• - Vatanseverliklerine hiç şüphe olmayanların imzaladığı bir tarihi belge 1918'de ki iç çöküşün ne kadar derinlere kadar gittiğini gösterir. Belgenin Türkçesi yok edilmiştir. Fakat İngilizcesi Amerika'nın Dış İşleri Bakanlığı arşivinden alınıp Ankara Üniversitesi Tarih Araştırmaları dergisinin III. Cilt 4-5'inci sayısına ek olarak yayınlanmıştır. Birinci imza Halide Edip, sonra sırası ile Yunus Nadi, Ahmet Emin, Velid Ziya Ebuzziya, Celal Nuri, Necmeddin Sadak gibi isimleri görüyoruz. Bu dilekçe Türk Wilsoncular Birliği adına 5 Aralık 1918 tarihi ile Amerika Birleşik Devletleri başkanı Woodrow Wilson'a verilmiştir . Belgede Türkiye'de ki dinler ve ırklar meselesinin çözümlenmesi için Amerikan yardımı istenmekte, Türkiye vatanseverlerinin ve aydınlarının tarih ve geleneklerinden ve ırklar arası anlaşmazlıklarından dolayı kendileri tarafından kabul edilecek herhangi bir sistemin bir müstebitliğe soysuzlaşacağı kanısına vardıkları bildirilmektedir. Bu sebeple kendi milletlerinin, belirli bir zaman içinde, devlet işlerini bilen yabancı bir idarenin yönetimi altına sokmaya ihtiyacı olduğu inancındadırlar. Dilekleri, gelişmemiş ve geri kalmış bir milleti, belki bir zaman için, eğitmektir. Belge bu ön sözden sonra şartlara geçiyor:
    1) Padişahın hükümranlığı ve Türkiye için meşruti bir hükümet şekli korunacaktır.
    2) Bütün seçimlerde nispi temsil azınlıkların hakkını temin edecektir. Bütün Osmanlı uyrukları , en alttan en üste kadar, hükümet memurluklarına alınacaktır.
    3) Finans, tarım, endüstri, bayındırlık, eğitim bakanlıklarının her birine uzman yardımcıları ile birlikte bir Amerikan baş müsteşarı getirilecek bu müsteşarlardan kurulu Amerikan komisyonu yeni esaslara göre gereken reformları yapacak, yeni metodları getirecek, sosyal refah ve öğretimle ilgili bütün çalışmaları düzenleyecek ve tamamıyla idare edecektir.
    4) Adliye reformu için Amerikan müsteşarının uygun göreceği memleket ve milletlerden seçilecek uzmanlardan bir heyet kurulacaktır.
    5) Jandarma ve polis işleri bir Amerikan umumi müfettişine ve onun seçeceği memurlara bırakılacaktır.
    6) Türkiye'nin her vilayetinde görevi yerli idarede reform yapmak olan bir Amerikan başmüfettişi ile ona bağlı uzmanlar bulunacaktır.
    7) Bu şekilde ki yerli idare her vilayetin özel olarak ve en iyi yolda gelişmesi için Amerikan yardımı ile yürütülecektir.
    8) Amerikan yönetimi en az on beş, en çok yirmi beş yıl sürecektir. Amerika'dan yönetmesi istenen Türkiye'nin sınırları barış konferansında tespit edilecektir.
    Viyana kapılarına kadar giden koca Osmanlı İmparatorluğunun son aydınları , hem de koyu milliyetçi aydınlar kuşağının son sözü buydu.
  • Osmanlı son dönemi ve İttihat ve terakki cemiyeti ve Atatürkün sahneye çıkışı ile ilgili hangi kitapları önerirsiniz ? Atatürk sonrası dönem için yine bir ileti paylaşırım sonra. 😊

    Tarih alanında çok eksiğim.

    Osmanlı tarihi-Bora iyiat
    Abdülhamid 2 cilt seri aldım -Talha uğurluel
    Sina akşin-Jön türkler ve İttihat ve tarrki aldım.

    Bu kadar.
    Lütfen yardımcı olur musunuz.
    En azından türk tarihini bitiriyim. Osmanlı öncesi döneme sonra bakacağım. Yakın tarihi öğrenmek amacım. Şimdiden teşekkürler .
  • Tarihçi Yazar Mustafa Armağan'ın
    Alternatif tarih okuma listesi isteyenlere
    50 kitap tavsiyesi

    1) Kemal Tahir, Yol Ayrımı (roman)
    2) Attila İlhan, Hangi Batı
    3) Necip Fazıl, Sultan Vahidüddin
    4) Yılmaz Öztuna, Bir Darbenin Anatomisi
    5) Erik Jan Zürcher, Modernleşen Türkiye Tarihi
    6) Kemal Tahir, Notlar: Çöküntü
    7) Roger Garaudy, İsrail: Mitler ve Terör
    8) Hüsrev Gerede'nin Anıları
    9) Fahrettin Altay, On Yıl Savaş ve Sonrası
    10) Kâzım Karabekir, İstiklal Harbimizin Esasları
    11) Cemil Koçak, Tarihin Buğulu Aynası
    12) Kadir Mısıroğlu, Lozan Zafer mi Hezimet mi?
    13) Murat Metinsoy, 2. Dünya Savaşı'nda Türkiye
    14) John Lukacs, Modern Çağın Sonu (Ketebe)
    15) Ertuğrul Düzdağ, Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler
    16) Çetin Yetkin, Türkiye'de Tek Parti Yönetimi
    17) Mete Tunçay, Türkiye Cumhuriyeti’nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması
    18) Ziya Nur Aksun, Dündar Taşer'in Büyük Türkiyesi
    19) Leslie Peirce, Harem-i Hümayun
    20) Mehmet D. Doğan, Batılılaşma İhaneti
    21) Kemal Karpat, Dağı Delen Irmak
    22) Halil İnalcık, Osmanlı İmparatorluğu: Toplum ve Ekonomi
    23) Sabahattin Selek, Anadolu İhtilali (2 cilt)
    24) Donald Quataert, Osmanlı İmalat Sektörü
    25) Yalçın Küçük, Türkiye Üzerine Tezler-5
    26) Necdet Hayta, Ege Adaları Sorunu
    27) Uğur Mumcu, Kazım Karabekir Anlatıyor
    28) İhsan Ş. Kaymaz, Musul Sorunu
    29) Robin Prior, Gelibolu: Mitin Sonu
    30) Geoffrey Lewis, Trajik Başarı: Türk Dil Reformu
    31) Mustafa Armağan, Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı (3 cilt)
    32) Kadirbeyoğlu Zeki Bey’in Hatıraları (Sebil)
    33) Nejat Muallimoğlu, Bir Türk Vatanına Döndü
    34) Nihal Atsız, Türklüğe Karşı Haçlı Seferi ve Çektiklerimiz (Ötüken)
    35) Neşe Düzel, Korkusuz Tarih (Alkım)
    36) Zafer Toprak, İnkılap ve Travma (Doğan)
    37) Onur Atalay, Türke Tapmak (İletişim)
    38) Yavuz Bahadıroğlu, Kayıtdışı Tarihimiz (Nesil)
    39) Laurence Evans, Türkiye’nin Parçalanması ve ABD Politikası (Örgün)
    40) Cengiz Yazoğlu, Osmanlı’nın Tasfiyesi (İthaki)
    41) Falih Rıfkı Atay, Çankaya
    42) Andrew Mango, Atatürk
    43) Ayşe Osmanoğlu, Babam Sultan Abdülhamid
    44) Ahmet Kabaklı, Temellerin Duruşması
    45) Kadir Mısıroğlu, Sarıklı Mücahitler
    46) Sevan Nişanyan, Yanlış Cumhuriyet
    47) Tahirul Mevlevi, İstiklal Mahkemesi Hatıralarım
    48) Osman Yüksel Serdengeçti, Bu Millet Neden Ağlar
    49) Eşref Edip, Kara Kitap
    50) İpek Çalışlar, Latife Hanım (Doğan)

    İstenilen sırayla okunabilir.
  • Merhabalar, İlber Ortaylı "Bir Ömür Nasıl Yaşanır?" adlı kitabında 25 kitap tavsiye ediyordu.

    Sizlerin de bu kitaplara kolayca ulaşabilmesi için Kitapyurdundan liste yaptım. Umarım yardımcı olabilirim, şimdiden keyifli okumalar :)

    1-) Osmanlı İmparatorluğu - Halil İnalcık
    https://www.kitapyurdu.com/...20imparatorlu%C4%9Fu

    2-) Batı - Doğu Divanı - Goethe
    https://www.kitapyurdu.com/...C4%9Fu%20divan%C4%B1

    3-) Hafız Divanı
    https://www.kitapyurdu.com/...C4%B1z%20divan%C4%B1

    4-) İnce Memed - Yaşar Kemal
    https://www.kitapyurdu.com/...er_name=ince%20memed

    5-) Fuzuli Divanı
    https://www.kitapyurdu.com/...fuzuli%20divan%C4%B1

    6-) Timurlenk - Beatrice Forbes Manz
    https://www.kitapyurdu.com/...ilter_name=timurlenk

    7-) İslam Uygarlıkları Tarihi - Corci Zeydan
    https://www.kitapyurdu.com/...1klar%C4%B1%20Tarihi

    8-) Bir Ortadoğu Tarihçisinin Notları - Bernard Lewis
    https://www.kitapyurdu.com/...sinin%20Notlar%C4%B1

    9-) Savaş ve Barış - Tolstoy
    https://www.kitapyurdu.com/...ve%20bar%C4%B1%C5%9F

    10-) Kral Lear - Shakespeare
    https://www.kitapyurdu.com/...ter_name=kral%20lear

    11-) Yüzbaşının Kızı - Puşkin
    https://www.kitapyurdu.com/...B1n%20k%C4%B1z%C4%B1

    12-) Savaş Günlükleri 1939-1943 - Kont Galeazzo Ciano
    https://www.kitapyurdu.com/...%BCkleri%201939-1943

    13-) Vanya Dayı - Çehov
    https://www.kitapyurdu.com/...me=vanya%20day%C4%B1

    14-) Madame Bovary - Gustave Flaubert
    https://www.kitapyurdu.com/...name=Madame%20Bovary

    15-) Semerkant - Amin Maalouf
    https://www.kitapyurdu.com/...ilter_name=semerkant

    16-) Puslu Kıtalar Atlası - İhsan Oktay Anar
    https://www.kitapyurdu.com/...1talar%20atlas%C4%B1

    17-) Milli Mücadele Başlarken - Tayyib Gökbilgin
    https://www.kitapyurdu.com/...ele%20Ba%C5%9Flarken

    18-) Suyu Arayan Adam - Şevket Süreyya Aydemir
    https://www.kitapyurdu.com/...Suyu%20Arayan%20Adam

    19-) Yeniçeriler - Reşad Ekrem Koçu
    https://www.kitapyurdu.com/...ame=yeni%C3%A7eriler

    20-) Yavuz Sultan Selim - Feridun Emecen
    https://www.kitapyurdu.com/...an%20selim%20feridun

    21-) Devlet-i Aliyye - Halil İnalcık
    https://www.kitapyurdu.com/...me=Devlet-i%20Aliyye

    22-) Sultan Alp Arslan - Cihan Piyadeoğlu
    https://www.kitapyurdu.com/...ultan%20Alp%20Arslan

    23-) Bûstan - Sâdî-i Şirâzî
    https://www.ayrintiyayinlari.com.tr/kitap/b%C3%BBstan/1297

    24-) Karamazov Kardeşler - Dostoyevski
    https://www.kitapyurdu.com/...zov%20karde%C5%9Fler

    25-) Kambur - Şule Gürbüz
    https://www.kitapyurdu.com/...e=kambur%20%C5%9Fule
  • 208 syf.
    ·3 günde·Puan vermedi
    ORTA ASYA’DAN GÜNÜMÜZE
    BİR AHLAT POLİSİYESİ
    Okumakta olduğunuz kitaba dair incelemeyi, birazdan belirteceğim başlıklar altında yazdım,inceleme okumayı seven okurlara kitap hakkında bir fikir vermekle beraber,kitap da yer verilmemiş ama bana düşündürmüş olduğu konular hakkında da fazla detaya girmeden bilgilendirme ve farkındalık yaratma hedefiyle titizlikle ve kaynak göstererek yaptım.

    Kendinize göre bölümleri okur geri kalanları da daha ilgili ve meraklı okurlara bırakırsınız(illa bir okuyanımız vardır ️)

    İNCELEME İÇİNDEKİLER

    1-Romanın Dış Tenkidi
    2-Romanın İç Tenkidi
    3-Ahlat Selçuklu Mezarları Hakkında Bilgi
    4-Sanatta Hayvan(Bozkır)Üslubu
    5-Rumi motifleri
    6-Ahlat Taşları
    7-Ahlat’ta Günümüzde Taş İşçiliği
    8-UNESCO ve Ahlat Selçuklu Mezarlığı
    9-Tarihi Eserler Kaçakçılığı
    10-Bu Kitap Neden Okunmalıdır?

    1-DIŞ TENKİT
    Kitabın adı: Anadolu’nun Şifreleri
    Kitabın Yazarı:Gürcan Yaman
    Kitabın türü: Tarihi Polisiye Roman
    I.Baskı,Kasım 2018
    Altiva Yayıncılık
    Ayrıntı Basımevi

    2-İÇ TENKİT

    Akademisyen Uğur Hoca’nın gizli görev ile seçtiği arşiv ve eski türkçe uzmanı Sibel ile Göktürkçe uzmanı Hakan’ın Van Gölü kenarında bir otelde buluşmaları ile başlayan,sahada buldukları bir taşın üzerindeki üç çizgiden yola çıkarak yaşayan taşları adım adım bulmaya çalıştıkları bir tarihi roman..

    Basit ,yalın ve günlük bir türkçe kullanılarak ,kısa cümleler eşliğinde okuyucu kitlesinin tarihe vasat seviyede ilgisi olan insanları hedeflediğini düşündüğüm bir çırpıda okunan bir roman oldu.

    Kitabın başlarda karakterleri okuyucuya tanıttığı bölümlerde uyandırdığı merakın özellikle Sibel’in iç dünyasındaki karmaşanın Ahlattaki polisiye tadındaki koşuşturmaca içinde yeterince işlenmediğini ve romanın sonuna kadar bu arayış içerisinde beklentime kavuşamadığımı söyleyebilirim.

    Kitabı okurken fantastik bir hikaye duygusuna kapıldım yer yer ,hatta Jach Chan’in Efsane adında filmindeki gibi kayıp bir şehir filan bulunucak beklentisi içine girmişte olabilirim,nihayetinde deriler ve taşlar üzerinde okunduğunda sonraki nesiller üzerinde efsunlu sözler duygusu yaratan dizelerin aslında bir çeşit navigasyon olduğunu öğrendiğimde fantastik bir tarihi roman okumadığımı anladım.

    Yazar Gürcan Yaman ‘ın romanını Ahlat’ta saha çalışması yaparak yazmış olduğunu, taşlar üzerindeki yosunları neredeyse okuyucuya göstermiş ve hissettirmiş gibi betimlemesinden anlıyorsunuz..

    Yazar hakkında yeterince bilgiye vakıf olmamakla birlikte Türk Tarihine meraklı ve araştırmacı ,gezgin ruhlu bir kamu görevlisi olduğunu söyleyebiliriz.

    Elimdeki kitabı yazarın imzası ile okumuş bir okur olarak imza ve kurulan cümledeki yazı görünümünden dikkate değer ve yazın dünyasında ilerde yer edinebileceğini düşündüğüm bir yazar oldu.

    Yazar bu romanı ile Anadolu’da kadim zamanlardan beri Türklerin varolduğunu,mantar gibi bir gecede yerden bitmediğimizi,soyumuzun Orta Asya’ya dayandığını,Ahlat ve Orta Asya arasında Oğuz Kağan Destanı ve Orhun Abideleri ile bağ kurmaya çalışmasından özümüzün sahip olduğumuz en önemli hazinemiz olduğunu okuyucuya hissettirmeye çalışmış.İslamiyetten önce Türklerde Atalar Kültürü çok önemlidir,islamın kabulünden sonra da mezar kültürümüzün hâla önemini kaybetmediğini ve yazarımızın Atalara olan hayranlığını buldukları taşlarda Bilge Kağan’a ait sözlerin Hakan ,Sibel ve Uğur Hoca üzerinde efsunlanmışlar gibi bir etki bırakan cümleler kurmasından anlıyorsunuz.

    Yazar ,kadim Anadolu’nun paylaşılamayan hazinelerine romanında tarih kaçakçılığına dokundurma yaparak bu konuda da bir farkındalık oluşturmaya çalışmış.

    3-AHLAT SELÇUKLU MEZARLARI HAKKINDA BİLGİ

    Düzensiz şehirleşme sonucu bir kısım mezarlık arsa haline getirilmiş ve buralardaki bazı mezar taşları müzelere yığın halinde atılmıştır. Bu taşların envanterleri de eğer yapılmış ise yanlış olmuş baş ve ayak taşları ile sandukaları birbirine karışmıştır.

    Bu mezarlıkta Orta Asya balballarını hatırlatan insan şekli arkaik şahideler mevcuttur. Bunlar yuvarlak bir baş ile omuzları belirleyen taş blokları halindedir.

    Erken Osmanlı devri yazmalarından Kayı Boyunun ilk durağının Ahlat olduğu kayıtlıdır.

    Evliye çelebinin dediği gibi dillerinin Çağatayca’ya çalması, Doğu Türkistan’dan gelen oymakların kendi geleneklerini ve etkisinde kaldıkları motifleri Anadolu’ya getirdiklerini ortaya koyar.

    Anadolu Selçuklu Sanatı içinde nevi şahsına münhasır birer yapı olarak kalan Divriği ve Tercan’daki mimari anıtların Ahlatlı birer sanatkâr tarafından yapılmış olması Ahlatlı sanatkârlar üzerine dikkati çekmektedir. Biz bugün eserleri Ahlat dışında bulunan beş büyük sanatkârdan başka 23 Ahlatlı sanatkâr daha tanıyoruz. Bunlar mezar taşlarını mezar anıtları haline getiren sanatkârlardı

    Ahlat mezar taşlarında tespit ettiğimiz sanatkârlar şunlardır: Osman b. Hasan, İbrahim b. Kasım, Esed b. Eyyüp, Cuma b. Muhammed, Havend b. Bergi, Esed b. Haved, Asil b. Veys, Muhammed b. Veys, Hacı Yusuf b. Miran, Hacı Mirçe b. Miran, Hacı Miran b. Yusuf, Muhammed b. Miran, Buus b. Şems (Şemdik) ed Darrabi el-Hilâti, Kasım b. Üstad Ali, Kasım b. Muhammed , Ahmed.

    Bunlar hiçbir İslâmi mezar taşında rastlanmayan ölçüleri, kitabelerinin muhtavası ve ejder motifli tezyinatı ile Orhun anıtlarının İslamiyet ten sonraki devamı gibidir.

    Mezar taşı ustaları aynı zamanda mimardırlar. Orta Asya ile Anadolu arasındaki köprüyü de gösteren mezar taşları, bu alandaki çalışmaların ilerlemesi ile yeni boyutlar kazanacak ve Orta Asya ile Anadolu arasına yeni bağlar kuracaktır.

    Prof. Dr. Beyhan KARAMAĞRALI
    Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi / Türkiye
    1. Alıntı Kaynağı: Türkler, Cilt: 8 Sayfa: 208-217

    4-BOZKIR(HAYVAN)ÜSLUBU

    Atalarımız sürek avlarında ve at üstünde ömür tükettiklerinden olsa gerek, yaşam alanları içinde mesela avladıkları geyiklerin boynuzları ve çene kemiklerini bulundurmuşlar, hissediyorlar ki o hayvanları çeksinler bulundukları yerlere.

    Ya da ejderha,kartal gibi yırtıcı olabilecek hayvanları mezar taşlarında motif olarak resmetmişler halılarında,çadırlarında,kılıçlarında işlemişler ,insan olarak hayvana dönüşme merakı olduğunun göstergesi olarak sanat tarihi uzmanları yorumlamışlar..
    5-RUMİ MOTİFLERİ

    Roman içerinde Hakan ,Ahlat Mezar Taşları arasında dolaşırken taşlar üzerinde Rumisu diye adlandırılan bir motifi betimliyor.
    Selçukluların İslamiyetten önce Orta Asya ‘dan getirdikleri hayvan ve bitki şekillerinin içiçe geçtiği bir süsleme motifi.Helezon şeklinde kıvrılan dallar ve o dalların ucunca bir gagalı kuş mesela,bitki ve hayvan motifi içiçe..

    6-AHLAT TAŞLARI

    Ahlat Bitlis ili sınırları içerisinde Van Gölü kıyısında Nemrut ve Süphan volkanik dağları arasında 1700 metre yükseklikte bir Selçuklu Şehri.

    Nemrut Volkanik Dağının püskürmesi ile oluşan kırmızımsı tüfler,Ahlat taşları oluyor.Diğer taşlara nazaran tüf olduğu için daha hafif.

    7-AHLAT’TA GÜNÜMÜZDE TAŞ İŞÇİLİĞİ

    Taşçılar, Nemrut Dağı civarında çıkartmış oldukları taş bloklarını hızar atölyelerine satarlar. Araştırma yapılan yılda her bir blok taş 3,75 TL karşılığı satılmaktaydı. Ana kayadan ayrılarak üzerinde çalışılan büyük bloktan kopartılan küçük bir blok taşın ağırlığının 70-80 kg olduğu düşünüldüğünde taşçıların ne zor şartlarda çalıştığı görülmektedir. Hızarcılar, taşçılara kış aylarında avans vererek onları bir nevi kendilerine bağlamaktadırlar.

    Ahlat Taşı’nın diğer taşlara nazaran daha hafif olması, bu hafifliğe karşılık basınç dayanımının yüksek olması ve kolay işlenebilir olması nedeniyle Ahlat Taşı ünlenmiş ve Ahlat'ta taş işçiliği oldukça gelişmiştir. Ahlat Taşı, Nemrut dağının eteklerindeki taş ocaklarından küskü, manulye, balyoz, çivi, kazma, kürek ile ilkel yöntemlerle çıkartılmaktır

    Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Aralık 2015 Cilt 17 Sayı 2 (99-119)

    Yukarıdaki alıntı ciddi bir araştırmanın ürünü olmakla beraber Sanatkarların oyarak süsledikleri ve birbirinden özgün işlemeler ortaya çıkardıkları mezar ve yapı taşlarının arkasında ekmek kavgası olduğunu görüyoruz.Bir diğer dikkat çeken hususta günümüzde bile Ahlat Taş işçiliğinin ilkel şartlarda yapılmaya devam ediyor olması ve o taş blokları şimdi hızarlara götüren alet teknolojisi ,800 yıl evvelde Ahlatta vardı,Türkler demircilikle ün salmış ve demir madenini işleyen ilk kavim olmuşlardır gittikleri yerlere medeniyet götürmüşlerdir bunu Ahlat Taş İşçiliğinden de anlıyorsunuz.

    8-UNESCO VE AHLAT SELÇUKLU MEZARLARI

    Ekim 2013 tarihi itibariyle Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanteri’ne kayıtlı 60 unsurumuz bulunmaktadır. Taş İşleme Sanatı, 01.0019 envanter numarasıyla listeye girmiştir (Çoşkun vd., 2013:125-126).

    Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Aralık 2015 Cilt 17 Sayı 2 (99-119)

    Sadece AHLAT TAŞ MEZARLARI değil taş işçiliğimizde korunması gereken miras listesine eklenmiş ve de eklenmeye hazırlanıyor..

    9-TARİHİ ESERLER KAÇAKÇILIĞI

    Bu konuda Türkiye Tarihi yürek sızlatan bir konumda malesef.Düşünün ki,Almanlar 1800 lerde Ege deki antik kentlerde kazı yapıyor II.Abdülhamitin izniyle.Padişahımız kazı da bulunan parçaları hediye ediyor kazı ekibine ve o kadar tarihi eser parça parça Almanya ya taşınıyor.Anadolu Tarihine sahip çıkmamız,kıymet bilmemiz konusunda tarih bilincimiz üzücü seviyelerde.Daha daha nelerimizi hırsız gibi alenen taşıyarak bugün Paris,Londra,Moskova gibi dünyaca ünlü büyük müzelerde sergilediklerini görerek bilinçlenme adına görmek istiyorsanız buraya bir link bırakıyorum.


    https://www.neredekal.com/...-tarihi-eserlerimiz/

    10-BU ROMAN NEDEN OKUNMALIDIR?

    Kadim Medeniyetler diyarı Anadolu’da yaşam öykümüzün başlangıç hikayesini öğrenmek için,en eski temel felsefik sorular ben kimim,nerden geldim gibi sorulara bir nebze cevap bulma ümidi için,tarih bilinci olmadan hatırı sayılır bir hayat görüşüne sahip olamıyacağımız ve tarih bilinci kazanmamıza hizmet etmesi için özellikle genç dimağların okuması gereken bir roman..

    Kitabı hediye eden yazar Gürcan Yaman’a ,kitabın bana ulaşmasına aracı Janberk Çerkes’e teşekkür eder,keyifli ve bilinçli okumalar dilerim.