Emrah Akdağ

Emrah Akdağ
@ostor
İzmir
Dersim
60 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Kiniklerin sarıldığı bu "dışarı", özelle kamu arasındaki bilindik zıtlığı bozar. Bu ayrım, yani dışarının enginliğinden korunan iki kapalı çemberden birini seçmek, yerinden kıpırdamayanların ilgi alanına girer. Özel olan, eşlerin birbirine karşı şehvetinin mahremiyeti, gizli arzular, duvarların müdafaası, mülkiyettir. Kamusal olansa hırs ve tanınmışlık, kabul görme yarışı, başkalarının yargısı, toplumsal kimliklerdir.
Sayfa 120 - kolektifkitap·Kitabı okudu
1000Kitap
Diogenes bir gün bir şölen yerinin yakınlarında dolaşırken kalabalığa sövüp saymaya başlayınca, kalabalıktan biri, bir köpeğe atar gibi, üstünde et olan bir kemik atar önüne. Diogenes kemiği kaptığı gibi hapır hupur kemirir, sonra da masanın üstüne çıkıp eğlence düşkünlerinin üzerine işer: "Sizin gibi yer, sizin gibi işerim beyler."
Sayfa 119 - kolektifkitap·Kitabı okudu
1000Kitap
Onun için doğa çiğ olandır. Çiğ olan doğal hâlde olandır. Doğa derken, sadece imgelemde yaşayan, müphem hakikatler arasında sıkışmış ütopyavari bir doğadan bahsetmiyorum. Çiğ demek, vahşi, ket vurulamayan, uygarlaşmamış; Kiniklerin kaba, kepaze, arsız, acımasız doğası demektir. Beden, gelenekleri ve kuralları umursamadan işler. Çıplaklık çiğdir. Sıçmak ve mastürbasyon çiğdir. Yemek sadece mideyle alakalı bir meseledir; mide dolar ve boşalır, o kadar.
Sayfa 119·Kitabı okudu
1000Kitap
Gerçek anlamda yürüyüşçü oldukları söylenebilecek tek Yunan bilgeleri Kiniklerdi. Her daim başıboş ve aylak, sokakları arşınlayıp dururlardı, tıpkı köpekler gibi. Şehirden şehre, meydandan meydana, hep yoldaydılar.
Sayfa 116·Kitabı okudu
1000Kitap
Rivayete göre, Thoreau ölüm döşeğindeyken, onu öteki dünyaya hazırlayıp dualar edecek bir rahip gelmiş ziyaretine. Thoreau hafifçe gülümseyerek şöyle demiş: "Dostum, bir kerede bir dünya yeter."
Sayfa 95·Kitabı okudu
1000Kitap