Ferman sende, ama güzel yaşamak bizde:
Senden ayığız bu sarhoş halimizde.
Sen insan kanı içersin, biz üzüm kanı:
İnsaf be sultanım, kötülük hangimizde?
Hayat aynı anda akıyordu, üstelik aynı mekanda ama herkes farklı yaşıyordu gerçekleri, acıları, duyguları, düşünceleri... çünkü hayat, her bedende daima farklı akıyordu.
O gereksiz, kavgacı naralar İslam’ı gerçekten yaşamayanlarca atılır. İslam’ın savunulmaya ihtiyacı yoktur,şirk koşmaktır bu! İslam’ı yaşarsın,etrafındaki herkese örnek olacak bir zarafet ve kudrette yaşarsın, gerisi teferruattır. Ve İslam’ı yaşayabilmek için önce insan olmak gerektiğini anlamak lazım. Önce insan olacaksın, sonra Müslüman ya da Hristiyan ya da Yahudi... Tüm bu dinler, insana insanlığı öğretebilmek için sunulmuşlardır. Sen insan olmayı başarabilmek için doğduğunu anlamadıysan, hangi dine inandığının hiçbir anlamı yok. Çünkü din gidilen bir yoldur, varılan yer değil.