Yaşamın tüm günlerini bir kitabın sayfaları farz et. Her sayfasında aşk olurdu elbette ama insan önce ailesine aşık olur ve okunacak en güzel kitap ailedir.
Umut, bir topun peşinde koşup oynayan çocukların, akşamları "Baba, bana çikolata aldın mı?" diyerek gözlerinin içine bakarken gözlerinden saçtığı ışıktır. Mutsuzluk ise işten eve yorgun argın dönen babaların, çocuklarının gözlerindeki umudu istemeden kırarak "Unuttum." demesidir.
İnsan ilgiye ihtiyaç duyar mı? Duyuyorsa da bu acizlik midir? Dünya bir ömürlük kafes, insan kafesin içindekli kuşsa; ilgiyle sevilmeyen kuş, ölüm için yalvarmaz mı?
Çocukluğu acılar içinde geçen, genç yaşta evsiz kalıp uyuşturucu batağına düşen, en sonunda da cinayetten yargılanacak cezaevine düşen bir kadın:Hasret Kurtuluş
Sevgi dolu bir ailede büyüyen, bir dediği iki edilmeyen, ufacık dertlerini dert sayıp şımarıklık yapan Psikolog Efe.
Ve onların cezaevinde kesişen yolları...
İlk görüşmeden itibaren ikisi arasında doğan yakınlık... Hasret'le tanışınca anlar aslında Efe aslında hayatının ne kadar kolay olduğunu, aslolanın birilerine yardımcı olabilmek, iyilik yapabilmek olduğunu..
Peki Efe, Hasret için neler yapabildi?
Yaşanmış hayat hikayeleri beni her zaman etkilemiştir. Çünkü o hayatlardan çıkarmam gereken dersler olduğunu, hayatta şükredecek ne kadar çok şeyim olduğunu, bazen nefes alabilmenin bile lütuf olduğunu anlarım o kitaplarda. #yanlışhayatdoğruyaşanmaz da benim için öyle bir kitap oldu. Altını çizdiğim, üzerinde düşündüğüm birçok satır vardı.
Gerçek hayat hikayelerini okumayı seviyorsanız mutlaka bakın derim.