Başkalarının söyledikleri karşısında ilk tepkimiz çoğunlukla onları anlamaya çalışmak yerine yargılamak oluyor. Herhangi biri, bir duygusunu ya da inancını ifade ettiğinde hemen "doğru" , "aptalca" , "anormal" , "mantıksız" , "yanlış" , "hoş değil" gibi şeyler düşünüyoruz. Hiçbir zaman karşımızdaki kişinin gerçekte ne demek istediğini anlamak için kendimize izin vermiyoruz.
Michigan Üniversitesi'nde psikolog olan
Prof. James V. McConnell gülümseme hakkındaki düşüncelerini şöyle açıklıyordu. "Gülümseyen insanlar, daha iyi öğretmeye, yaşamaya, satış yapmaya ve daha mutlu çocuklar yetiştirmeye yatkındır. Bir gülümsemede, azardan çok daha fazla bilgi gizlidir. Cesaret vermenin cezalandırmadan daha etkili bir öğretim aracı olmasının nedeni budur."
İnsanlarla ilişki kurarken,mantıklı yaratıklarla karşı karşıya olmadığımızı aklımızdan çıkarmayalım. Biz duygusal davranan, önyargıları olan, onuruna ve gururuna düşkün yaratıklarla iletişim kurmaya çalışmaktayız.
Bernard Shaw;"Birine bir şey öğretmeye kalkarsanız, bunu asla öğrenemeyecektir," diyor. Shaw bu konuda haklı. Öğrenim bir eylem sürecidir. Yaparak öğreniriz. O halde bu kitaptaki prensipleri iyice öğ renmek istiyorsanız, bunları her fırsatta uygulayın. Bunu yapmazsanız, hepsini kısa sürede unutursunuz. Sadece kullandığınız bilgileri kafanı za sokabilirsiniz.