey ve Oğulları, Orhan Pamuk (Sayfa 624)
Lale Lotte, bir alıntı ekledi.
14 saat önce

Aristo, Fizik'inde "şimdi" dediği tek tek anlar ile Zaman arasında ayırım yapar. Tek tek anlar, tıpkı Aristo'nun atomları gibi bölünmez, parçalanmaz şeylerdir. Zaman ise, bu bölünmez anları birleştiren çizgidir. Zaman'ı, şimdileri birleştiren çizgiyi, Tarık Bey'in "unut" öğüdüne rağmen ne kadar gayret etsek de, aptallar ve hafızasızlar hariç kimse bütünüyle unutamaz. Hepimizin yaptığı gibi mutlu olmaya ve Zaman'ı unutmaya çalışabilir ancak insan.

Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk (Sayfa 269 - YKY, 14. Baskı)Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk (Sayfa 269 - YKY, 14. Baskı)
hltsevim, Devlet Ana'yı inceledi.
21 May 18:14 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kitabın Yorumu
Cumhuriyet döneminin önemli romancılarından Kemal Tahir’in en ünlü eseri olan “Devlet Ana”; Anadolu Selçukludan Osmanlı’ya geçiş aşamasındaki olayları anlatan tarihi bir romandır.
Roman, Kayı Boyu’nun; Eskişehir – Söğüt bölgesindeki yaşam tarzını, daha batıya (İznik – İnegöl) hâkim olan Bizanslarla mücadelesini, Anadolu’nun diğer beylikleriyle ilişkilerini ve böylece Osmanlı’nın kuruluşuna giden adımları, 1290 yılındaki olaylar üzerinden anlatır.
Romanlarında çok sayıda kişiye yer veren Kemal TAHİR, bu romanda da; Ertuğrul Bey, Osman ve Orhan Beyler, Şeyh Edebali, Akçakoca, Yunus Emre gibi tarihi şahsiyetleri ve Şövalye Lotus, Mavro, Cenevizli Tüccar vb. gibi birçok kişiyi olay örgüsüne dâhil etmiş.
Bir Bizans şövalyesinin serüveniyle başlayıp, Türkmenlerle devam eden, Yunus Emre’yi konuşturan, Şeyh Edebali’yi anlatıp oradan Osman Gazinin evlenmesine geçen, Orhan Gazinin ilk gençlik çağlarındaki davranışlarını hayal edip anlatan Roman, oldukça fazla tarihi bilgi de veriyor. Ahilik teşkilatının törenleri, düğünler, evlenmeler, at ve ata verilen önem, eski ismi Keşiş Dağı olan Uludağ, Domaniç ve Söğüt’teki yaylak ve kışlak hayatı, bunlardan bir kısmı.
Olaylar sırasında halkın gözünden yapılan karakter tahlilleri, aralara sıkıştırılmış özgün tespitler ve hiç saklanmadan açıklanan duygular, insanı bazen şaşırtıp güldürüyor, bazen de düşündürüyor. Bir tarih uzmanı olmadığım için; romandaki tespitlerin, gerçekten o dönemin insanlarının düşünce ve davranışlarını mı, yoksa yazarın “kuruluş” dönemi ile ilgili tasavvurlarını mı daha çok yansıttığını kestiremediğimi ifade etmeliyim.
Her ne kadar; uzun tasvirler, detaylı anlatım ve araya giren durumlar bazen dikkati dağıtıp, konu bütünlüğünü kaybettirse de, yine de bu kalın kitabı terk etmek pek mümkün olmuyor. Bunun sebebi, romanda kullanılan yerel dil. O dönemin olaylarının yine o dönemin diliyle, halkın kullandığı samimi cümleler, duyulmadık özdeyişlerle ve ustalıkla anlatımı kitabı cazip kılıyor. Hatta bu dil, bir zaman sonra sizi de romanın içine çekiyor.
Okur, kitabı bitirince; savaşçı ve mert insan olan Kayıların yaşam tarzları hakkında bir fikir edinebilir, hatta o dönemi hayal edebilir. Örneğin Söğüt’e gitse, 750 yıl öncesinin havasını hissedebilir. Bunun sebebi, kitaptaki tasvirlerin gücü ve kullanılan yerel dil olsa gerek.
Sonuç olarak, Türk tarihine (buna Cumhuriyet tarihi de dâhil) meraklı bir okurun, aynı zamanda “bir nehir roman yazarı olan Kemal TAHİR”i okuması önemlidir. Yazarın önemli bir romanı olan “Devlet Ana”yı, bu nedenle tavsiye ediyoruz.

Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
21 May 01:53 · Kitabı okudu · 9/10 puan

... yıllar geçtikçe Osman Bey savaşlardan uzak kalmaya başlamıştır. 1320 yılına gelindiğinde sağlığı bozulmaya başlar. Bacakları ağrıyor, yakalandiği nikris hastalığı yüzünden ata binemiyordu. Bu nedenle oğlu Orhan Gazi'yi vekil yapar. Orhan Gazi'de babasının isteği üzerine, yeni devleti bütün gücüyle yönetmeye başlar.

Bursa'nın Fatihi Orhan Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 11)Bursa'nın Fatihi Orhan Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 11)
Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
 21 May 01:25 · Kitabı okudu · 9/10 puan

1303'te Çavdarlı Aşiretinin Osmanlı hududuna saldırılarının önüne geçer.
1315 tarihinde Çavdar Bey'i esir alıp, Çavdarlı Aşiretinin suçlularını cezalandırır.
1317 tarihinde Karatekin, Ebusuyu, Karacabeş, Tuzpazarı, Kapucuk ve Keresteci Kalelerini fethine katılır.

Bursa'nın Fatihi Orhan Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 10)Bursa'nın Fatihi Orhan Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 10)
Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
20 May 23:46 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Daha çocuk yaşta iken, devrin ilimlerini biliyor, her türlü silahı kolaylıkla kullanıyor. Sık sık at yarışlarını ve cirit oyunlarını kazanıyordu. Onun bu zekası ve çevikliğinden Osmanlı Devleti'ne baş olabilecek bir bey olduğu görülüyordu.

Bursa'nın Fatihi Orhan Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 3)Bursa'nın Fatihi Orhan Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 3)
Burak BAĞRIAÇIK, bir alıntı ekledi.
 20 May 11:47 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

' devrimcilere.. '
"Çağ" dedi düşünceli düşünceli Alâeddin Bey: "Çağ ya.. Çağ dedin mi yenilik sayılır kimine göre. Kimi budalalar vardır; çağın anlayışını değiştireceğim derler, değiştirmek isterler. Yeltenirler buna da. Bilmezler ki çağ dedikleri yaşanılan zamandır. Bir karpuz dilimince hükmü vardır onun da; kendi anlayışını kendisi getirir, sağlam getiri; oturtuverir kocaman bir kubbe gibi, oturtuverir. Ondan sonra hep bu kubbenin altında düşünülür. Çağın düşüncesini değiştireceğim diye ortaya çıkan yarım akıllı budalalar bu kubbeyi yıkmak isterler aslında, altında ezilmekten korktukları için; bir hiç olduklarını belli etmemek için.. yıkamazlar; o zaman kemirirler. Eğer bir delik açabilirlerse kemirmeleri sonunda, bu sefer de kubbede delik açmış olmaktan korkarlar.. Yaygaraları işte bu korkularını bastırmak içindir. İşin aslını bilmeyen bilgisizler de bu yaygaraları marifet sanır."
Alâeddin Bey, medresede ders okutan hocanın güveninde konuşyordu; konuştuğuna dalmıştı. Cendereli Kara Halil, bir ân yaşını başını unutmuş, bir medresenin taş odasında, hocasının taşı eğiren sesine alışkın, dinlemekteydi. Orhan Bey kardeşinin ağzına bakıyordu. Alâeddin Bey: "Böyle budalaların ardına düşenler çok olur. Zengini de düşer, yoksulu da " diye sözlerine devam etti; "Zengini daha çok düşer; çünkü zengin, kendini bilenlerden değilse, kavuşabileceğine kavuşmuş, ötesinde kavuşabilecek bir şey beklemediği için bunalan kişidir. Bunaldığından, yenilik sandığı nesnenin savunucusu olur ki, olduğumca kalmaktan kurtulayım diye.. bunun için, böylesi zenginleri devletin çıkarı uğruna yok etmek gerektir..."

Üçler Yediler Kırklar, Mustafa Necati Sepetçioğlu (Sayfa 243)Üçler Yediler Kırklar, Mustafa Necati Sepetçioğlu (Sayfa 243)
Burak BAĞRIAÇIK, bir alıntı ekledi.
20 May 04:40 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Orhan Bey'in gözleri de yüzü de değişmedi: "Halk her zaman üç yaşında bir çocuktur" dedi; "Kendinden başkasını ne ister ne düşünür; ağlarsa ağlaması, gülerse gülmesi kendisi içindir. Anası atası için ağlayan çocuk gördün mü hiç sen? Ama ana da atada çocuğu için ağlar, çocuğu için düşünür.

Üçler Yediler Kırklar, Mustafa Necati Sepetçioğlu (Sayfa 226)Üçler Yediler Kırklar, Mustafa Necati Sepetçioğlu (Sayfa 226)
Burak BAĞRIAÇIK, bir alıntı ekledi.
20 May 04:35 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

' Karagöz ve Hacivat '
Orhan Bey: "Karagöz ve Hacivat denilen kişileri tutsunlar, zindana kapatsınlar!"
Cendereli Kara Halil, yol boyu böyle bir buyruk alırım korkusunda olduğunu sezinledi. Korktuğu başına gelmişti; üstelik "Neden?" de diyemezdi. Büyün yol boyu bu nedeni nasıl söylemek gerektiğini hesaplamıştı oysa. Soramıyordu; sorarsa orhan beyi zedeleyeceğinden korkuyordu. Buyruğu veren Orhan Bey, şu sıra öyle bir üzüm salkımıydı ki... Allahtan üzüm salkımındaki taneler kendiliğinden döküldü: "Söyledikleri, konuştukları; bana duyurulması gerekenleri bana duyurdukları için değil. Cami bir ân önce bitmeli, o cami biti başkaları başlamalı; hastalar için, yolcular için, kimsesizler için, okuyacak çocuklar için yapılacak çok binamız var, Bursa'yı dolu almadık; işçi oyunla eğlenir, oyun seyretmekle vakit geçirirse Bursa boş kalır.. Cami yaılıp bitince Karagöz'le Hacivat'ı da düşünürüz."

Üçler Yediler Kırklar, Mustafa Necati Sepetçioğlu (Sayfa 226)Üçler Yediler Kırklar, Mustafa Necati Sepetçioğlu (Sayfa 226)
Burak BAĞRIAÇIK, bir alıntı ekledi.
20 May 01:02 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Dursun Fakih'in adını ilkin duyuyordum. Ali'ye bakarsan mal mülk zengini gibi, çok şey bilen bilgi zenginlerinin de sürünmesi, köle niyetine ayak altında çiğnenmesi gerekti. Bilgi zenginleri de, mal mülk zenginleri gibi öteki insanların paylarını çalan, sömüren eşkıya takımındandı. Dursun Fakih'i bir canavar farzettim gözümde. "Osman Bey'in yoksul Türkmen'i soyup soğana çevirerek güçlenmesi bu namussuz Dursun Fakih'in yardımıyla oldu" dedi Ali; "Aklını, bilgisini Osman Bey'in eşkıyalığına kullandı; onun büyümesine, devlet olmasına harcadı. Orhan Bey kanatlanmadan Dursun Fakih'i yıkmak gerek.."

Üçler Yediler Kırklar, Mustafa Necati Sepetçioğlu (Sayfa 111)Üçler Yediler Kırklar, Mustafa Necati Sepetçioğlu (Sayfa 111)