Kalpte hâlâ bir şey yaşar, bir anı, bir şekilde bir yaşam amacı, insan birini tekrar görmek ister, bir şey daha söylemek ya da öğrenmek ister ve o anın geleceğini bilir ama sonra birden, gerçeği öğrenmek ve ona cevap vermek insanın beklemekle geçen yıllarda sandığı kadar önemli olmayıverir. Yavaş yavaş dünyayı anlar ve sonra ölür.
Kalplerimize bakıyoruz ve orada ne buluyoruz? Zamanın en fazla hafiflettiği ama için için yanmaya devam eden öfke. O hâlde neden dünyadan, insanlardan başka bir şey bekleyelim ki?