"Çocuksu ruhlanındaki kötülükleri koruyan, kendileri büyüdükçe hataları da büyüyen, çocuklardan sadece yaşça büyük ve beden biçimi bakımından farklı olan, onlardan daha az şımarık ve kararsız olmayan, ayrım gözetmeksizin hazların peşinden koşan, doğal eğilimlerinden değil, korkularından ötürü huzursuz ve içine kapanık olan bu kişiler olgunlaşmış sayılır mı?"
"Ancak bilgenin bir şey kaybetmesi mümkün değildir, o her şeyi kendisinde saklar, talihe asla güvenmez, onun erdemle uyumlu olan ve şanstan beklentisi olmayan, onun sayesinde artmayan ya da azalmayan bütün iyi nitelikleri sapasağlam durur, zira en yüksek noktaya varmış olanın daha da yükseleceği bir yer yoktur. Talih verdiği dışında hiçbir şey almaz insandan; erdemi o vermez, dolayısıyla geri alamaz. Erdem özgürdür yaralanmaz, hareket ettirilmez, sarsılmaz, bu yüzden tesadüflere karşı sağlam durur, öyle ki ne yönü değiştirilebilir ne de mağlup edilebilir. Erdem, korkunç şeylerin hazırlığına gözlerini dikerek bakar, kendisine ister zor ister hoş bir şey gösterilmiş olsun, çehresinde en ufak bir değişim olmaz. Dolayısıyla bilge kayıp olarak göreceği hiçbir şeyi kaybetmez. Onun sahip olduğu tek şey, kendisinden asla çalınamayacak olan, sabırla uyguladığı erdemdir."