''her çoğul kavgada yerini buldu yaralı geçmişimiz
unutma özürlü hafızalarımız içimize aşk oldu, dışımıza kin, bizi küskünlükler bağladı, aşk ayırdı''

Hangi mal salak özürlü beyinsiz benim eşyamı --pardon burdaymış yaa

Hayat bir boş rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü
Eski günahlar dipdiri
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde kimliğim
Bağışlanmamı dilerim

A. Cahit Zarifoğlu

ACZ
Hayat bir boş rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü
Eski günahlar dipdiri
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde kimliğim
Bağışlanmamı dilerim

Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme..

Übeyde Gencal, bir alıntı ekledi.
18 May 00:01 · Kitabı okuyor

Sultan
Seçkin bir kimse değilim
ismimin baş harfleri acz tutuyor
Bağışlamanı dilerim

Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme

Hayat bir boş rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü
Eski günahlar dipdiri
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde kimliğim
Bağışlanmamı dilerim

Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme

Hayat boş geçti
Geri kalan korkulu
Her adımım dolu olsa
İşe yaramaz katında
Biliyorum
Bağışlanmamı diliyorum 

Şiirler, Cahit ZarifoğluŞiirler, Cahit Zarifoğlu

Hayat bir boş rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü
Eski günahlar dipdiri

Cahit Zarifoğlu

Gül, bir alıntı ekledi.
13 May 12:49 · Kitabı okuyor

Geçen ibadetler özürlü /eski günahlar dipdiri kırık dökük ibadetler arasında Cennet aradık devasa değilse günahlar azat olunmış saydik kendimizi cehennemden. Üstelik isminin baş harfi 'acz' tutmuyordu hiçbirimizin

Sermayem Yok Derdimden Başka, Serdar Tuncer (Sayfa 33)Sermayem Yok Derdimden Başka, Serdar Tuncer (Sayfa 33)
bhmflzf ( Mehmet ), bir alıntı ekledi.
12 May 19:28 · Kitabı okudu

SADECE baskı altında olanın özgürlüğe gerçekten ihtiyacı vardır. Yine de özgür oldukları an (ve özgürlükleriyle bunun olası sonuçlarını kıyaslayacak zekaya sahip olmaları koşuluyla), bu ihtiyaç değişir. Eski özgürlük arzusunun yerini, bağlı ve güvencede olmaya yönelik yoğun bir arzu eşliğinde bir korku duygusu alır. Yaşamın ilk yıllarında insan kesinlikle özgür değildir. Eriş­kin kurallarıyla çevrilidir ve sosyal işleyiş konusunda yolgösterici hiçbir deneyimi olmadığı için erişkinlere tam anlamıyla bağımlıdır. Sonuç olarak keskin bir özgürlük arzusu geliştirir ve ilk fırsatta içinde bulunduğu hapishaneden kaçmaya yönelik umutsuz bir ihtiyaç duyar. Ama özgür olduktan sonra (eğer aptalsa, ki kadınlar ap­taldır), özgürlüğüyle mutlu olacak ve bunu korumaya çalışa­caktır. Zeka özürlü insan soyut düşünme becerisinden yoksun olduğu için, bildiği topraklardan ayrılmaya kesinlikle ihtiyaç duymayacak ve sonuçta varoluşunun tehlikeye düşebilece­ğinden kesinlikle korkmayacaktır. Ölümden korkmaz, çünkü ölümü hayal edemez. Hatta yaşamda bir anlam veya neden bulma ihtiyacı bile yoktur: kendi arzuları kendi kişisel konforu­na göre giderilir, bu da yaşamak için yeterli bir gerekçe oluşturur. Din ihtiyacı bile düşük zekalı bir insan için nispeten bilinmez bir şeydir ve böyle bir ihtiyaç ortaya çıksa bile kolayca giderilir. Aptal olan herkesin kendine hayran olma konusunda sonsuz bir kapasitesi vardır. Bir kadın Tanrı'ya inanmaya karar verirse bunun tek bir nedeni vardır: cennete gitmek ister. Her şey bir yana, cenneti kolayca ona ayarlayabilecek olan Tanrı da başka bir erkek değil mi ki?

Kölenin Mutluluğu, Esther Vilar (Sayfa 37 - Öteki Yayınevi)Kölenin Mutluluğu, Esther Vilar (Sayfa 37 - Öteki Yayınevi)