• Osmanlı İmparatorluğu’nda Siyonizm farklı bir yönde gelişmiştir. Theodor Herzl
    başkanlığındaki Siyonistler, yani modern milliyetçiler ilk başta sadece kültürel bir otonomi ve giderek bölgesel bir idari otonomi peşinde koşmuşlardır. Hatta bunun için Osmanlı Devleti’ne tamamıyla sadakat, mali zorlukları halletme ve borçları önleme teklifiyle padişaha çıkmışlardır. Hiç şüphesiz ki bu özerklik talebi reddedilmiştir, ama gelen Siyonistlerin bir kısmı izin alamasalar da
    yerleşme başlamıştır.
  • II. Abdülhamid'e Batı ülkelerinde ırkdaşlarının uğradığı haksızlıkları ve çektikleri zulümleri anlatan Dr. Herzl, Musevi uyruklarına göstermiş olduğu iyilik ve adaletten dolayı Padişah'a dünya Yahudiliğinin şükranlarını iletti... Osmanlı ülkesinin Mezopotamya'da bulunan petrol yatakları, altın ve gümüş madenleri, verimli toprakları ile ileri düzeyde iktisadî potansiyelinin olduğunu hatırlattı. Fakat tüm bu zenginlikler Avrupa devletleri tarafından sömürülmekteydi.

    Görüldüğü gibi, Siyonizm'in babası, Batı'yı Padişah'a şikayet etmekte(!) ve Musevilerin selametinin ancak Osmanlı topraklannda mümkün olacağını, hatta topraklarına çekeceği Musevilerin bilgi, yetenek ve imkânlarıyla imparatorluğun dağılmaktan kurtulabileceğini söylemektedir.
  • Ne zaman, nasıl aldığımı hatırlamadığım bu kitabı geçen gün arkadaşım eline alıp inceledikten sonra bana “sen bunu okumazsın” demesi üzerine okumaya başladım. Okudum da... :)

    Kitap 2006 yılında basılmış. Kurgu türünde bir kitap değil. Siyasi ve tarihi olarak nitelendirebiliriz. Bilgi içerikli bir kitap. Yazarımız o dönemde ülkemizin kıskaçlar altında olduğunu söylüyor. (Gerçi şu tarihte de aynı şeyler fazlasıyla geçerli.) Ayrıca Orta Doğu’nun geleceği hakkında öngörülerini de içeriyor. Ve bunların birçoğu şuan gerçekleşmiş durumda…

    Kitabımız ilk olarak önsöz ile konusundan bahsediyor. Temelde Ortadoğu yani Türkiye, İsrail, Filistin ve diğer ülkeler ile olan mevzular var. Arkaplan da kuklacılık yapan ABD'yi unutmamak lazım. Toplam 17 bölümden oluşuyor.
    Kitaba İsrail’den başlıyoruz. İsrail’in Coğrafi Konumu ve Tarihçesinden, Yahudiliğin kronolojik tarihinden, Arzı Kenan dan, Tarih boyunca süren İsrail-Filistin çatışmasından, İsrail'in toprak ve nüfus genişletme politikasından, Altı gün savaşından, başbakanlarının biyografilerinden, Türkiye ile olan ilişkisinden, Vaat edilmiş topraklardan, ticari ve ekonomik ilişkilerden, diğer ülkeler ile olan ilişkilerinden ve daha birçok özelliğinden bahsediliyor.

    İsrail’in yanında Filistin’den de bahsediliyor. Tarihinden, FKÖ ve Hamastan, Liderlerin hayatlarından, politikasından ve diğer mevzulardan bahsediliyor. Bilgi içerikli bir kitap olduğu için uzun uzun yazmak istemiyorum. Çünkü kendi yorumlarımla beraber yeni bir kitap daha çıkar ortaya ki ben siyaset üzerine konuşmayı pek sevmiyorum. Onun yerine aşağıda dikkatimi çeken ayrıntıları yazacağım.

    -İsrail'in kurulmasından önce ve sonra Türk-Yahudi ilişkileri olarak iki bölümde anlatmış. Burada eğitimden ekonomiye, Askeriyeden siyasete kadar tüm ilişki ve antlaşmalardan bahsedilmiş.

    - Türklerin, Yahudiler ile ilişkileri Osmanlı'ya, 1300’lü yıllara dayanıyormuş. Osmanlıyı Kurtarıcı olarak görmüşlerdir.

    -Sözde Ermeni Soykırımının bir dönemler ABD kongresinden geçmesini engelleyenlerin Yahudi lobisi olduğunu okudum.

    - Marmara depremi sırasında en çok yardım yapan ülkelerden biride İsrail’miş.

    - 1493 yılında ülkemize göç eden Museviler tarafından matbaa kurulmuş. Ayrıca diğer birçok işte de Türklerin yardımcıları olmuşlardır.

    -İsrail Başbakanlarının biyografileri de verilmiş. Bunlar incelendiğinde hepsinin ne kadar okumuş, başarılı ve davaları için her şeyi yapacak insanlar olduklarını görüyoruz. Bazıları barıştan yana olmasına karşın bazıları vahşetten yana...

    -Kutsal Tapınaklar Beit Hamikdaş'ı Süleyman Peygamber inşa ettirmiş. Romalılar da Batı Duvarı(Ağlama Duvarı) hariç yıkmışlar. Osmanlılar da Ağlama duvarını ortaya çıkarmışlar.

    -Yahudi Devleti fikri Theodor Herzl tarafından ortaya atılmış.

    -Yahudilerin Filistin’e yerleşmelerinde İngilizleri büyük katkıları var. Özellikle 1. Dünya Savaşı ve sonrasında… Ardından en büyük destekçisi ABD olmuştur.

    -Yahudi ismi Hz Yakup'un oğullarından birinin adı. Musevi ve Yahudi aslında aynı anlama gelmiyormuş. Çünkü Hz Musa'nın peşinden gelenlerin çoğu İsrail oğullarının soyuna mensup değilmiş.

    -Siyonizm kelimesi Sion kelimesinden geliyor. Kudüs’teki bir dağın ismidir. Amaç Orta doğunun merkezine Yahudi devletini kurmak.

    -Siyonizm bütün fikirleri Talmud'un Tevrat'ından alınan mitolojik hikâyeler üzerine inşa edilmiş.

    -Tevrat'a göre Yahudiler Hz. Nuh'un oğlu Sam’ın neslindendir.

    -Orta Doğu kavramının çıkışından, ilk defa Mahan tarafından, Yaygın olarak kullanımı da 2. dünya savaşı sıralarında olmuştur.

    -Orta Doğu En dar hali ile Mısır'dan İran'a, En geniş şekli ile de Fas'tan Pakistan'a kadar yayılan bir alanı ifade eder.

    -Medeniyet olarak İslam, Ekonomik olarak Petrol, Fiziki olarak Kurak bozkır ve çöl iklimi gibi unsurları barındırır.

    - Kudüs Meselesi, Sabra, Şatilla, Kara Eylül gibi diğer olaylardan bahsedilmiş.

    -Anlatılan bilgiler grafik ve haritalar ile desteklenmiş.
  • Türkiye'deki ve tüm dünyadaki Müslümanların Kudüs konusundaki hassasiyetlerini anlamakta güçlük çekenler için:
    "Neden Kudüs?"

    "Çünkü Kudüs, ilk kıblemiz, ikinci mescidimiz ve üçüncü haremimiz olan Mescid-i Aksa'yı bağrında barındırmaktadır. Çünkü Kudüs, İsra ve Miraç mucizelerinin gerçekleştiği beldedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) Mescid-i Aksa'da bütün peygamberlere namaz kıldırmış ve Allah'ın huzuruna buradan çıkmıştır. Çünkü Kudüs, 400 yıl Osmanlı himayesinde kalmış ve bu döneme ait yüzlerce tarihi eseri içinde barındıran bir İslam şehridir. Bu eserlerin birçoğu cami ve mescitlerden oluşmakta ve Kudüs'ün İslami kimliğini yansıtmaktadır. Bu eserlerin yok olması Kudüs'ün İslami kimliğinin yok olması demektir. Çünkü Kudüs halkı, her geçen gün işgalci İsrail devleti tarafından bilinçli bir şekilde yoksullaştırılmaktadır. Çünkü Kudüs'te her gün insan hakları ayaklar altına alınmaktadır. Dünyanın gözü önünde hemen her gün sokak ortasında yargısız infazlar yapılmaktadır. Çünkü Kudüslü Müslümanlar, İslam ümmetinin onuru olan Mescid-i Aksa'yı canları ve malları pahasına korumaktadır. Sırf Mescid-i Aksa'ya yakın olduğu için oturdukları küçük ve bakımsız evlerine milyon dolarlık teklifler getiren Siyonistlere evlerini satmamakta ısrar etmektedirler. Çünkü Kudüs, müminlerin unuttuğu fakat gayrimüslimlerin hiç boş bırakmadığı bir yerdir. Çünkü Kudüs, ne zaman Müslümanlar tarafından yönetilse dünyaya huzur hakim olmuş ve masum kanı akıtılmamıştır. Kudüs 1917 yılından beri Siyonizm işgali altında ve dünyanın her yeri masum insanların kanıyla boyanmış vaziyettedir. Çünkü Kudüs, haksız bir işgal altındadır. Ve biz biliyoruz ki; Kudüs kurtulursa, dünya kurtulur.

    Son olarak Raid Salah'ın dediği gibi;
    "Siz Kudüs'e sahip çıkmasanız da, Kudüs bir gün zaferine ve özgürlüğüne kavuşacaktır. Ama siz eğer Kudüs ve Mescid-i Aksa davasını kazanamazsanız, hiçbir davada zafere ulaşamayacaksınız.""
  • Kitap rahat,kolay anlaşılır ve akıcı bir dille yazılmış. Zaten soru-cevap şeklinde olması akıcılığa oldukça fayda sağlıyor. Eser, tek bir konunun derinlemesine irdelenmesi için yazılmamış; birçok konu hakkında birçok faydalı ve ezberbozan bazı bilgiler içeriyor. Bahsedilen konulardan şöyle bir söz etmek gerekirse: Kanuni hakkında bazı bilgiler, kendisine ne zaman Kanuni denmeye başlandığı, harem, harem nüfusu, batılıların zihninde harem hakkında oluşan imajın sebebi ve bunun ne zaman ortaya çıktığı,(Makbul/Maktül)İbrahim Paşa, Şimşirlik, Şehzade Mustafa, Cem Sultan, Avrupa'daki ve Osmanlı'daki veraset sisteminin karşılaştırması, Hint Deniz Seferleri'nin önemi, Coğrafi Keşifler, Avrupa'da ve Osmanlı'da üretim, Mustafa Reşit Paşa Cevdet Paşa gibi önemli kişiler hakkında bazı bilgiler, Modernleşme sürecine Sultan Abdülhamid'in katkısı, İsrail kelimesi, Yahudiler ve Tevratla ilgili bilgiler, Sabetayizm, Siyonizm, inançlar konusunda bazı karşılaştırmalar, I.Dünya Savaşında Osmanlı ve Milli mücadele...
    Liste genel olarak bu şekilde ancak benim burada bahsetmediğim, aklınıza gelebilecek bir hayli konunun ve sorunun cevabını bu kitapta bulabilirsiniz. Ayrıca bazı yer isimlerinin nereden geldiği, kaynağını farklı bildiğimiz bazı terim ve şiirlerin asıl kaynaklarının kimler olduğu da bu kitaptan öğrenilebilecek şeyler arasında. Ben okurken oldukça zevk aldım. Tarihle ilgilenen,İlber Hoca'nın dağınık ama cevher dolu anlatımını seven ve detaylardan hoşlanan herkese tavsiye ederim.
  • Siyonist hareketin temsilcileri de İstanbul'da bulunmuşlardı ve devlet bunları Siyonist hareketin temsilcileri olarak görür, bilir ve tanırdı.