9/10
·299 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 09:24
Merhaba kitapseverler. Tarık Tufan imzalı nefis bir kitapla günü karşılayalım mı? Jülide ve İshak... Birbirinden çok farklı ancak bir o kadar yakın hayatlar... Jülide ressam, İshak sıhhi su tesisatçısı. Jülide varlıklı, eğitimli bir ailenin kızı. İshak ise küçükken parçalanmış, yapbozun parçaları gibi bambaşka hayatlara sürüklenmiş bir ailenin çocuğu. İshak, evli ve 2 çocuklu. Jülide ise haksızlığa uğradığı bir aşkın mağduru. Her ikisi de ailesi tarafından öyle ya da böyle ihmale uğramış yetişkin insanlar. Onları ortak paydada buluşturan ise yaşadıkları hayattan ve o anda oldukları kişiden koşar adım kaçmak istemeleri. Onlar işbirliği yapıp kaçmaya çalışırken kendilerini bir anda köhne geçmişlerinin tam ortasına düşmüş buluyorlar. Travmalarıyla yüzleşmek zorunda bırakıyor kader onları. Hepimiz kendimizi hayatın bir köşesinde bir dönem kendi geçmişimizin üzerimizde bıraktığı izleri tahlil ederken buluruz. Düşeriz derin bir kuyunun içine. Nefessiz kalırız belki de. Ordan çıkmanın yollarını kah ağlayarak kah çırpınarak kah gülerek ararız. Bakalım Jülide ve İshak için geçmişin dehlizlerinden çıkış nasıl olacak? Keyifle okumanız dileğiyle.
DüşerkenTarık Tufan · Profil Kitap Yayınları · 20188,5bin okunma
Zamansızlığın ve Gecikmişliğin Sızısı
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2026 103. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 21:20
​Hakan Günday’ın kalemiyle tanışan herkes bilir; o, insanın ruhundaki en karanlık dehlizlere inmekten, oradaki acıyı çıplak elle tutmaktan çekinmez. Fakat Ziyan, benim için tüm Günday külliyatı
1000Kitap
ZiyanHakan Günday · Doğan Kitap · 20196,2bin okunma
Dünyanın Sonunu Değil, İnsanlığın Yeniden Doğuşunu Anlatan Destan
10/10
·1216 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Bazı kitaplar vardır, olay örgülerini hatırlarsınız. Bazıları vardır, karakterlerini unutmazsınız. Bir de çok az kitap vardır ki bitirdikten yıllar sonra bile size insanı düşündürmeye devam ettirir,
MahşerStephen King · Altın Kitaplar · 20243,923 okunma
Seni İçime Gömdüm
Puan vermedi
Sevgili Tomris Uyar’ın Adnan Semih’in etkisinde kalarak Andrew Jolly’den çevirdiği bu küçük ama içerik olarak dev yapıt Kafka, Camus ve Dostoyevski karışımı bir estetik tatla kimlikleşiyor,
1000Kitap
Seni İçime GömdümAndrew Jolly · Ayrıntı Yayınları · 20221,073 okunma
Puan vermedi
Savaşlarda ne kadar hayvanın öldüğü ya da sakat kaldığının bir önemi yoktur. Yine ne kadar ağacın veya bitkinin yok olduğunun da bir önemi bulunmamaktadır. Savaş insana aittir ve insan kayıpları esastır. Oysa haklı ya da haksız her türlü savaş, en büyük yıkımı doğada gerçekleştirmekle kalmaz, hayvan, bitki ve ağaçlar açısından bir tür ‘soykırım’ durumunu da ortaya çıkarır. Andrey Kurkov’un “GRİ ARILAR” kitabı bu yönüyle dikkat çekicidir. Roman, Ukrayna savaşını ‘gri bölgede’ yaşayan sıradan bir arıcının gözleriyle anlatır. Öyle ya, arıların sınırları, milliyetleri ve de bu tür aidiyetleri yoktur. Ama savaş onları da elbette fazlasıyla etkilemektedir. Roman bağırıp çağırmak yerine usul usul konuşur, hatta bazı yerlerde fısıldamaya başlar. Çok genel anlamda büyük olaylardan söz edilmez. Bekar ve emekli bir arıcının gözlerinden yaşananlar aktarılamaya çalışılırkena, savaş denen olguya yönelik insani eleştiriler çok daha somut bir biçime bürünür. Bu da yazarın en büyük başarısıdır. Edebi ölçüler açısından romanın nitelikli olduğunu söylemek elbette mümkün. Öte yandan olay örgüsünde bir ‘yavaşlık’ da söz konusu, bu da okur açısından bir tür zorlanma durumunu ortaya çıkarabiliyor. Yine tekrarlar var. Özellikle rüya görme olayının birden fazla kez kullanılması romanın ritmini düşürebilmektedir. Buna bazı bölümlerdeki fazlalıkları da eklemek gerekiyor. Romanın çevirisi ise çok iyi. Bu da okur açısından daha zevkli bir okuma durumunu ortaya çıkarabiliyor. #griarılar #sirenyayınları #nevzatgüngör #roman #lidyadurmazgüler
Gri ArılarAndrey Kurkov · Siren Yayınları · 202570 okunma
Zamansız Bir Yolculuk: Sonsuz Suyun Kıyısında ♡
10/10
·218 syf.··
2026 62. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 07:52
Işıl Işık’ın bizzat Çatalhöyük kazılarındaki gerçek ve sarsıcı bir keşiften ilham alarak yazdığı bu roman, uzun zamandır okuduğum en güçlü tarihsel kurgulardan biri oldu. Yazar, didaktik bir tarih anlatıcılığı yapmak yerine, bizi Neolitik Çağ insanının zihin ve inanç dünyasına harika bir edebiyat köprüsüyle bağlıyor. Evlerin duvarlarını süsleyen bukraniumların gölgesinde, sokaksız ve kapısız bir dünyada, ölümle yaşamın nasıl bu kadar iç içe geçebildiğini hayretle okuyorsunuz. Biz modern insanların hayatından tamamen uzaklaştırmaya çalıştığı "ölüm" kavramı, Çatalhöyük’te evlerin tabanında, günlük yaşamın tam merkezinde sakin bir kabullenişle ağırlanıyor. Kitabın lirik, adeta bir nehir gibi akan sakin ama derin dili beni en çok yakalayan yönü oldu. Karakterlerin aidiyet, hafıza ve varoluş sancıları binlerce yıl öncesinden bugüne öyle temiz ulaşıyor ki, insan ruhunun zamansızlığını bir kez daha anlıyorsunuz. Biblu'nun hikayesine bir şans verin derim..
Sonsuz Suyun KıyısındaIşıl Işık · Sayda Yayıncılık · 20264 okunma