“…, kendilerine karşı olanları yok etmelerinin değil, eski moda bir deyimle, sürgün etmeleri gerektiğinin, yani düşmanlarını, tam olarak yönetmeseler de, artık kendi iktidarlarındaki dünyanın itici bayağılığına yedirmeleri, iyi ve yüce olanı yok etmektense, bunları ele geçirip, lekelemeleri gerektiğini, destekleyip, koruyup, kollayıp, bu iyi ve yüceyi beslemeleri gerektiğini, bunları ezmek, alay etmek ve hor görmek yerine, tam aksine, kabul ederek ve sahiplenerek bunların içini boşaltıp, tam da karşı duruş ve direniş imkanına sahip olanın, ışığıyla, insanların hayatına neler katabileceğini gösterebilecek olanın en cerahatli olduğu bir dünya yaratabilmek için…”