‘’İnsanların toplumsallaşma biçimleri, onların doğalarını biçimlendirir. Örneğin, kadınlar bin yıllardır erkek egemen toplumlarda yaşayıp genellikle kendilerine biçilen rolleri içselleştirdikleri için, günümüzde kadın doğasından bahsederken sadece deforme edilmiş “yapay” bir olgu gözlemlenir ve buradan yola çıkarak yanlış genellemeler yapılır. Oysa kadın doğasının tüm potansiyelleriyle anlaşılabilmesi ancak kadınların farklı mesleklerde çalışmaya başlayıp kendilerini ifade yolları çeşitlendikten ve aile kurumu eşit bireylerin dostluğuna dayanan bir biçime büründükten sonra mümkün olabilir.’’
‘’Mutlu bir domuz olmaktansa, mutsuz bir insan olmak yeğdir; mutsuz bir Sokrates olmak da mutlu bir aptal olmaktan iyidir. Eğer aptal ya da domuz bundan farklı görüşteyse, bu onların sorunun sadece bir yanını bilmelerinden ileri gelir. Ötekiler ise her iki yanı da bilmektedir.’’
‘’Göze hoş görünüyor burası ama bir bütün olarak bakıldığında, bu gökkubbenin altında, gün ışığında israfın, kötü yönetimin, zorbalığın, borcun, ipoteğin, zulmün, açlığın, çıplaklığın ve acının üst üste yığıldığı bir kule aslında.’’