Sarı Yüz ilk sayfalarda gerçekten çok güçlü bir merak duygusu yaratıyor. Özellikle yayıncılık dünyasının rekabetçi ve karanlık tarafını göstermesi kitabı oldukça sürükleyici hale getiriyor. Ana karakterin yaptığı seçimler, yalanların giderek büyümesi ve sürekli yakalanma korkusu okuyucuyu hikâyenin içine çekiyor.
Fakat ilerleyen bölümlerde tempo biraz düşüyor. Başlarda hızlı akan olay örgüsü yerini daha uzun iç hesaplaşmalara ve tekrar eden gerilimlere bırakıyor. Bu yüzden bazı bölümlerde akıcılık ağırlaşıyor hissi oluşabiliyor. Yine de kitabın ele aldığı konular — başarı hırsı, sosyal medya baskısı, intihal, kimlik ve sektör içindeki ikiyüzlülük — oldukça dikkat çekici ve düşündürücü.
Genel olarak bakınca, yer yer temposu düşse de konusu ve verdiği rahatsız edici gerçeklik hissi sayesinde etkileyici bir kitap. Özellikle psikolojik gerilim ve edebiyat dünyasını anlatan hikâyeleri sevenler için okunmaya değer bir roman olmuş.