• “Hayat der Gandi, çözülecek bir problem değil, yaşanacak bir gizemdir.” Gizem diye, muamma diye, gayb diye bizi aşan, aşkın bir şeylerin olduğunu yani her şeyin çözülebilir bir probleme ya da bilinebilir bir bilmeceye indirgenemeyeceğini biz en iyi dinden ve bu arada sanattan öğreniriz.
    Muhayyel Dergi
    Sayfa 34 - İz Yayıncılık
  • "Düşünme”, bir “kendi içine düşme”dir ki bu “düşme” her nasılsa kendinden uzaklaşan kişinin bir “kendine geliş”ini veya “kendine dönüş”ünü ifade eder." İhsan Fazlıoğlu

    Esasında “hikmeti talep” olarak felsefe, delfik düstur “Kendini bil!” (gnothi seauton) uyarınca bir kendini arama, dolayısıyla da bulma çabasıdır. İmdi kendini bilmek kendini bulmak demeye varır, kendini bulan da kendini bilmiştir artık. Ama kişinin kendini bilebilmesi/bulabilmesi için önce kendi içine düşmesi, düşebilmesi gerekir. Keza kişi bir “iç”e sahip olmalıdır ki ona düşebilsin.
    Özkan Gözel
    http://www.arkakapak.com/kendi-icine-dusmek/
  • Biz her gun tekrar ettigimiz seyiz.
    Aristoteles
  • Kitaplar arasında

    İbrahim TENEKECİ

    20 EKİM cumartesi (Köşe yazısı)
    Bu sene yayın dünyası için hayli meşakkatli geçiyor. Nedeni malum. Yine de kıymetli kitaplar birbiri ardına yayınlanıyor. Zahmet ile rahmet daima birdir, beraberdir.

    Masamın üstünde ve hemen yan rafta biriken eserler, emekler. Kimi okundu, kimi sırasını bekliyor. Ahmet Murat ne kadar haklı: Okunmayı bekleyen kitaplara bakıp heyecanlanan kişi gençtir, kederlenen ise artık değil.

    Okunan kitapların bir kısmını paylaşmak isterim.

    1977 doğumlu Ercan Yıldırım, külliyat oluşturma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Şimdiden on kitaba ulaştı bile. Son eseri Türkiye’nin Yeni Kültürü. (Pınar Yayınları, Eylül 2018) Kitap, büyük ölçüde kültürel iktidar meselesini işliyor. Yıldırım’ın ileriyi gören yazıları bize hep aynı kelimeyi hatırlatıyor: Basiret.

    Hüsrev Hatemi Hocamız seksen yaşında. Bütün şiirleri yeniden tek kitap haline geldi. (Ağustos Melâli, Dergâh Yayınları, Mayıs 2018) Melal, keder ve hüzün anlamına geliyor. Uygun bir kitap ismi olmuş. Hüsrev Hatemi, kültürümüzün tapu sicil muhafızı ve edebiyatımızın hafızasıdır. Ülkemizin yetmiş yıllık sosyal tarihini onun şiirleri üzerinden okumak mümkündür.

    Hasan Bozdaş, şiirlerini özenle takip ettiğim bir şair. İnşallah yürüyüşü uzun soluklu olur. Böyle bir yetenekten mahrum kalmak istemeyiz. İlk şiir kitabı güzel bir ayda Hece Yayınları’ndan çıktı: Adil Bir Akşam, Nisan 2018. Altını çizdiğimiz dizelerden iki tanesini buraya alalım: “Tanrılar büyüdü, gökdelen oldu.” (Sayfa 27) “Babam fıkıh okur, ben avukatlık yaparım.” (54)

    Ben Orda Yoktum, yılın ilk şiir kitaplarından biriydi. (Ebabil Yayınları, Ocak 2018.) Enes Talha Tüfekçi, yazdıklarının neye karşılık geldiğini bilen bir isim. Yetenekli ve bilgili. Tavır sahibi: “Hangi ara kabul ettik bu kadar sessizliği / Susmaktan taş olmuş bir kalbimiz var.”

    Ebabil Yayınları’nın edebiyat editörü Osman Özbahçe. Eray Sarıçam’ın aynı yayınevinden çıkan şiir kitabını da anmak isterim: Yüzüm Şimdi Cumhuriyet. Sadece bu dize bile yeter: “Korkmadım, dünya beni kabul etmez diye.” (Sayfa 29)

    Serap Kadıoğlu, Şiar dergisini yayına hazırlıyor. Eylül Biraz, onun ilk şiir kitabı. (Profil Kitap, Eylül 2018.) Kadıoğlu, modern insanın yalnızlığını yazıyor sanki. “Bilmiyorum selamdan niye ürker komşular.” (Sayfa 20) “Sokaklar dolusu yalnızlık bugün.” (24) “Her insan yalnız biraz.” (51) Galiba şehir hayatının en dokunaklı tarafı: Hep birlikte yalnızız.

    Zafer Acar, yazacaklarını merakla beklediğim şairlerden. Altıncı şiir kitabı Falan Filan, bu yılın birinci ayında çıkmıştı. (Usta Çırak Yayınları.) Şairimiz edebiyat yolculuğuna kendi imkânlarıyla devam ediyor. Şöyle: “Dobrayım ya hep tek başıma / Ama olsun anlamlı kaldım.” Zafer Acar, bu kitabında birçok yenilik deniyor. Bana kalanlardan birkaç örnek: “İnsanın kendi sıcaklığı gibisi yok.” (Sayfa 9) “Yaşlanıyorum galiba, boyum kısalıyor.” (10) “Eşyanın garantisi var da insanın yok.” (88)

    Özlem Albayrak, ilk yazılarından itibaren dikkatle takip ettiğim bir yazar. On yıllık gazete yazıları bir bütünlük oluşturacak şekilde seçilmiş. (Toplum Yazıları, Görüş, 2018.) Böylece zorlu şahitlik, değerli çaba ve esaslı duruş, iki kapak arasında toplanmış. Toplum Yazıları, ülkemizin on yıllık sosyal dönüşümüne yakından ve içerden bakıyor.

    Bu senenin kazanımlarından biri de Ketebe Kitap oldu. Kısa sürede doksan kitaplık bir toplama ulaştılar. Aykut Ertuğrul, Cemal Şakar, Elif Genç, Hasan Harmancı, İbrahim Karagül, İsmail Kılıçarslan, M. Fatih Andı, Mustafa Armağan, Özkan Gözel ve Süleyman Unutmaz, ilk aklıma gelen isimler. Editörlüğünü Bilal Kemikli’nin yaptığı Türkçeyi Kuranlar serisini de unutmamak gerekir.

    Duyuru mahiyetinde bile olsa, yazmamız gereken başka kitaplar da bulunuyor. Onları da ikinci yazıya ayıralım.

    Fethi Naci, “insan tükenmez” demişti. Şartlar ne kadar zorlu olursa olsun, insan varsa, edebiyat ve fikriyat da vardır.
  • Lisan(i.dil)gönl'ün (ii.dil)lisan olduğu,ona ayna olduğu ölçüde hakikatlidir,hakikidir.Yani lisan gönül'den neşet ettiği ölçüde hakikatlidir,hakikidir.(...)Dil bir vasıta değildir yalnızca,ama esasta bir vasattır!Içinde yaşadığımız,ikamet ettiğimiz,olduğumuz,dahası olgunlaştığımız bir vasat.Dolayısıyla yaşama,kend'olma maceramızda Hak-ikatı aradığımız,arayıp araştırdığımız ve ola ki bulduğumuz bir vasat.Ama aynı zamanda da hakikiliğini hakikate vasat olmaklığından alan bir vasıta!(...)Hakikatli öznenin ideali içi(gönül)dışı(lisan)bir öznedir ki hali konuştu mu gönül lisanıyla konuşmak ve eyledi mi doğruluk ve içtenlik üzere eylemektir.
  • Lisan(i.dil)gönl'ün (ii.dil)lisan olduğu,ona ayna olduğu ölçüde hakikatlidir,hakikidir.Yani lisan gönül'den neşet ettiği ölçüde hakikatlidir,hakikidir.(...)Dil bir vasıta değildir yalnızca,ama esasta bir vasattır!Içinde yaşadığımız,ikamet ettiğimiz,olduğumuz,dahası olgunlaştığımız bir vasat.Dolayısıyla yaşama,kend'olma maceramızda Hak-ikatı aradığımız,arayıp araştırdığımız ve ola ki bulduğumuz bir vasat.Ama aynı zamanda da hakikiliğini hakikate vasat olmaklığından alan bir vasıta!(...)Hakikatli öznenin ideali içi(gönül)dışı(lisan)bir öznedir ki hali konuştu mu gönül lisanıyla konuşmak ve eyledi mi doğruluk ve içtenlik üzere eylemektir.
  • Biz her gün tekrar ettiğimiz şeyiz.