Özlem Ekici'nin Kapak Resmi
Özlem Ekici tekrar paylaştı. 22 Mar 00:52
Nurhan Işkın, bir alıntı ekledi.
21 Mar 23:22 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Zaten dünyanın hangi köşesinde huzur kaldı ki...

Huzursuzluk, Zülfü Livaneli (Sayfa 125)Huzursuzluk, Zülfü Livaneli (Sayfa 125)
Özlem Ekici tekrar paylaştı. 21 Mar 10:50
Özgür Şafak, bir alıntı ekledi.
21 Mar 10:32 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Hak ettiği için aşık olunmaz bir insana...

Oblomov, İvan Gonçarov (Sayfa 516 - İletişim Yayınları)Oblomov, İvan Gonçarov (Sayfa 516 - İletişim Yayınları)
Özlem Ekici, bir alıntı ekledi.
19 Mar 14:56 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Yüreğimizi neden dinlemeliyiz?" diye sordu, mola verdikleri akşam.
"Çünkü yüreğin neredeyse hazinen de oradadır."
"Yüreğim sıkıntılı, çalkantılı," dedi delikanlı. "Düşler görüyor, heyecanlanıyor ve bir çöl kızına âşık. Bana bir yığın şey soruyor, çöl kızını düşündüğüm zaman, geceler ve gündüzler boyu beni uykusuz bırakıyor."
"Ne âlâ! Demek ki yüreğin canlı. Onun söylediklerini dinlemeye devam et."

Simyacı, Paulo Coelho (Sayfa 151)Simyacı, Paulo Coelho (Sayfa 151)
Özlem Ekici, bir alıntı ekledi.
19 Mar 14:55 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kimse bilinmezden korkmamalı, çünkü herkes istediği ve ihtiyaç duyduğu şeyi ele geçirebilir.

Simyacı, Paulo Coelho (Sayfa 97)Simyacı, Paulo Coelho (Sayfa 97)

Sedef Çiçeği
Mahkeme salonunda, seksen yaşlarındaki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı. Adam inatçı bakışlarla, suskun ninenin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözlerini ve bıkkın bakışlarını süzüyordu. Hakim tok sesiyle, yaşlı kadına:
"Anlat teyze, neden boşanmak istiyorsun?"
Yaşlı kadın, derin bir nefes çektikten sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp, kısılmış sesiyle konuşmaya başladı.
"Bu herif yetti gayri, 50 yıldır bezdirdi hayattan..."
Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu, mahkeme salonunda... Sessizlik, bu tür haberleri her gün manşet yapan gazetecilerden birinin flaşıyla bozuldu. Kim bilir nasıl bir manşet atacaklardı, yaşanmış 50 yılın ardından? Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı... Kadın neler diyecekti ? Herkes, onu dinliyordu. Yaşlı kadının gözleri doldu ve devam etti: "Bizim bir sedef çiçeği vardı çok sevdiğim... O bilmez... 50 yıl önceydi .... O çiçeği bana verdiği çiçekler arasından kopardığım bir yaprağı tohumlamıştım, öyle büyüttüm. Yavrumuz olmadı onları yavrum bildim. Bir süre sonra çiçek kurumaya başladı. O zaman adak adadım. Her gece güneş açmadan önce, bir tas suyla sulayacağım onu diye... İyi gelirmiş derlerdi. 50 yıl oldu, bu herif bir gece kalkıp bir kerede bu çiçeği ben sulayayım demedi. Taa ki geçen geceye kadar...O gece takatim kesilmiş uyuyakalmışım... Ben, böyle bir adamla 50 yıl geçirdim. Hayatımı, umudumu, her şeyimi verdim. Ondan hiç bir şey görmedim. Bir kerecik olsun, benim bildiğim görevlerden birisini yapmasını bekledim. Onsuz daha iyiyim, yemin ederim."
Hakim yaşlı adama dönerek; "Diyeceğin bir şey var mi, baba?" dedi.
Yaşlı adam bastonla zor yürüdüğü kürsüye, o ana kadar suçlanmış olmanın utangaçlığını hissettiren yüz ifadesiyle, hakime yöneldi. Tane tane konuştu :
"Askerliğimi Reisicumhur köşkünde bahçıvan olarak yaptım. O bahçenin, görkemli görünümüyle büyümesi için emeklerimi verdim. Fadime'mi de orada tanıdım. Sedefleri de... Ona en güzel çiçeklerden buketler verdim. İlk evlendiğimiz günlerin birinde, boyun ağrısı nedeniyle, onu hekime götürdüm. Hekim çok uzun süre uyanmadan yatarsa; boynundaki kireç sertleşir, kötüleşir dedi. Her gece uykusunu bölüp uyansın, gezinsin dedi. Hekimi pek dinlemedi bizim hatun... Lafım geçmedi... O günlerde, tesadüf, bu çiçek kurumaya yüz tuttu. Ben ona: "Gece çiçek sularsan geçer dedim. Adak dilettim... Her gece onu uyandırdım ve onu seyrettim. O sevdiğim kadını, yavrusu bildiği çiçekleri sularken seyrettim. Her gece, o çiçek ben oldum sanki..." dedi adam. O yaştaki bir adamdan beklenmeyecek ifadelerle...
"Her gece, o yattıktan sonra uyandım. Saksıdaki suyu boşalttım. Sedef, gece sulanmayı sevmez, hakim bey... Geçen gece de... Yaşlılık... Ben de uyanamadım. Uyandıramadım... Çiçek susuz kalırdı ama kadınımın boynu yine azabilirdi. Suçlandım... Sesimi çıkartamadım..."

Kaynak: http://levlaninnotdefteri.blogspot.com.tr/2017/01/sedef-cicegi.html

Özlem Ekici, bir alıntı ekledi.
19 Mar 14:56 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Arkada bıraktığın şeyleri düşünme," dedi Simyacı, atlarıyla çölün kumlarında ilerlerken. Her şey Evrenin Ruhu'na kazınmıştır ve ebediyen orada kalacaktır.
"İnsanlar gitmekten çok geri dönüşü hayal ediyorlar," dedi, çölün sessizliğine -yeniden- alışmış olan delikanlı.
"Bulduğun şey, saf maddeden yapılmışsa hiçbir zaman çürümeyecektir. Ve oraya bir gün geri döneceksin. Bir yıldız patlaması gibi bir anlık ışıktan başka bir şey değilse o zaman geri dönüşünde hiçbir şey bulamayacaksın. Gene de en azından bir ışık patlaması görmüş olacaksın. Yalnızca bu bile, yaşamış olmanın zahmetine değer."

Simyacı, Paulo Coelho (Sayfa 147)Simyacı, Paulo Coelho (Sayfa 147)
Özlem Ekici, bir alıntı ekledi.
19 Mar 14:55 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Yaşıyorum," dedi delikanlıya, "aysız ve kamp ateşsiz bir gece,"hurma yerken. "Ve bir şey yerken yemekten başka bir şey düşünmem. Yürüdüğüm zaman da yürüyeceğim, hepsi bu. Savaşmak zorunda kalırsam, ölüm şu gün ya da bu gün gelmiş vız gelir tırıs gider. Çünkü ben ne geçmişte, ne de gelecekte yaşıyorum. Benim yalnızca şimdim var ve beni sadece o ilgilendirir. Her zaman şimdide yaşamayı başarabilirsen mutlu bir insan olursun. Çölde hayat olduğunu, gökyüzünde yıldızlar olduğunu ve insan hayatının özünde bulunduğu için kabile muhariplerinin savaştığını anlayacaksın. O zaman hayat bir bayram, bir şenlik olacak; çünkü hayat, yaşamakta olduğumuz andan ibarettir ve sadece budur."

Simyacı, Paulo Coelho (Sayfa 106)Simyacı, Paulo Coelho (Sayfa 106)
Özlem Ekici, bir alıntı ekledi.
19 Mar 14:43 · Kitabı okudu · 10/10 puan

İnsan birine onu sevmediğini söyleyebilir, ama başkasının kendisini sevip sevmediğine karar vermek?

Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şöförü, Etgar Keret (Sayfa 51)Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şöförü, Etgar Keret (Sayfa 51)
Özlem Ekici, bir alıntı ekledi.
19 Mar 14:55 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ama şimdi önemli bir şeyi anlıyordu: Bir şeye karar vermek, başlangıçtan başka bir şey değildir. İnsan bir şeye karar verdiği zaman, karar verdiği sırada hiç öngörmediği, düşünde bile aklına gelmeyen bir yöne doğru, şiddetli bir akıntıya kapılıp gidiyordu.

Simyacı, Paulo Coelho (Sayfa 88)Simyacı, Paulo Coelho (Sayfa 88)
Özlem Ekici, bir alıntı ekledi.
10 Mar 15:39 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"...Öyle ki o günkü şartlarda duyduğum heyecanın seni de heyecanlandırması mümkün olmazdı. Ama önemli olan o değildi. Mesele inatçı ve önyargılı oluşun yüzünden bir çocuğa sürekli yaşattığın derin hayal kırıklıklarıydı. "

Babaya Mektup, Franz KafkaBabaya Mektup, Franz Kafka
Özlem Ekici, bir alıntı ekledi.
19 Mar 14:57 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Yüreğine, acı korkusunun, acının kendisinden de kötü bir şey olduğunu söyle. Düşlerinin peşinde olduğu sürece hiçbir yürek kesinlikle acı çekmez. Çünkü araştırmanın her anı, Tanrı ve Sonsuzluk ile karşılaşma anıdır."

Simyacı, Paulo Coelho (Sayfa 153)Simyacı, Paulo Coelho (Sayfa 153)
Özlem Ekici, bir alıntı ekledi.
19 Mar 14:43 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Ev yemeği gibisi yoktur. İzahı güç, ama özel bir şey söz konusudur, bir duygu. Miden bunun parası ödenmiş bir yemek olmadığını, sevgiyle pişirildiğini bilir sanki.

Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şöförü, Etgar Keret (Sayfa 107)Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şöförü, Etgar Keret (Sayfa 107)
Özlem Ekici tekrar paylaştı. 19 Mar 15:46
Yasemin A., bir alıntı ekledi.
19 Mar 15:43 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

İnsanlar ırmaklar gibidir: Hepsinde su aynı sudur, her yerde birbirinin aynıdır, ama bir ırmak dar, hızlı, geniş, sakin, temiz, soğuk, bulanık, ılık olabilir. Her insan içinde tüm insan özelliklerinin ilk belirtilerini taşır ve zaman zaman bu belirtilerin bazılarını, zaman zaman da diğerlerini gösterir, sık sık da her şeyiyle aynı kaldığı halde kendine hiç benzemeyen bir insan olur.

Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 247 - e kitap)Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 247 - e kitap)