Her Kristin Hannah kitabı gibi bu kitap da bir harikaydı. Yazarla bir kaç aylık bir dönemde tanışmama rağmen tüm kitaplarını alıp okumayı kendime görev edindim desem yeridir. İşlediği konular ve konuları ele alış tarzı tam olarak kitaplardan beklentimi karşılayacak düzeyde.
Kitaba gelecek olursak aynı yerden yaralı Angie ve Lauren adlı iki kadının hayat hikayesini ve tabikii yolları kesiştikten sonra birbirleri üzerindeki etkilerini her iki karakterin ağzından da anlatıyor.
Angie hayatın ona getirdiği zorlukları işiyle ilgilenerek hatırlamamaya çalışan ama aynı zamanda aile kavramının onda uyandırdığı özleme de yenik düşen bir kadın. Lauren ise yaşı küçük olmasına rağmen hayatın ne demek olduğunu erken öğrenmek zorunda kalan ve genç yaşında harikalar yaratan bir kadın. Birbirlerini bulmaları onlara yaşadıkları acıları unutturmasa da kendi hayatlarına bakış açılarında değişim yaşatacağı kesin.
Kitabın bazı bölümlerinde yer yer ağlasam da beni en çok etkileyen kitabın son cümlesi oldu. Tüm kitap boyunca beklediğim tepkiyi okumak beni mutlu etse de bu kadar geç ama aslında bu kadar doğru bir zamanda cümlenin gelmesi beni çok daha fazla etkiledi. Kitabı kapatıp uzun süre etkisinden çıkmayı bekledim ama Kristin Hannah kitaplarında pek mümkün değil :).
Umarım okumak isteyenler için yardımcı olabilmişimdir. Şimdiden iyi okumalar. <3