Türk Ordusu olmasa bu topraklarda değil demokrasi, yemeye ekmek bile bulamazsınız!

Osman Pamukoğlu

7nci adam ϟ™, bir alıntı ekledi.
20 Oca 17:32

Savaşta usta asker sinirlenmeyen askerdir. Zaferde usta asker korkusuz askerdir.
Bu nedenle akıllı olan savaşı önceden kazanır, oysa cahil asker kazanmak için savaşmak zorundadır.

Savaş Sanatı, Osman PamukoğluSavaş Sanatı, Osman Pamukoğlu
Sezer Gençer, bir alıntı ekledi.
20 Oca 15:08 · Kitabı okuyor

Doğal bir içtenlik olmazsa amacınız gerçekleşmez. Çünkü Tanrı yardım etmez. İçtenlik, amacınızın canı ve ruhudur.

Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok, Osman Pamukoğlu (Sayfa 45)Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok, Osman Pamukoğlu (Sayfa 45)

Bariyer mi Kariyer mi?
Mayıs 1993.

Pkk azmıştı.

Hergün pusu, hergün karakol baskını, kan gövdeyi götürüyordu.150 kişilik ağır silahlı terörist grup, Elazığ-Bingöl karayolunda şehirlerarası otobüsü durdurdu, kimlik kontrolü yaptı.Malatya'dan usta birliklerine giden sivil kıyafetli, silahsız 36 er indirildi.Geceyarısı saat 03'tü.Aslanlarımızı yol kenarında yan yana dizdiler, kolkola girin diye bağırdılar, Kalaşnikoflarla, Bixi tabir edilen ağır makineli tüfeklerle taradılar. Dakikalarca, şarjörleri değiştirip değiştirip boşalttılar. Delik deşik cansız bedenlerin yanına gelip, suratlarına sıkmaya devam ettiler. 33 askerimiz orada şehit oldu. 3'ü öldü sanılarak bırakıldı. Olay yerinde 1570 mermi kovanı bulundu. Her evladımıza 44'er mermi sıkmışlardı. Memleket ayağa kalktı. Birilerinin bir şey yapması gerekiyordu artık. Bir şey yapılmalıydı ama, bir şey yapması gereken generallerin çoğu çeşitli bahaneler ileri sürerek, bölgeye tayinini engelliyordu. Neredeyse Hakkari Dağ Komando Tugayı'na gönderecek komutan bulunamıyordu. Terfi bekleyen 80 Tuğgeneral vardı, isim isim vermek istemem ama, mazeretin bini bir paraydı, istifa ederim diyen bile vardı.

Haziran 1993.

Genelkurmay başkanının kapısından içeri bir Tuğgeneral değil, bir Kurmay Albay girdi. Üstün sicilliydi. Kara Kuvvetleri Komutanı da odadaydı. Genelkurmay Başkanı 45 dakika alakasız konulardan bahsetti, muhtemelen gene bahaneler duyacağı endişesiyle mevzuya bir türlü giremiyordu, sonra lafı evirdi çevirdi, “seni Hakkari'ye gönderelim mi?” diye sordu. Hiç tereddütsüz “Emredersiniz” cevabını aldı. Mazeret duymayınca rahatlayan Genelkurmay Başkanı bu defa “ne zaman katılırsın?” diye sordu. “Hemen” cevabı geldi. Kuvvet Komutanı o güne kadar aldığı mazeret cevaplarından olsa gerek, Albaya açık kapı bıraktı, “önce ailenle konuş istersen” dedi. Albay kararlıydı, “hemen gideyim” cevabını verdi.

Hemen gitti.

Terörle mücadele tarihinde görülmemiş başarı sağladı. Bin ila 5 bin askerin katılımıyla, 857 defa vurucu operasyon yönetti. 21 defa sınırötesi harekat yönetti. Pkk'yı bekleyen değil, Pkk'yı kovalayan konuma geçti, örgütün dağ kadrosunu yarı yarıya imha etti. Askerleriyle birlikte omuz omuza vuruştuğu için, çatışmalara bizzat katıldığı için, emrindeki askerler tarafından “efsane komutan” adı verildi. Buzul Dağı'nda mesela, beklemedikleri anda baskın yapabilmek için 3500 askeriyle birlikte eksi 40 derecede buzda yattı, tipiye yakalandılar, çanak benzeri bir arazide beş gün mahsur kaldılar, üçüncü gün erzakları bitti, donuyorlardı, “çantalarınızı, hatta tüfeklerin dipçiklerini bile yakın” emri verdi, neticede ummadıkları anda mağaralarda saklanan yüzlerce teröristi basmayı başardılar.

Birinci Dereceden Altın Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası aldı, ayrıca iki defa Üstün Cesaret ve Feragat Nişanı aldı. Beş defa Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı aldı, Türk Silahlı Kuvvetleri tarihinde beş defa Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı'na sahip tek kişi oldu.Tümgeneral'ken önü kesildi, emekli edildi.

Osman Pamukoğlu önceki gün değerli eşi hanımefendi, kendisi gibi bazı komutan eşi arkadaşlarıyla birlikte Ankara'da bir askeri sosyal tesiste buluşacaklardı. Osman Pamukoğlu “yolumun üstünde, ben götüreyim” dedi, aracıyla askeri sosyal tesisin nizamiyesine geldiler, eşinin girişi için kendi kimlik kartını çıkardı, bariyerde görevli Astsubaya uzattı. Osman Pamukoğlu girmeyecekti, sadece eşine kolaylık olsun diye aracından inmiş ve kendi kimlik kartını uzatmıştı. Bariyer açılacak, hanımefendi geçecek, Osman Pamukoğlu aracına binerek, randevusuna gidecekti. Ama bir tuhaflık vardı. Kapıda görevli Astsubaylar kartı makineye sokuyor, kendi aralarında mırıl mırıl konuşuyor, bariyer açılmıyordu. Pamukoğlu “hayrola oğlum?” diye sordu. Astsubayların utançtan yüzü kızarmıştı, komutanın gözüne bakamıyor, cevap veremiyorlardı. “Hayrola?” diye bastırınca, esas duruşta yere bakarak, utana sıkıla cevap vermek zorunda kaldılar “Bu kartın sahibi askeri sosyal tesislere giremez” ibaresi çıkıyordu. Türk Silahlı Kuvvetleri tarihinin en gurur duyulan generallerinden, vatanını seven herkes tarafından efsane olarak anılan komutan Osman Pamukoğlu'nun askeri sosyal tesislere girmesi yasaklanmıştı. Hulusi efendi tarafından yönetilen Genelkurmay, aklınca, Osman Pamukoğlu'nu cezalandırmıştı.
Osman Pamukoğlu'nu kendileri gibi zannettikleri için “askeri sosyal tesislere sokmayalım, aklı başına gelsin” diye düşünmüşlerdi. Gülümsedi Osman Pamukoğlu. Her zamanki gibi gülümsedi. Gitti.
Şimdi sıkı durun; Osman Pamukoğlu 14 sene önce emekli oldu.14 senedir bir defa bile, tekrar yazıyorum, bir defa bile, herhangi bir askeri sosyal tesise adım atmadı. Askeri sosyal tesislere girişi yasaklanan, güya cezalandırılan Osman Pamukoğlu, zaten, 14 senedir bir defa olsun herhangi bir askeri sosyal tesise gitmedi, bir saniye bile oturmadı, bir çay bile içmedi.

Şimdi daha sıkı durun; Osman Pamukoğlu henüz 11 yaşındayken askeri okula yazıldı, Teğmenliğinden itibaren 35 sene subay üniforması taşıdı. Bu 35 sene boyunca, bir defa bile, tekrar yazıyorum, bir defa bile herhangi bir askeri sosyal tesise, askeri tatil kampına filan, adım atmadı. Hulusi efendi emir versin, açıp kayıtları incelesinler; 35 sene muvazzaf subaylık. 14 sene emeklilik. Osman Pamukoğlu ömrü boyunca, bir defa olsun herhangi bir askeri sosyal tesise gitmedi, herhangi bir askeri tatil kampına adım atmadı, bir saniye bile girmedi, bir kahve bile içmedi. Böyle bir prensibi var çünkü. Askerliğin askerlik tarafıyla ilgileniyor. Sosyal tesis tarafı, ömrü boyunca umurunda bile olmadı.

Tekrar yazıyorum. 35 sene muvazzaf subaylık. 14 sene emeklilik. Bir defa olsun gitmedi kardeşim ve bu onurlu prensipten haberi bile olmayan zavallı tipler sosyal tesisleri yasaklayarak Osman Pamukoğlu'nu cezalandırdığını zannediyorlar.

Suriye sınırını, Irak sınırını, Ege'deki adalarımızı koruyacaklarına Osman Pamukoğlu girmesin diye sosyal tesis sınırını koruyorlar

Hulusi efendi, efsane öyle kolay olmuyor. Böyle oluyor.

Bariyerle olmuyor.

Kariyerle oluyor.

(Yılmaz ÖZDİL - 19 Ocak 2018 tarihli köşe yazısı - Sözcü Gazetesi)

Giyyom Tel, bir alıntı ekledi.
17 Oca 01:25 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İnsan
Birbirlerini yalnız hayvanlar anlar. İnsanlar asla! Biz,
insanların yalnız yüzlerini görebiliriz, fakat bu yüz onun benliği değildir. Bir insanın gerçek doğası savaşa katıl-
madan önceki dakikalarda ortaya çıkar: Bir yalnız, bir aslan, ya da bir inanan ..

İnsan ve Devlet, Osman Pamukoğlu (Sayfa 28)İnsan ve Devlet, Osman Pamukoğlu (Sayfa 28)
Giyyom Tel, İnsan ve Devlet'i inceledi.
17 Oca 01:20 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Devlet ve İnsan oluşumunu Filozof ve politikacılardan aldığı örnekle yorumlanmış yüzyıllardır süregelen insanın oluşum ve yaşam kavgasını devlet ile anlatmıştır.

Sezer Gençer, bir alıntı ekledi.
12 Oca 20:37 · Kitabı okuyor

Ben bu destana başlamadan önce, babamdan duyduğum anılar vardı. Babam anlatmaya başlayınca annem sessizce ağlardı.

Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok, Osman Pamukoğlu (Sayfa 18)Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok, Osman Pamukoğlu (Sayfa 18)