Vazgeçilmez
Çabalarım toprağa aksa Her yer çiçeklerle dolu bir bahçe, Ağaçlarla dolu bir orman Ve bülbüllerle dolu bir yuva olurdu. Şarkılarımı geceye söylesem Bana yıldızlarını hediye eder, Güneşe boyun eğer Ve karanlığı beni kollardı. Resimlerimi boşluğa ithaf etsem Zihnindekileri çizer, Kalbimdekileri dile getirir Ve gözlerimdekileri parlatırdı. Ama çabalarımın enerjisi, Şarkılarımın notaları Ve resimlerimin kalemi senken Onları nasıl başkasına harcarım? Toprağı kurutsan da, Geceyi küstürsen de Ve boşluğu yaratsan da Belkinin umudu ile hepsini sana adarım.
Şiir
Bir çiçek duruyordu, orda, bir yerde, Bir yanlışı düzeltircesine açmış; Gelmiş ta ağzımın kenarında Konuşur durur. Bir gemi bembeyaz teniyle açıklarda, Güverteleri uçtan uca orman; Aldım çiçeğimi şurama bastım, Bastım ki yalnızlığımmış. Bir başına arşınlıyor bir adam mavi treni Keşke yalnız bunun için sevseydim seni. Cemal Süreya
KİM SERİNLER GÖLGEMİZDE?..
(...) Her insan, hayatın tarumar edici fırtınalarında kaçıp saklanabileceği bir sığınak arar kendine. Bu sığınak, kimsenin yerini bilmediği bir mağara, keşfedilmemiş bir orman, bir köşede unutulmuş metruk bir ev değildir. **Çünkü bu fırtınalar hava raporlarında zaptı tutulan fırtınalar değildir, bu fırtınalar içimizde eser, içimizde bir şeyleri yıkar devirir, iki yana savurur. Bu fırtınalar zihnimizde, kalbimizde, duygu ve düşüncelerimizdedir. İçimizden alt üst oluruz. Böyle yıkıcı iç fırtınalardan, yıkım ve felaketlerden kaçıp sığınabileceğimiz yer, ancak kendini emin tutan bir dostun gönlü olabilir. Kimin böyle bir dostu var peki?__ Hangimizin bir başkasıyla böyle bir dostluğu var? Hiç kimse olmadığında çalınacak kapımız neresi? Kim bu kadar emin çalabilir kapımızı? Kimin serinliği, gölgeliği, emin limanıyız biz? Kim başı sıkıştığında, gönlü daraldığında, çareleri tükendiğinde, canı bir başka canı özlediğinde böyle güvenle gelip sığınabilir gölgemize? -
Gökhan Özcan
Gökhan Özcan
, "Kim Serinler Gölgemizde?", yenisafak.com, 14 Ağustos 2023-
gökhanözcanyazıları
Ben zamanı gördüm, İçimde ve dışımda sessiz çalışıyordu, Bir mezar böyle kazılırdı ancak, Yıldırımsız ve baltasız, Bir orman böyle devrilirdi! Ben zamanı gördüm, Kaç bakışta bozdu hayalimi, Ve kaç düşüncede! Ben zamanı gördüm, Şimşek gibi bir ânın uçurumunda. Kim tanır bizi şimdiden sonra… Ahmet Hamdi Tanpınar - Zaman Kırıntıları
Mürşidimiz dün ilimize teşrif ettiler. Bir arkadaş bir hâlini anlattığında şöyle cevap verdi: Edeb, insanın yaşadığı kendi hâlinden üstündür. Alıntı Kitap okurken dergileride göz gezdirelim kitabın değerini en iyi bilen sahafçıları gezen insanlardır diye düşünüyorum bir kütüphane dergisiz olmaz o zaman eski dergilerin sayfalarını çevirmeye başlayalım Atlas 2014 yılının aralık ayı sayısında kamerayı yaban domuzlarına çeviriyor bizi gene keşif edilmeye bekleyen coğrafyanın en ücra yerlerine götürüyor 25 yıl önce yıkılan Berlin duvarına konuk oluyor dilek adasına misafir oluyoruz bilgi hazinedir dilek adası yaban domuzları ünlü bir yer biyolojik çeşitliliği doğal zenginliği ile Türkiyenin nadir bölgelerinden biri Edeb, insanın yaşadığı kendi hâlinden üstündür yani bir şehre yada her anında edebi ahlâk bilen gittiği yerlerde hürmet ve saygı görür bir şehre edeb ile girerseniz o şehrin ruhunu incitmezsiniz Dilek yarım adasıda kuş adasının güneyinde yer alır sökeye bağlı bir yarımadadır pek çok insanın yaban domuzlarına yem verdiğini görebilirsiniz yeşil ile mavinin buluştuğu cenneti andıran yarımadanın yaşadığının adanın yaşadığı en acı olay 1996 yazında çıkan anız yangınıdır 4 bin 500 hektarlık bir orman kül olurken ve ezilen binlerce kirpi ile kaplumbağa nesli yok olmuştur
Duygu ve Düşünce
Gitar bazen insanın içindeki sessizliği bile şarkıya çevirir...