Yani tarih daima kazananlar tarafından yazılır. İki kültür çarpıştığında, kaybeden silinir ve tarih kitaplarını kazanan taraf yazar… Kendi davalarını yücelten ve kaybeden düşmanı küçük düşüren bir tarih. Napolyon bir zamanlar, “Tarih, üzerinde anlaşmaya varılan bir masaldan başka nedir ki?” demişti. Tarih tek taraflı bir tutanaktır..
...ama küstahlık yaptınız mı ürküp, etrafa özürler yağdırıyorsunuz. Hem korkmadığınızı söylüyor hem de bize yaltaklanmaktan geri durmuyorsunuz. Bizi, öfkeden dişlerinizin gıcırdadığına inandırmaya çalışırken aslında güldürmek için nükteler savuruyorsunuz. Çok sıkıcı nükteler ama siz onların edebi değerine inanıyorsunuz. Istırap çekmiş biri olabilirsiniz ama buna da saygı duymuyorsunuz. Yaşamış, görmüşsünüz ama ahlaktan nasibinizi almamışsınız; her şeyin değerini düşürüyorsunuz. Gerçekten söylemek istediğinizi korkudan söyleyemiyorsunuz, sadece kekeleyip duruyorsunuz. Açık konuşacak kadar kararlı değilsiniz, utanmazca bir korkaklık var sizde. Her şeyi derinden anlayan biri olmakla övünüyorsunuz ama tereddütlüsünüz çünkü mantığınız çalıştığı halde yüreğiniz kötülükten kararmış. Kalbi temiz olmayan hiçbir şeyi derinden anlayamaz! Hele o küstahlığınız, sırnaşmalarınız, kırıtmalarınız! Yalan, yalan, yalan...