Lisede edebiyat dersinde görmüştük, yazıldığı dönemde birçok insanın intiharına sebep olduğu için bir dönem yasaklanan bir kitapmış.
En büyük merakım bu bilgiden kaynaklanıyordu. İkincisi de yazarının Goethe olmasından.
Werther, nişanlı olan Charlotte'a aşık oluyor ve daha baştan imkansız olan bu aşka kendini fazlasıyla kaptırıyor. Zaten kitabın önemi de buradan geliyor.
Bu kitap yazılana kadar kimse insan ruhunun bu çelişkili, kıskanç, coşkulu, vesveseli, karanlık tarafını anlatmıyordu. Kitaplar daha çok dini ya da macera kitaplarıydı. Goethe insan ruhunu araladı. İnsanın yalnızlığını, 'modern overthink insanın' evrimleşme sürecindeki atasını yazdı yani Werther'i.
1774'te yazılan bu kitabın yazıldığı dönem, "Fırtına ve Coşku Dönemi" diye adlandırılır. Goethe, insan duygularını merkeze alan yaklaşımıyla "Romantizm" akımına öncülük etmiş sayılıyor.
Kitaba yapacağım eleştiriye gelirsek Goethe, aklın kutsandığı bir zamanda duygulara yer vererek iyi etmiş ama o da aklını sağlıklı kullanamayacak kadar aşık olan Werther'in hayat enerjisinin tükenip yok olmasına izin vermiş. Yani içinde akıl olmayan duygu da zavallı Werther'i mahvetmiş.
Kitabın aksine Goethe yaşlandıkça akla, ölçüye önem veren bir yazar haline gelmiş bu da onu daha dengeli biri haline getirmiş. Bunu kitaplarına da yansıtan Goethe bu nedenle Alman edebiyatında tek başına bir dönem / çağ gibi görülüyor.