Kafamda oluşan onlarca soru işaretini giderecek güçlü bir final bekliyorum. Kapak tasarımı konseptinin doğa merkezli olması, ateş ve sudan sonra dengeyi bulacağımız hissini veriyor. Sabırsızlanıyorum!
Öncelikle ben bu kitaba çok geç kalmışım!!!
İnsanın "Keşke çok önceden okumuş olsaydım" diye hayıflanabileceği ender kitaplardan biri. Sözde büyük, özde küçüklerin başucu kitabı bu kitap.
(Mezuniyet arefesi hayat sorgulatır; incecik çocuk kitabından öyle dersler çıkarırsınız, öyle cümleleri kazırsınız ki beyninize sonunda şaşar kalırsınız.)
Hayat trafiğinde sıkışıp mı kaldınız? Açın, bu kitabı okuyun.
Daha önce okumuş muydunuz? Olsun, bakın bakalım aynı cümleler nasıl anlam değiştirecek!
Son olarak: Koyun çiçeği yemedi, yiyemez de! Çünkü Küçük Prens tekrar etmişti "Gülümden ben sorumluyum..." diye...
Fi'deki karakter betimlemeleri ve olay örgüsü öylesine duru bir şekilde aktarılmıştı ki, bu sayede Çi bir solukta okunabilir bir kitap olmuş.
Karakterlerin hepsinin şahsına münhasır tavırları, kitabın ayrı bir zenginliği. Hiçbir karakterin birbirleriyle kıyaslanamayacak kadar kendilerine özgün tutumlarda bulunduklarını gördüm. "Doğru - Yanlış" veya "İyi - Kötü" kavramlarına girmeden, her bir karakteri okurken bir şeyleri onların gözünden görebilme hissine kapıldım. Bu benim için iyi bir deneyim oldu diyebilirim.
Okuyacaklara önemli not : Son sayfayı okurken, Pi'yi dört gözle beklediğin hissine kapılacaksın!
Kapağındaki "Bu hikayenin sadece inanılmaz tarafları gerçektir." ibaresi, okuma öncesinde fazlasıyla merak uyandırıcı nitelikte olmakla birlikte, okuma esnasında kafa karıştıracak kadar da güçlü.
Karakterler başarılı bir şekilde betimlenmiş ve olay örgüsü oldukça özgün, bu nedenle bir solukta okunabiliyor.