Özlem Ekici'nin Kapak Resmi
Özlem Ekici beğendi. 01 Eyl 19:25
Yasemin A., Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens'i inceledi.
13 Tem 18:07 · Kitabı okudu · 17 günde · 7/10 puan

Bu kitabı okumaya karar verdiyseniz ve üstüne biraz araştırma yaptıysanız, genel olarak belirli tabulara sahip olan kişilerin kitabı okumaması hakkındaki yorumlara rastlamışsınızdır.

Kitabın konusu; özetle insanın dünya üzerinde nerden nereye geldiğini ve bundan sonraki akıbetini konu alıyor.
Londra Doğa Tarihi Müzesi’ni gezme şansını yakalamış; Charles Darwin’in çalışmaları ve bulmuş olduğu kalıntıları görmüş biri olarak, kitabın ilk 100 sayfasını ilgiyle okudum. Evrimleşme sürecini bilimsel olmasının yanı sıra yalın bir dille anlatmış.

Kitapta, insanoğlunun yerleşik hayata geçişiyle birlikte ihtiyaçlarının, beklentilerinin ve yaşam standartlarının değişimi uzun uzadıya anlatılıyor. Buğday hakkında birçok çarpıcı gerçeği açıklıyor. Vejetaryen olmaya yatkınsanız muhtemelen bu kitabı okuduktan sonra kesinlikle vejetaryen olma kararı verirsiniz. Çünkü, insanoğlunun tüm doğayı nasıl kendi çıkarları için telef ettiğini tane tane yazmış. Aşağıda yer alan animasyonu aylar önce izlemiştim. Bu kitabı okuyunca o animasyon canlandı gözümde. Animasyonu https://goo.gl/dDhX1e linkten izleyebilirsiniz.

Paranın hayatımıza girmesini konu aldığı bölümler ve paranın hayatımıza katmış olduğu kredi, banka konularının ele alındığı bölümleri okurken biraz sıkıldığımı itiraf edebilirim. Seneler önce okuduğum ders kitaplarımı hatırlattı bana. Tabii konuya aşina olmayan kişiler için güzel bir bilgi aktarımı olmuş.

Kitabın ilk 300 sayfası hep bizden önce yaşananları konu almış. Aman canım geçmiş, geçmişte kalmıştır diyorsanız ve okuduklarınız sizi etkilemediyse son 100 sayfayı daha dikkatli okumanızı tavsiye ederim.
İnsanoğlunun şu anda yaşadığı içsel kaosu ve geleceğinin belirsizliği var son 100 sayfada. İnsanın Siborglara dönüşümü hakkında enteresan bilgilere yer verilmiş. İnsan ırkının tamamen değişeceği ve Siborgların artık insan değil, hatta organik bile değil, tamamen farklı bir şeye dönüşebileceğinin sinyaller veriyor.
Gılgamış Destanı’ndaki ölümsüzlüğe duyulan özleme, Aldous Huxley’in Cesur Yeni Dünya’sında yer alan mutluluğun en üst düzeyde olmasına ve George Orwell’in 1984’ün ünlü “Büyük Birader”inden de bahsetmiş olması hoşuma gitti. Yazar Frankenstein’in kehanetine de yer vermiş kitapta. Şimdilerde aslında üzerinde kafa patlatılan dijital keşiflerin ve robot üzerine yoğunlaşan çalışmaların belkide insan ırkının sonu getirebileceğini anlatmış. İnsanlığın sadece gelişebilmek adına soylarını tükettiği bir çok canlı türü ile aynı kaderi paylaşabileceği gerçeği var. Bunlar çok ürkütücü gerçekler değil mi?

Bu kitabı okumadan önce Gılgamış Destanı’nı, Dr. Frankenstein’i, Cesur yeni Dünya’yı ve 1984’ü okumanızı tavsiye ederim. Hepsi birbirinden değerli kitaplardır.

Matrix filminin ünlü bir sahnesi vardır. Morpheus elinde iki hap ile Neo bir seçim şansı verir ve şöyle der; "Mavi hapı seçersen hiçbir şey hatırlamazsın, yatağında uyanırsın ve istediğin her ne ise ona inanırsın. Kırmızı hapı seçersen, sana gerçekleri gösteririm. “

Ben mavi hapı seçiyorum derseniz, kitabı okumak sizin için tam anlamıyla bir zaman kaybı olmasının yanı sıra işkenceye dönüşebilir. Fakat ben meraklıyım ve kırmızı hapı seçiyorum derseniz, kitaptan oldukça keyif alacağınızı söyleyebilirim.

Özlem Ekici beğendi. 01 Eyl 19:24
NigRa, Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens'i inceledi.
01 Şub 12:59 · Kitabı okudu · 25 günde · Beğendi · 10/10 puan

İncelememe başlarken kitabı okumaya karar verirseniz tüm ön yargılarınızı ve bağlılıklarınızı bir kenara bırakıp kitaba öyle başlamanızı tavsiye ederim. Eğer din,ırk ve millet kategorileri sizin için birer tabuysa bu kitap sizi rahatsız edecek içeriğe sahip nitelikte.

Kitap çok çarpıcı ve sarsıcı olmasına rağmen,o kadar anlaşılır ve sade bir dil kullanılmış ki su gibi akıp gidiyor satırlar. Çok yazılmış zaten fakat kırmızı kalemle altını çizmek gibi olsun diye bir kere de ben yazayım. Kitap bu alanda bilgi sahibi olan olmayan herkesin anlayabileceği bir kitap. Eleştirel bir kitap olduğuna dair okuduğum yorumlara ise katılmıyorum, zira yazar kişisel görüşünü katmadan,kırmadan,incitmeden yazmış.Başta tabu dediğim konulara sert bir şekilde,kibirli ve rahatsız edecek biçimde değinmek yerine çok naif bir şekilde tane tane anlatmış. Sanki kimseyi kızdırmak istememiş de tersine gerçeği herkese göstermek istemiş.

Kitapta ilerledikçe kendimizi ne kadar önemsediğimizi daha şiddetle fark ettim. Sonuçta koca evrende önemsiz bir tür olarak ortaya çıkıp, hayal gücümüz sayesinde baskın tür haline dönüşen, türleri yok eden,türlerin günümüze dek devam etmesine sebep olan,koca evrende Dünya dediğimiz küçük noktada yaşayıp Tanrıcılık oynayan,hala kendimizi tek sanan kibirli hayvanlarız.

Gözümüzde devasa öneme sahip ne varsa tek tek önemsiz hale geliyor okudukça. Kitapla ilgili sevdiğim şeylerden birisi de önce sorgulamamıza öncülük edip sonra soruların cevaplarını tüm açıklığıyla aktarması. Bu konuda gerçek bu şekilde öyleyse siz diğer türlüye inanmayı bırakın demiyor asla. Seçimi bize bırakıyor, dilerseniz tüm bu sunduğum kanıtları bir kenara atıp görmezden gelerek bunca zaman inandıklarınızla yaşamaya devam edebilirsiniz demek istiyor gibi. Bilmemek bazılarımız için mutluluk olabilir.

Son kısımlardaki gelecek öngörüleri gerçekten ürkütücüydü. Kitabı okumaya başladığım zamanlarda "Black Mirror" dizisini izlemeye başlamıştım. Bilen vardır mutlaka dizide de gelecekte teknolojinin epey ilerlediği zamanlardan rahatsız edici bölümler izlersiniz. Birçok bölümü "Böyle bir şey olsa ne olur?" sorusunu sormanıza ve korkutucu hissetmenize neden olur. Kitaptaki gelecek varsayımları da aynı bu hissi verdi bana. Özellikle gelişmişlik ve mutluluk ilişkisine değinildiği kısımlar.

Bilim,mühendislik ve teknoloji çalışmalarıyla ileride şuanda bize imkansız gelen pek çok şeyi çözümleyebiliriz belki; fakat şahsi görüşüm bu teknolojilerin insanlar arasındaki uçurumu daha da açacağı yönünde.Muhtemelen Genetik Mühendisliği'nin nimetlerinden her Homo Sapiens yaralanamayacak,çünkü herkesin maddi gücü şuan olduğu gibi gelecekte de aynı düzeyde olmayacak ve Homo Sapiens'ten daha üst bir türe evrimleşme sürecinde daha mutsuz,yüksek ayrımcılığın hakim sürdüğü belki de kaosun hakim olduğu bir ortam bizi bekliyor olacak. Son yıllarda epey gözde hale gelen distopik kurgularda bahsedilen sınıflara ayrılmış bir düzen belki de hayal değil.

Bu mükemmel kitabı okursanız pek çok olaya farklı açılardan bakmaya başlarsınız,ama ben baktığım pencerenin önünde iyiyim,bana dokunmayın derseniz yavaşça o kitabı yere bırakın. İncelememi kitaptaki şu güzel alıntıyla bitirmek istiyorum.

"Gelecek belirsizdir ve şu son birkaç sayfadaki öngörülerin eksiksiz gerçekleşmesi gerçekten çok şaşırtıcı olur. Tarih bize, hemen önümüzde duruyor gibi görünen şeylerin öngörülmeyen engeller yüzünden gerçekleşemeyebileceğini ve onların yerine bambaşka, hayal bile edilemeyen senaryoların devreye girebileceğini öğretmiştir. Bizden cevap bekleyen en önemli soru, "Neye dönüşmek istiyoruz?" değil, "Neyi istemek istiyoruz?"dur."

Özlem Ekici beğendi. 01 Eyl 19:24

Bu kitabı okumanızı tavsiye etmiyorum. Bir şeylerin farkında olmadan yaşamak bazen hepsinden daha güzel. Zira bu kitabı okuduktan sonra hayatınıza eskisi gibi devam edemeyeceksiniz. Çünkü zihninizde şimdiye kadar hiç oluşmamış sorular oluşacak ve kendinizi derin bir boşlukta bulacaksınız. Evet bu kadar iddialı bir kitap kendisi.

Kismet Parpar bir yorumu yanıtladı.
Özlem Ekici, Cerrah'ı inceledi.
01 Ağu 13:54 · Kitabı okudu · 4 günde · 10/10 puan

Kesinlikle bu romanıyla Tess Gerritsen'e tutuldum. Uzunca bir süre de onun romanlarını okuyacağım. Şimdi seri dışından bir kitapla devam etmeyi düşünsem de en kısa sürede bu seriye devam edeceğim. Kitaptaki olay yeri betimlemeleri ve duyulan korkuyu hissettirmede şu ana kadar okuduğum bu türün romancıları arasında en iyisiydi.

Kismet Parpar yorumladı.
Özlem Ekici, Cerrah'ı inceledi.
01 Ağu 13:54 · Kitabı okudu · 4 günde · 10/10 puan

Kesinlikle bu romanıyla Tess Gerritsen'e tutuldum. Uzunca bir süre de onun romanlarını okuyacağım. Şimdi seri dışından bir kitapla devam etmeyi düşünsem de en kısa sürede bu seriye devam edeceğim. Kitaptaki olay yeri betimlemeleri ve duyulan korkuyu hissettirmede şu ana kadar okuduğum bu türün romancıları arasında en iyisiydi.

Özlem Ekici beğendi. 05 Ağu 23:45
Esra, bir alıntı ekledi.
05 Ağu 23:40 · Kitabı okudu

Yeryüzünde, algımızın tekdüzeleştirdiği bütün memleketler arasında farklılıklar âlemi mevcut olmadığından, yüksek sosyetede bulunması zaten mümkün değildir. Ayrıca herhangi bir yerde mevcut mudur? Vinteuil'ün yedilisi sanki bana farklılıklar âleminin mevcut olduğunu söylemişti. Ama nerede?

Mahpus, Marcel Proust (Sayfa 268)Mahpus, Marcel Proust (Sayfa 268)
Özlem Ekici beğendi. 05 Ağu 23:44
Hasan cetin, bir alıntı ekledi.
05 Ağu 23:40 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Tam şu sirada bizi tehdit eden iki korkunç hastalik var: insandan derin bir tiskinme! Insana derin bir acima!...

Aforizmalar, Friedrich Wilhelm NietzscheAforizmalar, Friedrich Wilhelm Nietzsche
Özlem Ekici beğendi. 05 Ağu 23:44
Kitap Canavarı, Cinder'i inceledi.
05 Ağu 23:41 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Cinder "Kül Kedisi" masalının modern hayata uyarlanmış şekli ve gerçek halinden daha güzel olduğunu söyleyebilirim. Aksiyon daha çok son 150-200 sayfasında olsa bile çok akıcı bir kitaptı. Arada biraz üzülsem bile kitabı çok sevdim.

Özlem Ekici beğendi. 05 Ağu 23:44

Popüler kültürün önümüze dayattıklarının dışında da güzellikler olduğunu farkına varanlar için ;
http://www.fakirane.org

Özlem Ekici beğendi. 05 Ağu 23:42
Mehmet Reşit, bir alıntı ekledi.
05 Ağu 23:36 · İnceledi · Puan vermedi

Balzac
Kahramanları da tıpkı onun gibidir. Hepsinde dünyayı fethetme arzusu vardır. Bir benmerkezcil kuvvet onları taşradan, vatanlarından alıp Paris'e sürükler. Onların muharebe alanları orasıdır.

Üç Büyük Usta: Balzac, Dickens, Dostoyevski, Stefan ZweigÜç Büyük Usta: Balzac, Dickens, Dostoyevski, Stefan Zweig
Özlem Ekici beğendi. 05 Ağu 23:42
Zafer, bir alıntı ekledi.
05 Ağu 23:39 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Cennete gitmek istedim otostopla,
Cinnete kadardı tüm yollar oysa,
Tüm hayatı okşamak istedim kedilerin şahsında
Tüm sarı, tüm kara, tüm yumuşak.
İlk sevgilimle bir kilisenin bahçesinde buluşurduk,
Bir mezarlıkta öpüştük ilk defa,
Rengarenk boncuklar saçılmıştı benden her tarafa,
Kapkaraydı ama toprak.
Binlerce ruhu taciz etmiş bir ilk aşk
Tanrım sorarım sana neye yarar?
İpek yolunda ipektim o zaman
Baharat yolunda baharat.
Aşk kırmızı atlastı,
Ten Greenwich başlangıç meridyeni
Yağmur yağardı, durmadan yağmur
Coğrafyadan da anlarım, hadi alkışlayın!
Keşke aşk şiiri yazsam
Ne güzel,
Aktarlara tarçın diye satardım
Ticareti de öğrendim bakın,
Hadi alkışlayın.

Ah'lar Ağacı, Didem MadakAh'lar Ağacı, Didem Madak
Özlem Ekici beğendi. 01 Ağu 01:04
ilknur güzelbaba, bir alıntı ekledi.
01 Ağu 00:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Batı'da yaşamasına rağmen bir Doğulu olan, üstelik Kürtçe gibi dünyayla iletişim konusunda ciddi sorunlar yaşayan bir dille yazan bir yazar, bir Batılı olan ve Batı edebiyatı ve uygar­lığının en temel eserlerinden olan Mimesis'i yazmış bir filolo­ğun hayat öyküsünü niçin bir roman haline getirmek ister? Bu roman projesiyle ilgili çalıştığım dönemde kimi gördüysem,
açık ya da kapalı, bana bu soruyu sordu. Benimle ne ilgisi var­dı? Oysa çok ilgiliydi, eğer gerçek anlamda Goethe'nin dünya edebiyatı hayaline inanıyorsak bir Doğuluyla bir Batılı yazar arasındaki ilişki önemli olabilir.

Ölüm Meleğiyle Randevu, Mehmed Uzun (Sayfa 21 - İthaki Yayınları)Ölüm Meleğiyle Randevu, Mehmed Uzun (Sayfa 21 - İthaki Yayınları)
Özlem Ekici beğendi. 01 Ağu 01:04

Sağlığında hiçbir kitabı yayınlanmayan Yahya Kemal Beyatlı'nın vefatından sonra merhum Nihad Sami Banarlı, şairin sağlığındaki düşüncelerinin ışığında eserlerini okuyuculara kazandırmıştır. Bu kaynak dahilinde Kazım Yetiş bu şiirleri Kendi Gök Kubbemiz, Yıl Düşüncesi, Vuslat olmak üzere üç ana grup altında sunmuştur.