Aşık olmak çok yoğun ruhsal bir haldir. Kontrolü bırakmaya zorlayarak koşulsuz sevmemizi, bağışlamamızı kolaylaştırarak üst benliğimizle temasa geçmemizi sağlar. Cennetin yeryüzüne inmesi demektir, erken yaşlardan hatırladığımız veya aradığımız kucağı sunar. Başka bir âlem, karşı durulmaz bir güç, zamanın durduğu, egonun kontrolü dışında bir şeylerin harekete geçtiği hissi ilahi olanın işaretidir.
Aşkın heyecanını, gözümüze perde inmeden ve kendimizi hayal kırıklığına mahkûm etmeden yaşayabiliriz. Aradaki farkı nasıl bileceğiz? Sağlıklı ilişkilerde dayanışma, sağlıksız ilişkilerdeyse bağımlılık veya baskı vardır. Sahte kablonun elektriği şoka sebep olur. Gerçek kablodan geçen elektrikse sabit akımdır. Şok bizi tüketir. Sabit bir akımsa içimizden akmaya devam eder.
Heyecan verici ilişkimizin özel olduğuna canı gönülden inanıyor olabiliriz. “Hiç böyle hissetmemiştim”, “Hiç böyle sevişmemiştim”, “Aramızda güçlü bir bağ var”, “Ailem gibisin ve asla ayrılmayacağız” ya da şimdilerin moda deyimiyle “Daha önce bir yaşamda birlikteymişiz” deriz. Bütün bunların “İşte bu gerçek aşk, sakın kaybetme” diyen işaretler olduğunu sanarız. İşin aslı bu tür duygular bize dikkatli olmamızı ve kestirmelere sapmadan ne üzerinde çalışmamız gerektiğini söyleyen uyarılardır.