• Merhaba arkadaşlar. Kitabımız 1. Dünya Savaşı oluşumundan başlayarak (ki bu sefer tek bölümde tek konu yerine bazılarını bayağı açmış, gayet de iyi yapmış. İlerledikçe gelişiyoruz.)
    1. Bölüm: Birinci Dünya Savaşı Nasıl Çıkarıldı şeklinde heyecanlı bir soruyla açılışı yapıyoruz. Sırp Milliyetçiliğinin Doğuşu, Yükselişi ve Gelişimi, 1903 Masonik Darbesinin Perde Arkası, Karjordjeviçler’in Dönüşü ve Milliyetçi Örgütlenme de diğer işlenen konular. Burada da yine Sırp Krallığında çocuk Kral Alexander ve ona karşı Mason faaliyetlerinin etkilerini görüyoruz. Katletme diyebileceğimiz bir sistem ve savaş yanlılarının (ki bunlar Müslüman karşıtı) başa getirildiği bir dönem. Bu dönemin dikkat çekici ve sansasyonel bir icraatını vereyim: 28 Haziran 1914’teki kıvılcımın toplantısı 1889 yılında Pariste Büyük Mason Kongresinde belirlenmiştir. Burada da masonların ne kadar etkili olduğunu görüyoruz. Aslında bunlar herkesin bildiği; bazen hakkında konuşmaya çekinip korktuğumuz bazen de kanıtlayamadığımız şeyler. Özellikle bilinen ama kanıtlanamayan şeylerin üzüntüsünü yaşayan insanlar olarak tarihin akışını değiştiren bir durum karşısında da üzülmemek elde değil. Ölüm, kötü…
    2. Bölüm: İngiliz Masonluğunun (yazarımız Dan Brown gibi, Masonluk koymazsa duramıyor) Dünya Politikası ve Ermeni İsyanları ile Alliance İsraelite’nin (A.İ.) Birinci Dünya Savaşındaki Etkinliği üzerinde duruyoruz. Ne yazık ki Türkler üzerinde oynanan bu oyunda bilmedikleri bir durum var. Biz Düz Vites insanlarız. Yani en son 2 sene önce de gördüğümüz ve yaşadığımız gibi silahın önüne silahsız atlayan bir milletin tamamını yok etmeden böyle planlar gelip geçicidir. Ya da en kısasından şöyle mi özetleriz? Maşa olarak kullanıp sonra da yok ettikleri Hitler: "Türkler öyle bir millettir ki, eğer saldırırsak tamamını yok etmemiz gerekir... Yoksa 1 tane bile hayatta bırakırsak, yeni bir devlet kurar ve intikamını alır."
    3. Bölüm: Birinci Dünya Savaşı Sırasında Anglosiyonist Faaliyetler.
    4. Bölüm: Birinci Dünya Savaşı Sırasında ABD ve Gizli Örgütler, ABD’yi Birinci Dünya Savaşına Sokan Örgütler ki burada çok fazla belge görüyoruz. Mason locasının kampanya ve kumpasları ile beraber Rockfeller ailesinin dönemin devletlerinin çoğundan daha fazla geliri olduğuna şahit oluyoruz.
    5. Bölüm: Dünya Cumhuriyeti ise İhtilal çıkartarak krallıkların yıkılması ve yerlerine Masonik Dünya Cumhuriyeti kurma fikrine dayanan inançtır. Gerçi masonları görünce bunu başarmalarından korkuyor insan ama zamanında Osmanlı, Almanya ve Rusya üzerinde yaptıkları Krallık Yıkma girişimlerinin başarısını görmemek için de kör olmak gerek. Buna yazarın da örneğini verdiği İngiltere’de çıkan The Freemason adlı derginin yazısından anlayabiliriz: “Birinci Dünya Savaşı, Masonların savaşıdır. Burada söz konusu olan Otokrasi ile Demokrasi arasındaki savaştır.”
    6. Bölüm: Masonluk ve Birinci Dünya Savaşı.
    7. Bölüm: Masonların Birinci Dünya Savaşı Sırasında Yaptıkları Toplantılar.
    8. Bölüm: Amerikan Merkez Bankası (Federal Rezerv’in) Kuruluşu.
    9. Bölüm: ABD Başkanı Wilson ve “Görünmeyen Hükumet” konusunda büyük masonlardan Harun Yahya yani Adnan Oktar’ın ağzından Yeni Masonik Düzen kitabını öneriyorum. Bunun yanında Soner Yalçın’ın Efendi kitabını da öneriyorum ki şimdiden isteklileri için Tarama yapacağım. İsteyebilirsiniz. Sonraki kitaplarımdan biri olacak.
    10. Bölüm: Başkan Wilson’un Savaş ve ‘Milletler Cemiyeti’ Politikaları Üzerindeki Devletlerüstü Güçlerin Etkisi, Amerikan Yahudiliğinin Gücü, Uluslararası Siyonist Şebeke Bağlantıları, Wilson’un Devletlerüstü Güçlerle Yaptığı Seçim İttifakı, Wilson’un Üçlü İttifakının Sonucu: Almanya ile Savaş
    11. Bölüm: Milletler Cemiyeti konusu 1. Dünya Savaşı zamanında gündeme gelen; savaşı belirleyen Yahudiler ve yaptıklarını okumak oldukça zorladı beni. İtilaf devleri kendisine olan borcu ödesin diye onların yanında savaşa giren ABD ve Yahudi para babaları.
    12. Bölüm: Rusya’da 1917 Şubat Devrimi (Masonik Hükümet Darbesi) bölümü için burada kitaptan bir cümle ile bahsedeceğim. Kerensky’nin asıl adı Aaron Kürbis idi.Kerensky ile işbirliği yaparak Başbakan Stolypini öldüren Yahudi-terörist Mordekai Bogrov. Rus Devrimini yapan masonlar.
    13. Bölüm: Lenin ve Troçki’nin Rusya’ya Dönüşü. Troçki’nin hayatı ve yaptıkları için Efendi, Beyaz Türklerin Büyük Sırrı kitabını haricen gerçekten tavsiye edeceğim. Yazar neredeyse bu adamla ilgili tüm bilgileri bu kitaptan ve devrin gazetelerinden veriyor.
    14. Bölüm: Troçki’nin ve İttihatçıların Akıl Hocası Rus Devriminin Planlayıcısı ‘Parvüs Efendi’, Çarlık Rusya’sındaki Yahudilerin Durumu anlatılıyor.
    15. Bölüm: Rusya’daki Şubat Devriminin Finansörü: Jacob Schiff.
    16. Bölüm: Warburg Ailesi. Ailenin elinin uzandığı yere bir örnek verelim. Birinci Dünya Savaşı sona erdiğinde, Versay Barış Konferansında Alman tarafını fınans uzmanı Max M. Warburg, İtilaf Devletleri’ni ise kardeşi Felix temsil ediyordu.
    17. Bölüm: Balfour Deklorasyonu Öncesi Siyonist Faaliyetler
    18. Bölüm: İngiliz Siyonist İşbirliği Nasıl Gerçekleşti? Bu soruya şöyle cevap verelim. https://i.hizliresim.com/qvkZGR.png
    19. Bölüm: Balfour Deklarasyonu.
    20. Bölüm: Yahudi Masonluğu B’nai B’rith’in Almanya’daki Faaliyetleri.
    21. Bölüm: Alman Komünizminin Yıkıcı Etkileri.
    22. Bölüm: İngiliz İstihbarat Servisi Raporunda Türk Mason Locaları. Bunun için de önerdiğim kitabı buraya bırakıyorum. Hatta elinde olan varsa bana ulaşırsa memnun olurum. https://www.kitapyurdu.com/...ylemleri/130648.html
    23. Bölüm: Thule ve Görünmeyen Üstatlar. Buraya verelim o zaman o büyük benzerliği. “Thule Gesellschaff’m ‘Heil und Sieg’ selamını Hitler, ‘Sieg und Heil’ şeklinde kullanmıştı. Führer’in “Völkischer Beobachter” gazetesi (Büyük Almanya Nasyonal-Sosyalist Hareketi Mücadele organı) de aslında Thule’nin gazetesi idi. En önemlisi, Thule’nin sembolü olan Cermen Gamalı Haçını, Hitler Nazi Partisinin sembolü haline getirmiştir.
    24. Bölüm: Bilinmeyen Lenin bölümünde Lenin’in Yahudi olduğu iddiası var. Aslında gerçek. Anne tarafından. 1975 yılında Moskovada “Lenin ve Çeka”122 adlı bir kitap yayınlandı. Bu kitapta anlatıldığına göre, Lenin, Fransız devrimcisi Robespierre’in terör metodlarını benimsemişti. 24 Ocak 1918’de Lenin komünist terörün çok daha acımasız olması gerektiğini söylüyordu.
    Amerikalı yazar Richard Pipes “The Unknown Lenin” (Yale, 1996) adlı kitabında Lenin'in Sovyet Komünist Partisi gizli arşivinde saklanan ve hiçbir yerde yayınlanmamış mektup ve talimatlarını yayınladı. (Milliyet gazetesi, 13 Kasım 1999, Şahin Alpay, “Bilinmeyen Lenin.”)
    Lenin’in yaptıklarından biri de oldukça dikkatimi çekti. Türklere, Kemalist olarak hitap eden Lenin burada bakın neler konuşuyor. Yazarımızdan alıntı yaparak da ekliyorum. Smirnov’un kastettiği belgelerden bazıları Pipes’ın kitabında mevcut. Bunlardan biri Lenin’in 4 Aralık 1920 tarihli Türkiye ile ilgili talimatı: “Kemalistlere güvenmeyin. Onlara silah vermeyin. Bütün gayretlerimizi Türkler arasında Sovyet propagandasının yayılması ve kendi çabalarıyla zafer kazanabilecek bir Sovyet partisinin kurulması üzerinde yoğunlaştırın.” Belgenin yorumu açık: Lenin görünürde Türk Kurtuluş Savaşına destek verirken, esas olarak Türkiye’de bir komünist devrime zemin hazırlama gayreti içindeydi.
    25. Bölüm: Siyono-Komünist Devrim
    26. Bölüm: Rakovski Protokolleri (Kapitalist Enternasyonal ve Devrimler) başlığında Dawes-Young Planından bahsediyoruz. Nedir bu? Dawes-Young Plânı: 1924’te yürürlüğe giren Dawes Plânı, Almanya’nın gerçekleştirmesi gereken yıllık (tazminat) ödeme tutarını belirliyor ve aynı zamanda ülkeyi yeniden ekonomik dengeye kavuşturmayı amaçlayan önlemler öngörüyordu. Dawes Planının yerini 1930’da Young Plânı aldı. Young Plânı, Almanya’nın ödemesi gereken savaş tazminatı sorununa nihai bir çözüm getirmeyi amaçlıyordu. Plân, 1930-1932 yılları arasında uygulandı.
    27. Bölüm: İsrail’in Kuruluşu Versay’da mı Kararlaştırıldı?
    28. Bölüm: Faşizmin Anti Sovyet Misyonu, Hitler’in Misyonuna İngiliz Desteği, Faşizmin Masonik Arka Planı, Hitler’i Kim Destekledi?
    29. Bölüm: Faşist Siyonist İşbirliği.
    30. Bölüm: Hitler Darbesi (1923) ki burada çok üstüne düşülen bir konudan bahsetmek gerek. “Toplama Kampları” düşüncesi, birçok insanın bildiğinin aksine Hitler’in bir buluşu değildir. İlk toplama kampı 1838 yılında ABD’deki Kızılderililer için yapılmıştı. 1901 yılında İngilizler, Boer Savaşı sırasında tutukladıkları Boerlere ‘kollektif hapis cezası’ uygulamak için ilk ‘toplama kampını açmışlardı. 26.000 Boer kadın ve çocuk İngiliz kamplarında açlıktan ölmüştü (Çocukların çoğu 16 yaşın altındaydı) Lenin, örnek aldığı Jakobenler Fransa’sı gibi, rejim düşmanı saydığını hiç yargılamadan doğrudan toplama kamplarına gönderiyordu. Ona göre bu kamplar “işçi okulu” idi. Fransız ihtilali sırasındaki Jakoben terörü gibi, Yahudi Bolşevik görevliler de kurbanlarını suya atarak öldürüyorlardı. Bela Kun (Aaron Kohn) ve Roza Zemlyaşka (Rozalia Zalkind), 1920 sonbaharında Kırım’daki Rus subaylarını suya atarak öldürtmüşlerdi. (Igor Bunich, “The Partys Gold,”St. Petersburg, 1992) 1920 İlkbaharında Siyonist Çekist Mikhail Kedrov (Asıl adı Zederbaum idi) 1092 Rus subayını suda boğarak öldürtmüştü.
    31. Bölüm: Henry Ford ve Adolf Hitler. Ford’un ünlü mucidi ile Hitler’in yakın dostluğunu ve 4 ciltlik Beynelmilel Yahudi kitabını yazdığını öğreniyoruz. Rusya’da da aynı fabrikanın kurulduğu; hatta Amerikan – Vietnam savaşında ABD ordusuna karşı da Ford’un kamyonlarının Vietnam tarafından kullanıldığı anlatılıyor.
    32. Bölüm: Hitler’in Yükselişi ve Wall Street. Burada da Hitler’i başa getiren Yahudi gruplarından dönemin belge ve yazılarıyla söz ediliyor.
    33. Bölüm: New York Borsasının Çöküşü.
    34. Bölüm: Hitlerin Masonik Kartı: H. Schcht.
    35. Bölüm: Thule Biraderi Rosenberg’in İngiltere Misyonu.
    36. Bölüm: SS Generali Banker Schröder.
    37. Bölüm: Berlin ve Moskova Arasındaki Loca.
    38. Bölüm: Sovyet Nazi İttifakı.
    39. Bölüm: Uluslararası Siyonizm Hitler Almanya’sına Savaş Açıyor. Siyonistlerin savaş ilanından bahsediyor. Yahudi Dünya Ligi Başkanı Bernard Lecache (1932), Daily Express (24 Mart 1933) Uluslararası Yahudi Fedarasyonu Başkanı Samuel Untermeyer (Ağustos 1933), Yahudi Terör Örgütü (Irgun) Başkanı Vladimir Jabotinsky (21 Ağustos 1933), 23. Siyonizm Kongresi Başkanı Hayim Weizmann (savaştan önce gene) hep Almanlara savaş ilanı etmişler. Bakın Hitler'e değil; Almanlara. Yani şuan bu mevcut hükumet yerine hepimize birden bir başkasının küfür etmesiyle eş değer. Gerçekten de tarih çok karmaşık, acayip ve irdeledikçe kafaların karışmaması mümkün değil. Özellikle de bunu 20. yüzyıl için söylemek oldukça mümkün.
    40. Bölüm: İspanya İç Savaşı ve Masonluk. Son bölümde ise İspanya Kralı Primo de Rivera'nın ölümü (öldürülmesi) ve cesedinin kaçırılması sonrasında masonların etkisi ve yaptıklarıyla aslında güçlerinin ne denli etkili olduğunu bir kere daha okuyarak kitabımızı bitiyoruz. Ardından İspanya iç savaşı ve son dönemde de gündeme gelen ama yazarın eklemediği Katalanların da nereden destek aldığı anlaşılıyor.
    Böylelikle uzun ve detaylı bir kitabımızın daha sonuna geliyoruz. Biraz yorucu olsa da değdi. Son kitabımızı da önümüzdeki günlerde (Yarın) bitirmeyi planlıyorum ama bakalım. Oldukça yorgun düştük bu ara. Kolay gelsin, keyifli okumalar..
  • Şimdi sizlere Sadık Koçak’ı zorla etkileyen 3 kitaplık ilki 36 bölümden oluşan ve “Al La Sen Seversin” yorumlarının dolu olduğu bir kitapla tanıştıracağım. Antik Çağlardan Günümüze diye Mısırdan başlayarak gelen bu eserin her bölümünü tek tek inceleyelim şimdi (Şaka şaka size böyle bir kötülük yapar mıyım hiç?). Spoiler vardır, muhtemelen de olmaya devam edecektir.
    Mısır Gizemleri, Babil Kardeşliği, Gurdjerf ve Sarmung (Sarman) Kardeşliği, Tevrat ve İncil Mitleri Eski Ahitteki Atalar ve Firavunlar, Essenliler veya Zadok’un Çocukları. Gnostikler, Haşişiler (İslamda Ezoterik Bir Örgüt Örneği) Nizari İsmaililerin Kökeni, Süleyman Tapınağının ve Hz. İsa’nın Fakir Askerleri Tarikatı: Tapınakçılar. Cizvit Tarikatı. Bahsedilen konularımızdan.
    Bununla beraber, Gül Haç Kardeşliği, Masonluk, Okültizm ve Gnostizm, Hür Masonluğun Kökenleri, Büyük Loca Dönemi, Alman Tapınakçıları ve Fransız İlluminizmi, Yahudi Kabalistler, Sabataycı – Frankist Elit, Rothschild’lerin Sabataycı Mesih J. Frank ile İlişkisi konu ediliyor.
    Bavyera Aydınlanmışları (İlluminati), İlluminizm’in Fransız İhtilali Üzerindeki Etkileri, Fransız İhtilalinin Finansörleri gibi giriş konularını işliyoruz. Ardından ABD’ye geçiyoruz. İlk Mason Cumhuriyeti. (ABD – Dünyanın İlk Mason Cumhuriyeti), İlluminati ve Kaos’tan Doğan Düzen Planları işlenen konular.
    Etniki Eterya (Ulusal Kardeşlik) başlığı ile birlikte artık ne zamandır beklenen “Türkler Ne Zaman Dahil Olacak Yazar Bey” sorularının cevabını alıyoruz. İlk dönem tarihi göz önüne alındığında bizden daha çok bahsetmesini isterdik ama Hristiyanlık – Yahudilik – Masonluk üçgeninden kurtulup yazarımızın yavaş yavaş Türk Milletine yönelmesi için tam 350 sayfa beklemek gerekiyormuş demek ki.
    Sonra Suikast’e kadar Türklere gene ara veriliyor ve Marx ve Engels’in Akıl Hocası; Haham Moses Hess, 1848 İhtilali – İlk Dalga, 1848-49 İhtilali | İkinci Dalga ile devam ediyoruz. 1870 Alman - Fransız Savaşı ve III. Napolyon’un Devrilmesi, Yahudi Masonluğu B’nai B’nai B’rith’in “İskoç Masonluğu” ile Birleşmesi ve son olarak da Anglo – İsrail veya İngiliz – Yahudi Medeniyeti, konusunu işleyerek asıl beklediğim konuya geliyoruz.
    Burada bizden (Türkler) bahsedilen 3 bölüm daha görüyoruz. II. Abdülhamid’e Karşı Düzenlenen İhtilaldeki Yabancı Parmağı, 1908 Jön Türk İhtilali ve Masonluk ile son olarak Yahudiler ile oluşan Kırmızı Tezkere olayında Abdülhamid’in bakış açısının mükemmeliyeti ve İttihatçıların tekrardan zorunlu olarak onun sistemine dönüş yaptığı kitabımızın son konusu Siyonistler ve Jön Türkler!
    Bunun yanında Siyonizm’in üzerinde durulan; Siyonizm’in İdeolojik Temelleri, Theodor Herzl ve Siyonizm, 19. Yüzyıl Sonunda Modern Okültizmin Öncü Akımları, Leon Troki ve 1905 Yılındaki Hükumet Darbesi Teşebbüsü.
    Peki, bu kitapta tam olarak neyi okuyoruz? Bir hayli fazla içerik olduğu gözümüze çarpıyor çünkü. Başta Yahudiler olmak üzere dünya üzerindeki örgütlerin sadece Osmanlı veya Türkler değil; Dünya üzerinde de ne kadar etkili olduğunun altını çizme planı aslında. Özellikle belgelerle ortaya koyduğu Albert Pike’nin (33 derece mason, 1809-1891) Dünya Savaşı planı ortaya koyduğu kısım beni çok etkiledi. 3 planın 2si tuttu, 1i de oldu olacak. Gerçekten oldukça şaşırtıcı bir sistem olduğunu görüyoruz. Bilgilenmek ve kültür adına, biraz sıkıcı tarih olarak gelse de okunmasının çok da zor olmadığı kanaatindeyim.
    Güzel bir hafta sonu sabahından günaydınlar ve keyifli okumalar dilerim..
  • "".. Daha siyasi siyonizm Herzl'ın kafasında bir proje bile değilken, Osmanlı hükümetinin Filistin de ki Yahudi yerleşmeleri hakkındaki tavrı belirlenmiş ve bu hususta devletin takip edeceği siyasetin şekli de çizilmiştir!""
    Siyasî zekası ile sadece devrinde değil günümüzde bile hâlâ insanları etkileyen ve gerçekten bilinmeyen bir çok yönü ile araştırılmayı bekleyen 2. Abdülhamit Hanın Filistin siyaseti ve bu uğurda aldığı tedbirleri anlatan güzel bir çalışma olmuş..
    Yahudilerin mücadelesinin sadece Dr Herzl'den ibaret olmadığını ve Abdülhamid Hanın ısrarlarının ne kadar da hakkı olduğunu gözler önüne seriyor ..
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda Siyonizm farklı bir yönde gelişmiştir. Theodor Herzl
    başkanlığındaki Siyonistler, yani modern milliyetçiler ilk başta sadece kültürel bir otonomi ve giderek bölgesel bir idari otonomi peşinde koşmuşlardır. Hatta bunun için Osmanlı Devleti’ne tamamıyla sadakat, mali zorlukları halletme ve borçları önleme teklifiyle padişaha çıkmışlardır. Hiç şüphesiz ki bu özerklik talebi reddedilmiştir, ama gelen Siyonistlerin bir kısmı izin alamasalar da
    yerleşme başlamıştır.
  • II. Abdülhamid'e Batı ülkelerinde ırkdaşlarının uğradığı haksızlıkları ve çektikleri zulümleri anlatan Dr. Herzl, Musevi uyruklarına göstermiş olduğu iyilik ve adaletten dolayı Padişah'a dünya Yahudiliğinin şükranlarını iletti... Osmanlı ülkesinin Mezopotamya'da bulunan petrol yatakları, altın ve gümüş madenleri, verimli toprakları ile ileri düzeyde iktisadî potansiyelinin olduğunu hatırlattı. Fakat tüm bu zenginlikler Avrupa devletleri tarafından sömürülmekteydi.

    Görüldüğü gibi, Siyonizm'in babası, Batı'yı Padişah'a şikayet etmekte(!) ve Musevilerin selametinin ancak Osmanlı topraklannda mümkün olacağını, hatta topraklarına çekeceği Musevilerin bilgi, yetenek ve imkânlarıyla imparatorluğun dağılmaktan kurtulabileceğini söylemektedir.
  • Ne zaman, nasıl aldığımı hatırlamadığım bu kitabı geçen gün arkadaşım eline alıp inceledikten sonra bana “sen bunu okumazsın” demesi üzerine okumaya başladım. Okudum da... :)

    Kitap 2006 yılında basılmış. Kurgu türünde bir kitap değil. Siyasi ve tarihi olarak nitelendirebiliriz. Bilgi içerikli bir kitap. Yazarımız o dönemde ülkemizin kıskaçlar altında olduğunu söylüyor. (Gerçi şu tarihte de aynı şeyler fazlasıyla geçerli.) Ayrıca Orta Doğu’nun geleceği hakkında öngörülerini de içeriyor. Ve bunların birçoğu şuan gerçekleşmiş durumda…

    Kitabımız ilk olarak önsöz ile konusundan bahsediyor. Temelde Ortadoğu yani Türkiye, İsrail, Filistin ve diğer ülkeler ile olan mevzular var. Arkaplan da kuklacılık yapan ABD'yi unutmamak lazım. Toplam 17 bölümden oluşuyor.
    Kitaba İsrail’den başlıyoruz. İsrail’in Coğrafi Konumu ve Tarihçesinden, Yahudiliğin kronolojik tarihinden, Arzı Kenan dan, Tarih boyunca süren İsrail-Filistin çatışmasından, İsrail'in toprak ve nüfus genişletme politikasından, Altı gün savaşından, başbakanlarının biyografilerinden, Türkiye ile olan ilişkisinden, Vaat edilmiş topraklardan, ticari ve ekonomik ilişkilerden, diğer ülkeler ile olan ilişkilerinden ve daha birçok özelliğinden bahsediliyor.

    İsrail’in yanında Filistin’den de bahsediliyor. Tarihinden, FKÖ ve Hamastan, Liderlerin hayatlarından, politikasından ve diğer mevzulardan bahsediliyor. Bilgi içerikli bir kitap olduğu için uzun uzun yazmak istemiyorum. Çünkü kendi yorumlarımla beraber yeni bir kitap daha çıkar ortaya ki ben siyaset üzerine konuşmayı pek sevmiyorum. Onun yerine aşağıda dikkatimi çeken ayrıntıları yazacağım.

    -İsrail'in kurulmasından önce ve sonra Türk-Yahudi ilişkileri olarak iki bölümde anlatmış. Burada eğitimden ekonomiye, Askeriyeden siyasete kadar tüm ilişki ve antlaşmalardan bahsedilmiş.

    - Türklerin, Yahudiler ile ilişkileri Osmanlı'ya, 1300’lü yıllara dayanıyormuş. Osmanlıyı Kurtarıcı olarak görmüşlerdir.

    -Sözde Ermeni Soykırımının bir dönemler ABD kongresinden geçmesini engelleyenlerin Yahudi lobisi olduğunu okudum.

    - Marmara depremi sırasında en çok yardım yapan ülkelerden biride İsrail’miş.

    - 1493 yılında ülkemize göç eden Museviler tarafından matbaa kurulmuş. Ayrıca diğer birçok işte de Türklerin yardımcıları olmuşlardır.

    -İsrail Başbakanlarının biyografileri de verilmiş. Bunlar incelendiğinde hepsinin ne kadar okumuş, başarılı ve davaları için her şeyi yapacak insanlar olduklarını görüyoruz. Bazıları barıştan yana olmasına karşın bazıları vahşetten yana...

    -Kutsal Tapınaklar Beit Hamikdaş'ı Süleyman Peygamber inşa ettirmiş. Romalılar da Batı Duvarı(Ağlama Duvarı) hariç yıkmışlar. Osmanlılar da Ağlama duvarını ortaya çıkarmışlar.

    -Yahudi Devleti fikri Theodor Herzl tarafından ortaya atılmış.

    -Yahudilerin Filistin’e yerleşmelerinde İngilizleri büyük katkıları var. Özellikle 1. Dünya Savaşı ve sonrasında… Ardından en büyük destekçisi ABD olmuştur.

    -Yahudi ismi Hz Yakup'un oğullarından birinin adı. Musevi ve Yahudi aslında aynı anlama gelmiyormuş. Çünkü Hz Musa'nın peşinden gelenlerin çoğu İsrail oğullarının soyuna mensup değilmiş.

    -Siyonizm kelimesi Sion kelimesinden geliyor. Kudüs’teki bir dağın ismidir. Amaç Orta doğunun merkezine Yahudi devletini kurmak.

    -Siyonizm bütün fikirleri Talmud'un Tevrat'ından alınan mitolojik hikâyeler üzerine inşa edilmiş.

    -Tevrat'a göre Yahudiler Hz. Nuh'un oğlu Sam’ın neslindendir.

    -Orta Doğu kavramının çıkışından, ilk defa Mahan tarafından, Yaygın olarak kullanımı da 2. dünya savaşı sıralarında olmuştur.

    -Orta Doğu En dar hali ile Mısır'dan İran'a, En geniş şekli ile de Fas'tan Pakistan'a kadar yayılan bir alanı ifade eder.

    -Medeniyet olarak İslam, Ekonomik olarak Petrol, Fiziki olarak Kurak bozkır ve çöl iklimi gibi unsurları barındırır.

    - Kudüs Meselesi, Sabra, Şatilla, Kara Eylül gibi diğer olaylardan bahsedilmiş.

    -Anlatılan bilgiler grafik ve haritalar ile desteklenmiş.