• 94 syf.
    ·3 günde·8/10
    Kitabın ilk kısmındaki aşkın insanın aklını başından alıp yanlış kararlar vermesine sebep olması ve gelip geçici bir duygu olması beni çok tatmin etmişti. Sonra gelen kısımda Sokrates benzetmeler ile çok farklı şeyler anlatıyor gibi hissettim. Sanki bir din kitabı okuyor gibi oldum. O yüzden o benzetmeler kısmı okuması çok zevkli olsa da aklımda tam bir fikir bırakmadı. Sonlara doğru sokrates söylev ve retorik hakkında konuşuyor bu kısım oldukça net ve anlaşılırdı. Bunu bir alıntı ile göstermek benim için daha kolay olacak.


    “SOKRATES-Aranızdan kim bütün bunları hakikati bilerek yazdıysa ve yazdığı meseleleri tartışmalarda savunabilirse; hanginizin yapacağı konuşmayla yazdıklarının aslında hiç hükmünde olduğunu göstermeye gücü varsa, işte o adam ünvanını bu türden yazılardan değil, hayatını adadığı ciddi işlerden edinecektir...... Onlara en yaraşır ve uygun ünvan filozof ya da buna benzer bir ad olsa gerek. "

    Bu kısım gerçekten bildiğim şeyleri ne kadar bildiğimi sorgulattırdı. Ve eğitim sistemindeki sıkıntılara da değindi belki de. Hangimiz fikirlerimizi savunmak için eğitildik.

    Gerçekten kitabın son kısmı benim için sokratik bir diyalog oldu. Kendi içinde tartıştığım.