Okyanusların bir kıyısından diğer kıyısına, sınırların bir tarafından diğer tarafına geçerken hayat boyu yanımızda taşıdığımız buydu: kendi mesellerimizle dolu küçük bohçamız, "sonra şöyle oldu"larımız, kişisel "bir varmış bir yokmuşlarımız. Hepimiz hikâyelerimizdik ve öldüğümüzde, talihimiz yaver giderse, ölümsüzlüğümüz de böyle bir hikâyeye dönüşecekti.
Davranışlarımızın kökeninde yatan gizemli dürtüler. Örtülü yüzlerini belki bir an için görürüz ama bizi ilerlemeye zorlayan onların kudretidir: Karanlığa iterler bizi. Ya da aydınlığa.