• https://lmgncy.blogspot.com/...amuk-seker-agac.html

    Pamuk Şeker Ağacı da varmış meğerse... Kadim dostuma ithafen kaleme aldığım kısa öykümü okumadınız mı yoksa?

    Sağlık, huzur, sevgi, mutluluk ve keyifli okumalar dilerim...
  • Kitap Listesi:

    *Gılgamış Destanı

    *HOMEROS
    İlyada Destanı
    Odysseia Destanı

    *Binbir Gece Masalları

    *HERODOTOS
    Tarih

    *DANTE
    Yeni Dünya
    İlahi Komedya

    *TOLSTOY
    İnsan Ne ile Yaşar
    Diriliş
    İvan İlyiç'in Ölümü
    Kreutzer Sonat
    Savaş ve Barış
    Anna Karenina

    *DOSTOYEVSKİ
    İnsancıklar
    Ezilenler
    Kumarbaz
    Delikanlı
    Budala
    Yeraltından Notlar
    Suç ve ceza
    Karamazov Kardeşler

    *ROBERT MUSİL
    Niteliksiz Adam

    *JACK LONDON
    Martin Eden
    Vahşetin Çağrısı
    Beyaz Diş
    Demir Ölçe

    *STENDHAL
    Kırmızı ve Siyah
    Parma Manastırı

    *DAN BROWN
    Da Vinci Şifresi
    Dijital Kale
    Melekler ve Şeytanlar
    Cehennem


    *BORGES
    Kum Kitabı
    Alef
    Yedi Gece

    *CHARLES DİCKENS
    İki Şehrin Hikayesi
    Oliver Twist
    Kasvetli Ev
    Büyük Umutlar
    Müşterek Dostumuz

    *GORKİ
    Ana
    Artamonov Ailesi

    *BALZAC
    Vadideki Zambak
    Goriot Baba
    Eugénie Grandet

    *MİLAN KUNDERA
    Varolamanın Dayanılmaz Hafifliğ
    Gülüşün ve Unutuşun Kitabı

    *ROBERT LOUİS STEVENSON
    Define Adası
    Dr jekyll ve bay Hyde
    Kara Ok

    *NİKOS KAZANCAKİS
    Zorba
    Günaha son çağrı

    *VASCONCELOS
    1-Şeker Portakalı

    *JACGUES ROUSSEAU
    Toplum Sözleşmesi
    İtiraflar


    *GUİN
    Mülksüzler
    Yerdeniz Üçlemesi

    *JOSEPH CONRAD
    Nostromo
    Karanlığın Yüreği

    *ALEXANDRE DUMAS (baba DUMAS)
    Monte Kristo Kontu (Alexandre Dumas)
    Üç Silahşörler (Alexandre Dumas)
    *ALEXANDRE DUMAS (Oğul DUMAS)
    Kamelyalı Kadın

    *VİCTOR HUGO
    Notre Dame'ın Kamburu
    Sefiller
    İdam Mahkumunun Son Günü

    *GOGOL
    Ölü Canlar
    Palto
    Bir Delinin Hatıra Defteri

    *THOMAS HARDY
    Kaybolan Masumiyet (Thomas Hardy) (Tess ismiyle de çevirisi bulunuyor)
    Çılgın Kalabalıktan Uzak
    Adsız Sansız Bir Jude


    *HENRY FİELDİNG
    Tom Jones (Henry Fielding): İlk basımı 1749. Dünyada yazılmış ilk romanlardan biri
    Joseph Andrews (Henry Fielding )

    *GEORGE ORWELL
    Hayvan Çiftliği
    Bin Dokuz Yüz Seksen Dört -1984-George Orwel-(gerçek adı Eric Arthur Blair)

    *ALDOUS HUXLEY
    Cesur Yeni Düny
    Krom Sarısı


    *EMİLE ZOLA
    Germinal
    Nana
    Meyhane


    *HENRY JAMES
    Washington Meydanı
    Daisy Miller
    Bir Kadının Portresi
    Yürek Burgusu

    *WİLKİE COLLİNS
    Beyazlı Kadın
    Aytaşı

    *PUŞKİN
    Maça Kızı
    Yüzbaşının Kızı

    *FLAUBERT
    Madam Bovary
    Bilirbilmezler ,Bouvard ile Peuchet

    *KAFKA
    Dönüşüm
    Dava
    Şato

    *ZWEİG
    Satranç
    Amok Koşucusu
    Bir Kadının Hayatından 24 Saat
    Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
    Geçmişe Yolculuk

    *VİRGİNİA WOOLF
    Deniz Feneri
    Dalgalar
    Mrs. Dalloway
    Kendine Ait Bir Oda

    *CHARLOTTE BRONTE
    Profesör
    Shirley
    Jane Eyre


    *JANE AUSTEN
    Aşk ve Gurur
    Mansfield Parkı
    Emma
    İkna
    Akıl ve Tutku

    *SHAKESPEARE
    Hamlet (William Shakespeare )
    Macbeth (William Shakespeare)
    Romeo ve Juliet (William Shakespeare)
    Othello (William Shakespeare)
    Bir Yaz Gecesi Rüyası (William Shakespeare)
    On İkinci Gece (William Shakespeare)
    Kral Lear (William Shakespeare)
    Venedik Taciri (William Shakespeare)
    Kış Masalı (William Shakespeare)

    *WELLS
    Zaman Makinesi
    Görünmez Adam
    Dünyaların Savaşı

    *MARCEL PROUST
    *Kayıp Zamanın İzinde (Marcel Proust)
    1) Swann'ların Tarafı
    2) Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde
    3) Guermantes Tarafı
    4) Sodom ve Gomorra
    5) Mahpus
    6) Albertine Kayıp
    7) Yakalanan Zaman

    *ÇEHOV
    Martı
    Vişne Bahçesi

    *JULES VERNE
    80 Günde Devri Alem
    Dünya Merkezine Yolcu
    Denizin Altında 20bin Fersah
    Aya Yolculuk

    *GOETHE

    Wilhelm Meister'in Çıraklık Yılları
    Genç Werther'in Acıları
    Faust
    Gönül Yakınlıkları


    *GEORGE ELİOT
    Silas Marner (George Eliot):gerçek adı:Mary Anne Evans
    Middlemarch (George Eliot)

    *PEREC
    Kayboluş
    ŞEYLER (Altmışlı Yılların Bir Hikayesi)
    w ya da bir çocukluk hatırası
    Yaşam Kullanma Kılavuzu -

    *PAUL AUSTER
    New York Üçlemesi
    Ay Sarayı
    Şans Müziği


    *TRUMAN CAPOTE
    Tiffany’de Kahvaltı
    Soğukkanlılıkla

    *JAMES JOYCE
    Dublinliler
    Ulysses
    Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi

    *TURGENYEV
    İlk Aşk
    Babalar ve Oğullar

    *MARK TWAİN
    Tom Sawyer'ın Maceraları (Mark Twain):Çocuk edebiyatı
    Huckleberry Finn ‘in Maceraları

    *ITALO CALVİNO
    Görünmez Kentle
    Bir kış gecesi eğer bir yolcu
    Kesişen Yazgılar Şatosu


    *ITALO SVEVO
    Senilita Yaşlılık
    Zeno'nun Bilinci

    *PATRİCK SÜSKİND
    Güvercin
    Koku

    *MARGUERİTE DURAS
    Lol V. Stein'ın Kendinden Geçişi
    Konsolos Yardımcısı

    *YUKİO MİŞİMA
    Bahar Karları Bereket Denizi 1
    Kaçak Atlar / Bereket Denizi 2
    Şafak Tapınağı Bereket Denizi 3
    Meleğin Çürüyüşü Bereket Denizi 4

    *MARCEL ALLAİN-PİERRE SOUVESTRE
    Fantoma 1 : Suç Dehası
    Fantoma 2: Boş Tabut

    *EDUARDO GALEANO
    Yaratılış /Ateş Anıları 1
    Yüzler ve Maskeler Ateş Anıları: 2
    Rüzgarın Yüzyılı Ateş Anıları: 3

    *******
    Don Kişot -Miguel de Cervantes
    Vergilius'un Ölümü - Hermann Broch
    Otomatik Portakal - John Burgess Wilson- Anthony Burgess
    Huzursuzluğun Kitabı -Fernando Pessoa
    Otostopçunun Galaksi Rehberi (Edebiyat serisi) -Douglas Adams, Eoin Colfer
    Sineklerin Tanrısı -William Golding
    Robinson Crusoe -Daniel Defoe
    Alice harikalar diyarında - Charles Lutwidge Dodgson
    Körleşme -Elias Canetti
    Dorian Gray'in Portresi -Oscar Wilde
    Sol Ayağım - Christy Brown
    Gecenin Sonuna Yolculuk -Louis-Ferdinand Celine
    Beyaz Zambaklar Ülkesi -Grigory Petrov
    Oblomov-İvan Gonçarov
    Tom Amca'nın Kulübesi-(Harriet Beecher Stowe
    Gulliver'in Gezileri -Jonathan Swift
    Küçük Prens -Antoine de Saint-Exupéry
    Fahrenheit 451 -Ray Bradbury
    Uğultulu Tepeler-Emily Bonte
    Rüzgâr Gibi Geçti -Margaret Mitchell
    Bülbülü Öldürmek -Harper Lee
    Küçük Kadınlar -Louisa May Alcott
    Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı -Robert M. Pirsig
    İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog -Galileo Galilei
    Muhteşem Gatsby -F. Scott Fitzgerald
    Özgür İnsanlar -Halldor Laxness
    İnsanlık Durumu -Andre Molraux
    Sofi’nin Dünyası - Jestein Gaarde
    Tatar Çölü -Dino buzzati
    Mezhaba Beş -Kurt Vonnegut
    Ütopya -Thomas More
    Devlet -Platon
    Prens -Niccola Machiavelli
    Martı Jonathan Livingston -Richard Bach
    Küçük Kara Balık -Samed Behrengi
    Yüreğinin Götürdüğü Yere Git-Susanna Tamaro
    Nietzsche Ağladığında- Irvin D. Yalom
    Böyle Buyurdu Zerdüşt -Friedrich Nietzsche
    Nehirler Kızıl Akar - Jean Christophe Grange
    Gülün Adı-Umberto Eco
    Beydeba -Kelile ve Dimne
    Bir Kadının Portresi - Henry James

    ********
    *CENGİZ AYTMATOV
    Beyaz Gemi- Cengiz Aytmatov
    Gün Olur Asra Bedel- Cengiz Aytmatov

    ********

    *Dede Korkut Kitabı

    *MEVLANA
    Mesnevi -Mevlana

    *YUNUS EMRE
    Divan -Yunus Emre

    *EVLİYA ÇELEBİ
    Seyahatname - Evliya Çelebi

    *OĞUZ ATAY
    Tutunamayanlar
    Tehlikeli Oyunlar

    *YUSUF ATILGAN
    Aylak Adam
    Anayurt Oteli

    *AHMET HAMDİ TANPINAR
    Saatleri Kurma Enstütüsü
    Mahur Beste
    Huzur

    *HALİD ZİYA UŞAKLIGİL
    Aşk-ı Memnu
    Mai ve Siyah

    *SABAHADDİN ALİ
    Kuyucaklı Yusuf
    Kürk Mantolu Madonna
    İçimizdeki Şeytan

    *PEYAMİ SAFA
    Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
    Fatih Harbiye

    *HALİDE EDİP ADIVAR
    Sinekli Bakkal
    Ateşten Gömlek

    *REŞAT NURİ GÜNTEKİN
    Çalıkuşu
    Yaprak Dökümü
    Dudaktan Kalbe
    Acımak

    *ORHAN KEMAL
    Bereketli Topraklar Üzerinde
    Gurbet Kuşları
    Hanımın Çiftliği

    *YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU
    Yaban
    Kiralık Konak

    *YAŞAR KEMAL
    İnce Memed
    Yer Demir Gök Bakır
    Binboğalar Efsanesi
    Orta Direk

    *KEMAL TAHİR
    Devlet Ana
    Esir Şehrin İnsanları

    *SAİT FAİK ABASIYANIK
    Medarı Maişet Motoru
    Alemdağ'da Var Bir Yılan

    *LATİFE TEKİN
    Sevgili Arsız Ölüm
    Berci Kristin Çöp Masaları

    *ATİLLA İLHAN
    Kurtlar Sofrası
    Ben sana Mecburum

    *AZİZ NESİN
    Zübük
    Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz

    ******


    ****
    Üç İstanbul - Mithat Cemal Kuntay
    Eylül - Mehmet Rauf
    Yılanların Öcü - Fakir Baykurt
    Puslu Kıtalar Atlası (İhsan Oktay Anar)
    Şu Çılgın Türkler – Turgut Özakman
    Kendi Gök Kubbemiz -Yahya Kemal Beyatlı
    Ben Ol da Gör -Seyit Göktepe
    47’liler, Füruzan
    Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş
    Sultan Hamid Düşerken – Nahid Sırrı Örik
    Ağır Roman, Metin Kaçan
    İstanbul Hatırası – Ahmet Ümit
    Mel’un – Selim İleri
    Araba Sevdası Recaizade Mahmud Ekrem
    Küçük Ağa-Tarık Buğra
    Fikrimin İnce Gülü-Adalet Ağaoğlu
    Safahat -Mehmet Akif Ersoy
    Çile-Necip Fazıl Kısakürek
    Memleketimden İnsan Manzaraları – Nazım Hikmet
    Otuzbeş Yaş (Bütün Şiirleri)-Cahit Sıtkı Tarancı
    Drina’da son gün-Faik Baysal
    Gazoz Ağacı- Sabahattin Kudret Aksal
    Gülistan -Sadi-i Şirazi
    Kutadgu Bilig- Yusuf Has Hacib
    Sergüzeşt- Samipaşazade Sezai
    Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç-Hüseyin Rahmi Gürpınar
    Ömer Seyfettin (Kaşağı-Falaka-Ferman-Külah-Perili Köşk-Yalnız Efe-Yüksek Ökçeler)
    Kültürden İrfana - Cemil Meriç
    Şah ve Sultan - İskender Pala
    Yalnız Seni Arıyorum - Orhan Veli
    Zeytindağı - Falih Rıfkı Atay
    Sevda Sözleri - Cemal Süreya
    Aganta Burına Burınata –( Halikarnas Balıkçısı- Cevat Şakir Kabaağaçlı)
    Aşk -Elif Şafak
    ********
    BİYOGRAFİ

    *Marco Polo -Laurence Bergreen
    *Tolkien- Humphrey Carpenter
    *Mozart- Maynard Solomon
    *Descartes- Desmond M.
    *Büyük Konstantin -Paul Stephenson
    *Irak Kralı I. Faysal -Ali A. Allawi
    *Siyah Rus -Vladimir Alexandrov
    *Kubilay Han- Morris Rossabi
    *Bismarck -Jonathan Steinberg
    *Nietzsche -Julian Young
    *Robespierre- Peter Mcphee
    *Jane Austen- Claire Tomalin
    *Benjamin Franklin - Walter Isaacson
    *Paul Dirac - Graham Farmelo
    *Schopenhauer-David E. Cartwright
    *Caesar -Adrian Goldsworthy
    *Beethoven-Lewis Lockwood
    *Kierkegaard-Alastair Hannay
    *Konstantinos Paleologos-Donald M. Nicol Mithradates-Adrienne Mayor
    *Sarah Bernhardt -Arthur Gold
    *Thomas Hobbes- Aloysius Patrick Martinich
    *Afrikalı Leo- Natalie Zemon Davis
    *Leibniz -Maria Rosa Antognazza
    *Hegel -Terry Pinkard
    *Budha- Hajime Nakamura
    *Jack London -James L. Haley
    *Zihnin Kâşifi _ Aile Arşivinden Özgün Fotoğraf ve Belgelerle Sigmund Freud Biyografisi -Ruth Sheppard
    *Rimbaud- Graham Robb
    *Gabriel García Márquez -Gerald Martin
    *Olof Palme -Henrik Berggren
    *Hammurabi -Marc Van De Mieroop
    *Korkunç İvan- Isabel de Madariaga
    *John Locke- Roger Woolhouse
    *Charles Darwin -Adrian Desmond
    *Immanuel Kant -Manfred Kuehn
    *Jean_Jacques Rousseau -Leo Damrosch
    *Churchill- Martin Gilbert
    *John Stuart Mill -Nicholas Capaldi
    *Simon Bolivar -John Lynch

    ******
    Nobel Ödülü alan yazarlardan seçtiğim kitaplarının listesi:


    1920
    Knut Hamsun ( 4 Ağustos 1859, Lom, Norveç – 19 Şubat 1952) –: “Açlık”
    1921
    Anatole France (16 Nisan 1844, Paris, Fransa – 12 Ekim 1924) – Kırmızı Zambak”

    1929
    Thomas Mann (6 Haziran 1875, Lübeck – 12 Ağustos 1955) – Alman yazar. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Venedik’te Ölüm”, “Buddenbrooklar / Bir Ailenin Çöküşü”, “Büyülü Dağ”, “Yusuf ve Kardeşleri”

    1946
    Hermann Hesse (2 Temmuz 1877, Calw, Almanya – 9 Ağustos 1962) – “Bozkırkurdu”, Siddhartha”,“Boncuk Oyunu”
    1947
    André Gide (22 Kasım 1869, Paris, Fransa – 19 Şubat 1951) – “Pastoral Senfoni”, “Kalpazanlar”, “Ayrı Yol
    1948
    Thomas Stearns Eliot (26 Eylül 1888, St. Louis, Missouri, ABD – 4 Ocak 1965) – ”, “İhtiyar Farenin Kediler Kılavuzu”
    1949
    William Faulkner (25 Eylül 1897, New Albany, Mississippi, ABD – 6 Temmuz 1962) – “Ses ve Öke”, “Köy’’
    1954
    Ernest Hemingway (21 Temmuz 1899, Illinois, ABD – 2 Temmuz 1961) – Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Çanlar Kimin İçin Çalıyor”, “Silahlara Veda”, Afrika’nın Yeşil Tepeleri”, “Yaşlı Adam ve Deniz”

    1957
    Albert Camus (7 Kasım 1913, Fransız Cezayiri – 4 Ocak 1960) – “Yabancı”, “Veba”, “Düşüş, “Yaz”

    1961
    Ivo Andric (9 Ekim 1892, Travnik, Bosna-Hersek – 13 Mart 1975) – Türkçeye çevrilen kitapları: “Drina Köprüsü”, “Travnik Günlüğü”
    1962
    John Steinbeck (27 Şubat 1902, Kaliforniya, ABD – 20 Aralık 1968) -“Fareler ve İnsanlar”, “Gazap Üzümleri
    1963
    Giorgos Seferis - (13 Mart 1900 – 20 Eylül 1971) – Urla doğumlu Yunan şair. Daha çok Yorgos Seferis olarak bilinir. “Üç Kırmızı Güvercin”
    1964
    Jean-Paul Sartre (Reddetti) (21 Haziran 1905, Paris, Fransa – 15 Nisan 1980) – Kendisine verilen diğer tüm resmi ödülleri reddettiği gibi Nobel Edebiyat Ödülünü de reddetmiştir. Türkçeye çevrilen önemli kitapları: “Bulantı”, “Varoluşçuluk”, “Varlık ve Hiçlik”, “Akıl Çağı

    1968
    Yasunari Kawabata (11 Haziran 1899, Osaka, Japonya – 16 Nisan 1972) –Karlar Ülkesi
    1969
    Samuel Beckett (13 Nisan 1906, Foxrock, İrlanda – 22 Aralık 1989) – Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Üçleme”, Üçleme 2″,Üçleme 3”
    1972
    Heinrich Böll – (21 Aralık 1917, Köln, Almanya – 16 Temmuz 1985) – “Fotoğrafta Kadın da Vardı”, “İlk Yılların Ekmeği”, “Katharina Blum’un Çiğnenen Onuru”, “Dokuz Buçukta Bilardo”, “

    1976
    Saul Bellow (10 Haziran 1915, Lachine, Kanada – 5 Nisan 2005) – Türkçeye çevrilen önemli kitapları: ‘’ Boşlukta Sallanan Adam’’
    1981
    Elias Canetti (25 Temmuz 1905, Rusçuk, Bulgaristan – 14 Ağustos 1994) – Eserlerini Almanca yazmıştır. Türkçeye çevrilen önemli kitapları: “Körleşme
    1982
    Gabriel García Márquez (6 Mart 1927, Kolombiya – 17 Nisan 2014) – Türkçeye çevrilen önemli kitapları: “Yüzyıllık Yalnızlık”, “Kırmızı Pazartesi”, “Kolera Günlerinde Aşk”, “Albaya Mektup Yok”
    1983
    William Golding (19 Eylül 1911, Newquay, Birleşik Krallık – 19 Haziran 1993) – “Sineklerin Tanrısı”
    1984
    Jaroslav Seifert (23 Eylül 1901, Žižkov, Çek Cumhuriyeti – 10 Ocak 1986)

    1998
    José Saramago (16 Kasım 1922 – 18 Haziran 2010) – Portekizli yazar. “Görmek”, “Körlük

    2003
    John Maxwell Coetzee – 9 Şubat 1940, Güney Afrika doğumlu yazar ve akademisyen. “Utanç
    2004
    Elfriede Jelinek – 20 Ekim 1946, Avusturya doğumlu, kadın feminist oyun yazarı ve romancı. “Piyanist
    2005
    Harold Pinter – 10 Ekim 1930, Londra doğumlu İngiliz oyun yazarı, senarist, şair, tiyatro yönetmeni ve aktör. “Ay Işığı”
    2006
    Orhan Pamuk – 7 Haziran 1952, İstanbul doğumlu. Nobel Edebiyat ödülünü alan ilk Türk yazar. Kitapları: “Kara Kitap”, “Masumiyet Müzesi”, “Benim Adım Kırmızı”, “Kar”, “Cevdet Bey ve Oğulları”, “Yeni Hayat”, “Beyaz Kale”, “Sessiz Ev”,“İstanbul – Hatıralar ve Şehir”
    2007
    Doris Lessing – 22 Ekim 1919, Kirmanşah, İran doğumlu Britanyalı kadın yazar (İngiltere/Britanya). “Son Aydınlık Yaz”
    2008
    Jean-Marie Gustave Le Clézio – 13 Nisan 1940, Nice, Fransa doğumlu. “Çöl”
    2009
    Herta Müller – 17 Ağustos 1953, Romanya doğumlu Alman kadın yazar.“Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım’’
    2010
    Mario Vargas Llosa – 28 Mart 1936, Peru doğumlu. “Yeşil Ev”
    2011
    Tomas Gösta Tranströmer – 15 Nisan 1931, Stockholm, İsveç doğumlu şair, psikolog ve çevirmendir. “Hüzün Gondolu”, “İzmir Saat Üç”
    2012
    MoYan (Guan Moye) – 17 Şubat 1955, Gaomi, Çin doğumlu. Gerçek adı Guan Moye’dir, ancak Çince “sakın konuşma!” anlamına gelen Mo Yan mahlasını kullanır. Sürekli sansürlenen ve eserleri korsan yollarla çoğaltılan Çinli yazarlar arasında en meşhurudur. “Kızıl Darı Tarlaları”
    2013
    Alice Munro – 10 Temmuz 1931, Kanada doğumlu kadın yazar. “Sevgili Hayat”
    2014
    Patrick Modiano – 30 Temmuz 1945, Boulogne-Billancourt, Fransa doğumlu. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “En Uzağından Unutuşun”
    2015
    Svetlana Aleksiyeviç – 31 Mayıs 1948, İvano-Frankivsk, Ukrayna doğumlu kadın yazar. Kızıl İnsanın Sonu”
    2016
    Bob Dylan – 24 Mayıs 1941, ABD doğumlu. Asıl adı: Robert Allen Zimmerman.
    2017
    Kazuo Ishiguro – 8 Kasım 1954, Japonya doğumlu İngiliz romancı. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Beni Asla Bırakma”, “Günden Kalanlar”, “Gömülü Dev”, “Noktürnler”


    ******
  • Hasretinden prangalar eskittim= Ahmed Arif
    Pervane= şükrü Erbaş
    Kuş uçar kanat ağlar= şükrü erbaş
    Sofinin dünyası = Jostin Gaarder
    Ayın en çıplak günü= Buket Uzuner
    Don Kişot= Cervantes
    Dön kardeşim= Mustafa Mutlu
    Monte kristo kontu=Alexander Dumas
    Yedi güzel adam= Cahit Zarifoğlu
    Ferec( varlığın ateşi) = Hüseyin kılıç
    Ana = Maksim Gorki
    İki şehrin hikayesi= Charles Dickens
    Endişelenme daha da kötü olacak= Alıda Nugent
    Duyguların dili= Karla McLaren
    Acısı damıtılmış günlükler= Ali Tiyar Gök
    Aynalar= Eduardo Galeano
    Alamut= Vladimir Bartol
    Uçutma Avcısı=Khaled Hosseini
    Ve dağlar yankılandı=Khaled Hissesini
    Dişi kurdun rüyası= cengiz Aytmatov
    Bülbülü öldürmek= Harper Lee
    Daha = Hakan Günday
    İyiler ölmez= Mustafa Mutlu
    Bir yol hikayesi= Tayfun Talipoğlu
    Aforizmalar= Friedrich Nietzsche
    Huzur sokağı=şule Yüksel Şenler
    Pardayanlar= Fausta
    Epilya= Diljin Kovexi
    Bambu sapı= Said Alsanousı
    Sokratesin savunması= Platon
    Bin muhteşem güneş= Khaled Hosseini
    Müptezeller= Emrah serbes
    Şeker portakalı= José Mauro De Vasconcelos
    Hayvan çiftliği= George Orwell
    Azil= Hakan Günday
    Zargana= Hakan Günday
    Malafa= Hakan Günday
    Kuyucaklı yusuf= Sabahattin Ali
    Kürk mantolu Madonna= Sabahattin Ali
    Ses ve öfke= William Faulkner
    Diclenin yakarışı= Mehmed Uzun
    Nar çiçekleri= Mehmed Uzun
    İçimizdeki şeytan= Sabahattin Ali
    Kinyas ve kayra= Hakan Günday
    Karamazov kardeşler= Dostoyevski
    Kardeşlerin hikâyesi= Zülfü Livaneli
    Büyük umutlar= Charles Dickens
    Savaş ve barış= Tolstoy
    Ölü canlar= Gogol
    Hasar ayini= seyyidhan Kömürcü
    Ah'lar ağacı= Didem Madam
    Gelmenin şiiri= savaş Gündoğdu
    Toplum sözleşmesi= J.J Rousseau
    Kayıp kıta mu= James churchward
    Bir engin Deniz( yazarı üstünde yazmıyor)
    Devlet= Eflatun
    Milena'ya mektuplar= Franz Kafka
    Umut= Ayşe Kulin
    Göğe bakma durağı= Turgut Uyar
    Pulbiber mahallesi= Didem Madak
    Düş zamanı= Barbara wood
    Şans= Karen Kingsbury
    Kavgam= Adalf Hitler
    Sevgi fırtınası= Nicholas Sparks
    Semerkant= Amin Maalouf
    Farkındalığını fark et= Hidayet Oktay
    Öz= Adam fawer
    Kör baykuş= Sadık Hidayet
    Kınalı küheylanlar= Harun Tokak
    Satranç= Stefan Zweig
    Haz ilkesinin ötesinde= Sigmund Freud
    Totem ve tabu= Sigmund Freud
    Ölüler evinden anılar= Dostoyevski
    Babalar ve oğullar= Turgenyev
    Bir delinin anı defteri= Gogol
    Böyle buyurdu zerdüşt= Friedrich Nietzsche
    İnsan ne ile yaşar= Tolstoy
    Elveda gül sarı= Cengiz Aytmatov
    Toprak ana=Cengiz Aytmatov
    Kızıl elma=Cengiz Aytmatov
    Beyaz gemi=Cengiz Aytmatov
    Denemeler=Montaıgne
    Şeytanın sağ eli=John Saul
    Kan gölü=Tess Gerrıtsen
    Aşk gibi aydınlık ölüm gibi karanlık=Mehmed Uzun
    Hayyam= Öner Yağcı
    Yer altından notlar= Dostoyevski
    Zihin=John Brockman
    Kırmızı bisiklet= Can Dündar
    Şato= Franz Kafka
    Dünüşüm= Franz Kafka
    Kırmızı saçlı kadin = Orhan Pamuk
    Sevmek, sevinmek, iyi şeyler üstüne= yasar Kemal
    Veda busesi= Umay Umay
  • (Hristiyanlığı bozan yahudi vezir. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.)

    Taassub yüzünden hıristiyanları öldüren yahudi
    pâdişahın hikâyesi

    • Yahudiler arasında, Îsâ düşmanı ve hıristiyanları öldüren zâlim bir hükümdar vardı.

    325 • Halbuki peygamberlik zamanı ve nöbeti Hz. Îsâ'ya gelmişti. Mûsâ devri geçmişti. Öyle olmakla beraber o Mûsâ'nın, Mûsâ da onun rûhu gibi idi.31 31 "Allah'ın peygamberlerinden hiç birini diğerinden ayırt etmeyiz." Bakara Sûresi 285. O şaşkın pâdişah, Allah yolunda, Îsâ yolunda yürüyen, Hakk dostları olan Mûsâ ile Îsâ'yı birbirinden ayrı sandı.

    338 • O yahudi pâdişahın sapık ve hileci öyle bir veziri vardı ki, hile ile akan suyu bile düğümlerdi. Bu vezir dedi ki: "Hıristiyanlar, canlarını kurtarmak için, dinlerini pâdişahtan gizlerler. 34

    340 • Bu sebeple bu kadar çok hıristiyan öldürme, çünkü, öldürmede fayda yoktur. Din misk ve öd ağacı değildir ki kokusu çıksın. Din, yüzlerce kılıf içinde gizlenmiş bir sırdır. Dışı seninle uyum halindedir. Sana benzer. Ama içi seninle çekişmede, sana uymamaktadır." Pâdişah vezire sordu ki: "O halde ne tedbir alalım? Bir yalan ve hile olan hıristiyanlığın yayılmasını nasıl önleyelim? Ne yapalım ki, dünyada hıristiyanlığı açığa vuran veya gizleyen bir hıristiyan kalmasın." Vezir dedi ki: "Ey pâdişahım, sen bana kızmış, gazap etmiş görünerek emir ver, kulağımı, elimi kestir. Burnumu, dudağımı yardır.

    345 • Ondan sonra beni dar ağacına göndert. Tam o sırada bir şefaatçi senden suçumun bağışlanmasını niyâz etsin. Sen bu işi, dört yol ağzı bir yerde, tellâl çağırılan kalabalık bir pazarda yaptır. Ondan sonra da beni yanından uzaklaştır, uzak bir şehre sür ki ben orada hıristiyanlar arasına şer ve fitne, karışıklık salayım. Ben onlara diyeyim ki: `Ben de hıristiyanım ama, dinimi gizli tutarım'. Ey sırları bilen Allah'ım, sen benim gönlümü, inancımı biliyorsun. Pâdişah benim hıristiyan olduğumu anladı. Yahudilik taassubu yüzünden beni öldürtmek istedi.

    350 • Ben de dinimi pâdişahtan gizlemek, onun dininden görünmek istedim. Pâdişah, benim sırlarımı anladı. Sözlerim onun yanında kusurlu göründü. Dedi ki: Senin sözlerin, içinde iğne bulunan ekmek gibidir. Benim gönlümden, senin gönlüne pencere var. Ben o pencereden senin halini gördüm, onun sözlerine inanmam. Eğer Îsâ'nın rûhâniyeti bana yardım etmeseydi, pâdişah yahudilik gayreti ile beni parça parça ederdi.

    355 • Îsâ uğruna canımı, başımı veririm ve bunu canıma yüz binlerce minnet sayarım. Îsâ’dan canımı esirgemem. Fakat Onun dinine dâir iyiden iyiye bilgim vardır. Hıristiyanlara yararlı olmak için ölmek istemiyorum. O pâk dinin, bilgisizler arasında kalıp yok olmasından üzülüyorum, hayıflanıyorum. 35 Allah'a ve Îsâ'ya şükür ki, biz bu hak dinin yol göstericisi olmuşuz. Belimize hıristiyanlık zünnarını bağladığımızdan beri, yahudilikten kurtulduk.

    360 • Ey insanlar, devir Îsâ'nın devridir. Onun dininin sırlarını candan ve gönülden dinleyiniz." Vezir, bu hileyi, pâdişaha sayıp dökünce pâdişah'ın gönlünden endişeyi giderdi. Pâdişah, vezirin dediği, istediği şeyleri yaptırdı. Halk, vezirin başına gelen acıklı hallerden, bu gizli ve hileli işlerden dolayı şaşırıp kaldı. Veziri, hıristiyanların bulunduğu memlekete sürdü. O da gittiği yerlerde halkı dine dâvete başladı. Yüz binlerce hıristiyan azar azar onun etrafına toplandı. Vezir onlara, gizlice, İncil'in, zünnarın ve namazın sırlarını anlatıyordu.

    365 • Vezir, görünüşte din vâizliği yapıyordu ama, bâtında, hakîkatte o, kuşu avlayanların ıslığı ve tuzağı gibi idi.

    371 • Hıristiyanlar tamamiyle o vezire gönüllerini verdiler. Esasen câhil kişileri bir şeye inandırmak zor değildir ki... Gönülleri, vezirin sevgisi ile doldu, taştı. Onu Îsâ'nın vekili sandılar. Halbuki o vezir, hakîkatte, tek gözlü mel'un Deccal idi. Ey yardımcıların en güzeli olan Allah, feryadımıza yetiş!

    345 . O imansız vezir, âdetâ, badem ezmesi içine, sarımsak saklar gibi hile ile din nasihatçılığı yapıyordu. Hıristiyanlar arasında zevk ve anlayış sahibi olanlar, vezirin tatlı sözleri arasında bir de acılık duyuyorlardı. Vezir çok mânâlı, nükteli sözler söylüyordu, fakat o sözler, içine zehir karıştırılmış şeker şerbeti gibi idi. Sözünün dış yüzünden; "Hakk yolunda gayretli ol, çabuk ol." mânâsı çıkıyordu. Hakîkatte, çalışıp da ne yapacaksın, tenbellik et, keyfine bak dediği seziliyordu.

    452 .Vezirin sözleri, anlayışlı ve zevk sahibi olmayanların boyunlarına birer halka olup geçiyordu. Vezir, altı sene yahudi pâdişahtan uzak kaldı ve bu müddet içinde Îsâ ümmetinin âdetâ sığınağı oldu. 36 Bütün hıristiyanlar dinlerini de, gönüllerini de ona verdiler. Herkes onun emri ile seve seve ölüme atılıyordu.

    455• Pâdişahla vezir arasında haberleşmeler vardı. Pâdişah, gizlice, ona, gönül alıcı vaadlerde bulunuyordu. Vezire; "Ey benim değerli ve makbul vezirim. Vakit geldi, çattı. Artık, gönlümden bu dert çıksın gitsin" diye mektup yazdı. Vezir de ona; "Pâdişahım, ben şu anda, Îsâ dininden olanlara fitneler fesadlar salmaktayım." diye cevap verdi. O devirde Îsâ dininden olanları yöneten on iki emîr vardı. Her fırka, bu on iki emîrden birine uymuş, faydalanmak için ona kul köle kesilmişti.

    460. Bu on iki emîr ile onlara uyanlar, o soysuz vezirin tuzağına düşmüşlerdi. Onların hepsi de onun sözüne inanıyor, hepsi de, onun gidişine ayak uyduruyordu. Ona öyle inanmışlar, öyle bağlanmışlardı ki, vezir, öl dese emîrlerden her biri, hemen onun önünde can verirdi. Vezir, her emîrin adına ayrı bir tomar hazırladı. Her tomarda bulunan yazılar, meslek ve mezheb yönünden bambaşka idi. Birbirini tutmuyordu. Bu tomarların her birindeki ayrı hükümler, emirler bir başka çeşitti. Her hüküm, baştan sona, ötekinin hilâfı ve zıddı idi. Her emir, öteki tomardaki emre aykırı idi.

    465. Tomarın birinde riyazet ve açlık yolunu, tevbenin esası, Allah'a dönüşün şartı saymıştı. Diğer tomarda, hak yolunda riyazetin bir yararı yoktur. İnsan ancak cömertlikle Hakk'ı bulur, demişti. Başka birisinde ise, sen aç durmakla veya cömert olmakla, Allah'ına şirk koşmuş olursun, denilmekte idi. Gamlı olduğun zamanda da, esenlik çağında da tam mânâsıyla Allah'a
    teslim olmaktan başka her şey hile ve tuzaktı. Tomarın birinde denmişti ki: "Kulun yapması gereken şey, hizmet ve ibâdettir. Yoksa ibâdetsiz bir tevekkül ve teslimiyet fikri suçtur." 37

    470 • Allah'ın bize; "Şunu yap, bunu yapma." diye emredişi, biz bunları yapalım veya yapmayalım maksadı ile değildir. Bize bizim aczimizi, zavallılığımızı bildirmek için verilmiştir. Böylece bu emirlerle, aczimizi, beceriksizliğimizi görelim, bilelim de bu acz
    zamanında Hakk'ın kudretini daha çok anlayalım, diye düşünülmüştü. Tomarın birinde ise; "Aczini görme, kendine gel, aklını başına al, çünkü kendini âciz görmek, Allah'ın verdiği ni'meti görmemek, ni'mete kâfir olmaktır. Kendi gücünü, kudretini gör, çünkü güç de, kudret de ondandır. Kendindeki
    yapma gücünü Allah'ın bir ni'meti bil." denmişti. Başka bir tomarda ise; "Bu ikisinden de, yâni kendini her bakımdan âciz
    görmekten veya kendinde Hakk'ın kudretini bulmaktan vazgeç. Çünkü tevhid yolunda, göze görünen her şey bir puttur." denmişti.

    475 • Tomarın birinde de, şu görüş mumunu söndürme, çünkü bu görüş, bu nazar erenler meclisinin mumudur, nûrudur, diye yazılmıştı. Dikkat et, kemale ermeden, eğer nazardan, görüşten, hayâlden, istidlâlden vazgeçer isen, vuslat gecesinin yarısında mumu söndürmüş, karanlıkta kalmış olursun. Bir tomarda da; "Yarattıklarına bakarak, Allah'ı dışta arama, korkma, görüş
    ve istidlâl mumunu söndür, söndür ki, karşılığında yüz binlerce mânevî nazar, görüş bulasın. Çünkü dışta yanan görüş mumu söndürülünce, içteki can mumunun nûru artar. Aşkın acılarına sabreder olduğun için, Leylâ, sana Mecnun olur. Kim zâhidliğe kalkışır da dünyayı terk ederse, dünya ona daha çok yaklaşır, daha çok kendini gösterir." diye yazılmıştı.

    480 Tomarın birinde şöyle deniliyordu: "Allah, sana her ne ihsan etti ise, her ne verdi ise, yaratırken, onu sana sevdirmiştir, tatlılaştırmıştır. Sen de onu al, çünkü, Cenâb-ı Hakk, onu sana kolaylaştırmıştır, hoş bir hâle getirmiştir. Onu tatlılıkla kabul et, kendini zahmete sokma."32 32 Hz. Ömer'den rivâyet edilen bir hadîste "Dinde pek ince eleyip sık dokumadan sakının. Zira, Allah, dinde kolaylık göstermiştir. Dinin emirlerini takatınız, miktarı ifâ ediniz", buyurmuştur. Tomarın birinde ise şöyle yazılmıştı: "Senin olanı, kendine âit olanı terk et, çünkü senin tabiatının beğendiği şey iyi değildir." 38 Görmüyor musun? Birbirine aykırı düşen yollar, insanlara kolay görünmüştür de herkes kendine bir din seçmiştir. O din, o kişiye can kesilmiştir. Eğer Allah'ın kolaylaştırdığı yol, doğru bir yol olsaydı, her yahudi, her ateşe tapan, Allah'tan haberdar olur, Allah'ı tanırdı.

    485 • Tomarın birinde de; "Allah'ın kendine varan yolu kolaylaştırması demek, o yolun rûha gıda, gönle hayat oluşudur. İnsanın nefsinin zevk sandığı şeyler, gelip geçicidir. Çorak yere ekilmiş tohum gibidir. Bitmez, meyve vermez. Ondan elde edilecek mahsul pişmanlıktır. Kârı da zarardan başka bir şey değildir." denilmişti.

    490 • Tomarın birinde; "Bir yol gösterici, bir mürşid bul, akıbeti, sonu görme gücünü, şunun bunun soyundan gelmekte ve bununla övünmekte bulamazsın." denmişti.

    493 .Başka bir tomarda ise; "Aslında mürşid sensin, çünkü mürşidin mürşid olduğunu, ancak sen bilirsin, sen tanırsın.

    494 • Adam ol da, başkalarına tabî olma. Yürü, kendi yolunu kendin seç. Mürşid bulmak arzusu ile şaşırıp kalma." diye yazılmıştı.

    495 • Başka bir tomarda ise; "Aslında bu ayrılıkların, bu çoklukların hepsi de birdir. Biri, iki gören kişi, şaşı bir zavallıdır." deniyordu. Bir diğer tomarda da; "Yüz sayısı nasıl olur da, bir sayılır, böyle düşünen delidir." denmişti. Bu sözlerin her biri diğerine ters düşen, zıt düşen bir sözdür. Şekerle zehir bir olabilir mi?33 33 Bu beyitte zıtlar âlemine işâret olduğu gibi, Cenâb-ı Hakk'ın Celâl ve Cemâl sıfatlarının tecellîsi de hatıra gelebilir. Şekerden de zehirden de vazgeçmedikçe, sen Vahdet Gülzarı'ndan nasıl koku alabilirsin? Îsâ dininin düşmanı olan vezir, on iki tomara, işte bu çeşit yazılar yazmıştı. O vezir, Îsâ’daki vahdeti, renk birliğini idrâk edememişti. Ve Îsâ’ nın mânâ köyündeki huydan da, bir huy edinememişti.34 34 Senâî Hazretlerinin Hadîka'sında şu meâlde bir beyit var: "Yeryüzünde görülen çeşitli renkler, vahdet küpünde tek bir renge çevrilir." 39

    52l • Vezir de pâdişah gibi bilgisizdi, gafildi. Bu yüzden Kadîm olan, kendisinden kaçmaya imkân bulunmayan Hakk'la pençeleşmeye kalkıştı. O, bir anda içinde bulunduğumuz âlem gibi yüzlerce âlemi yoktan var edecek bir Hakk'la uğraşıyordu.

    549 . Vezir kendiliğinden başka bir hileye baş vurdu. Vâ’z ve nasihatı bıraktı, halvete çekildi.

    550 • Halvette kırk, elli gün kadar kalıp, müridlerini ayrılık ateşine yaktı. Halk onun insana huzur veren halinden, güzel konuşmalarından, sohbet zevkinden ayrı düştükleri için deli divâne oldu. Müridler diyorlardı ki: "Sensiz, bizim için hidayet nûru yoktur. Sopasını tutup yol gösteren biri olmayınca körün hali nice olur? Allah aşkına, büyüklüğünün başı için, bize ikrâm ve ihsanda bulun, bizi daha fazla kendinden ayırma.

    555 • Biz çocuklar gibiyiz, sen bizim dadımızsın. Terbiye ve irşad gölgeni, başımızdan eksik etme." Vezir dedi ki: "Rûhum dostlarımdan uzak değildir. Fakat halvetten çıkmama izin yoktur." Hıristiyan emîrleri şefaat dilemek, müridler de nefislerini kötülemek, suçlarını i'tiraf etmek için vezirin yanına geldiler. "Ey kerem sahibi!" dediler. "Biz, ne bedbaht kişileriz ki, senden ayrı düşünce, her şeyimizi kaybettik; gönülden de, dinden de yetim kaldık. Sen halvetten çıkmamak için bahaneler buluyorsun, bizimse, dertli yüreğimiz yanıyor da, soğuk soğuk ah edip duruyoruz.

    560 • Biz senin güzel sözlerine alışmışız, hikmet sütünü içmişiz. Allah aşkına, bize bu cefada bulunma, lutfet, ihsan et. Bugün yapacağın iyiliği yarına bırakma."

    565 • Vezir dedi ki: "Aklınızı başınıza alınız, ey dedikodu düşkünleri, ey dilin söylediklerinde, kulağın duyduklarında hikmet ve nasihat arayanlar.35 35 Güzel söz söyleyen, şeyh geçinen, fakat söylediklerini yaşamayan, hal sahibi olamayan kişiler kasdediliyor. 40 Şehvet duygusunun kulağına pamuk tıkayınız. Yâni, süflî, aşağı duygulara âit sesleri duyan, şu görünen baş kulağınızı sağır hale getiriniz ki, can kulağınız açılsın da, Hakk'ın, hakîkatin sesini duyabilesiniz. Gözünüzden de, dünya sevgisi bağını kaldırıp atınız... Aslında şu görünen baş kulağımız, can kulağımızın pamuk tıkacıdır. Bu sebepledir ki baş kulağımız tıkanmadıkça, can kulağımız sağır olarak kalacaktır. Nefsanî duygulardan uzak, âdetâ duygusuz kalın, sağır olun, düşüncesiz bir hâle geliniz ki Hakk'ın; `Rabbine dön' hitabını işitebilesiniz.36
    36 Fecr Sûresi 27-30. Sen, uyanık kaldıkça, uyanıklık dedikodusu ile uğraştıkça, uykuda gizlenen rüyâlardan, rüyâlardaki konuşmalardan nasıl mânâ kokusu alabilirsin? Görünen âlemin sırlarından nasıl haberdar olabilirsin?" Müridlerin hepsi de dediler ki: "Ey bizden kaçmak için bahane arayan hekîm, bu hileyi, bu cefâyı bize yapma.

    585 • Senin sözün, şeytanı susturur, ağzından çıkan kelimeler, kulaklarımızı akılla doldurur.

    588 • Sen olmayınca, gökyüzü bile bize karanlıktır. Ey mânevî ay, sana nisbetle şu gökyüzü kim olabilir? Gökler, görünüşte çok yüksektir. Fakat mânevî yükseklik, yücelik, tertemiz olan rûhlara mahsustur.

    590 . Görünüşteki yükseklik, cisimlere âittir. Cisimler ise mânâya nisbetle isimlerden ibârettir." Vezir, müridlerine dedi ki: "Sözü uzatmayınız, öğüdümü canla ve gönülle dinleyiniz. Bana inanıyor ve güveniyorsanız, ben emîn isem, emîn olan kişi suçlanmaz, ben yeryüzüne gök desem, bu böyledir, benden şüphe edilmez. Eğer ben, kemal sahibi isem, kemali neden inkâr ediyorsunuz? Kemal sahibi değilsem, bu zahmet, bu azar neden? Ben, bu halvetten çıkmayacağım, çünkü ben, burada içime kapanmış, gönül ahvali ile meşgulüm."

    595 • Müridlerin hepsi birden dediler ki: "Ey vezir, biz, senin kemalini inkâr etmiyoruz. Bizim sözümüz ağyar sözüne benzemez. Senden ayrı düştüğümüz için, gözlerimizden yaşlar akmada, canımızın tâ içinden, ahlar, eyvahlar coşup durmaktadır." 41

    643 • Vezir içerden seslendi de dedi ki: "Ey müridler, şunu bilmiş olun ki, Hz. Îsâ'dan bana, bütün dostlarından ve yakınlarından ayrıl, tek başına kal...' diye haber geldi.

    645 • Yüzünü duvara çevir, yalnız başına otur. Hatta, kendi varlığından, benliğinden, benlikten bile uzaklaş, halvet et. Bundan sonra, bana konuşmaya izin yoktur. Bundan sonra benim, dedikodu ile de işim gücüm kalmamıştır. Dostlar, Allah'a ısmarladık. Artık ben öldüm. Varımı yoğumu dördüncü kat
    göğe taşıdım. Böylece istedim ki, dünyanın ateşle dolu derinliklerinde bir odun gibi zahmetler ve meşakkatler içinde yanmıyayım. Bundan sonra dördüncü gökte, Hz. Îsâ'nın yanında oturacağım."

    650 • Sonra, vezir, bütün hıristiyan emîrlerini, birer birer çağırdı, her biri ile ayrı ayrı görüşüp, konuştu. Herbirine dedi ki: "İsâ dininde, Hakk'ın vekili benim ve benim halifem de sensin. Öbür emîrlerin hepsi de sana uymak zorundadırlar. Îsâ onların hepsini sana tâbi' kılmıştır. Hangi emîr aksilik yapar, sana uymazsa, onu yakala, ya öldür, yahud esir et. Ama, ben sağ oldukça, bu söylediklerimi kimseye söyleme, ben ölmedikçe de bu reisliğe istekli olma.

    655 • Ben hayatta kaldığım müddetçe bu sırları hiç açıklama, pâdişahlık dâvâsına kalkma, bir çok şehirleri elde etmek sevdasına kapılma. İşte şu tomarı al, onda bulunan, Îsâ dininin hükümlerini ümmete açık bir dille, bir bir oku." O emîrlerden her birine, ayrı ayrı olarak; "Hakk dininin senden başka vekili yoktur." dedi. Emîrlerden her birini, birer birer ta'ziz ve takdis etti. Birine söylediklerini aynen ötekilerine de söyledi. Böylece her birine bir tomar verdi. Her tomarda yazılı olanlar, öbürüne aykırı idi.

    560 • "Elif"den "ye" harfine kadar, nasıl harflerin şekilleri birbirine
    uymuyorsa, o tomarlardaki yazılar da, birbirine uymuyordu. 42

    662 • Bundan sonra vezir, kırk gün daha kapısını kapadı. Sonra da kendini öldürüp, varlığından kurtulup gitti. Halk, onun ölümünü duyunca, mezarının başı bir kıyamet yeri oldu. Onun yası ile halk, saçını, sakalını yolarak ve elbisesini yırtarak mezarının başına öyle bir yığıldı ki...

    665 • Arab'dan, Türk'den, Rum'dan, Kürd'den oraya toplananların sayısını ancak Allah bilirdi. Onun mezarının toprağını başlarına saçtılar, onun derdini kendilerine derman bildiler. Kabri başında bir ay oturup mâtem ettiler, gözlerinden kanlı göz yaşları akıttılar. Bir ay geçtikten sonra halk dedi ki: "Ey emirler, vezirin yerine, sizlerden kim geçecek? Onu bilelim, vezirin yerine ona uyalım. Ona candan bağlanalım, elimizi de eteğimizi de onun eline teslim edelim.

    670 • Madem ki güneş battı da o batış bizim gönlümüzü dağladı. Onun yerine bir çerağ uyandırmaktan başka çare yoktur. Sevgili, göz önünden kaybolunca, bize onun yerini tutacak bir armağan
    gerekir. Gül mevsimi geçip de, gül bahçesi harap olunca, gül kokusunu nereden koklayabiliriz? Gül suyundan..." Emîrlerden biri ileri atıldı. O vefalı insanların yanına gitti. Dedi ki: "İşte o
    zâtın vekili, hatta bu zamanda Îsâ’nın halifesi benim... İşte şu tomar, ondan sonra benim vekil olacağımın belgesidir, şâhididir." Başka bir emîr de pusudan ortaya çıktı. O da vekillik dâvasına girişti.

    700 • O da koltuğunun altından bir tomar çıkardı, gösterdi. Derken ikisini de, bir çıfıt öfkesi sardı. Diğer emîrler de, birer birer ortaya çıktılar, keskin kılıçlarını çektiler. Her birinin elinde bir kılıç ve bir de tomar vardı. Sarhoş filler gibi birbirine düştüler. Yüzbinlerce hıristiyan öldürüldü. Kesik başlardan, tepeler meydana geldi. 43 Sağdan soldan kan selleri aktı. Bu savaş yüzünden havaya dağlar gibi tozlar kalktı. Vezirin ektiği fitne tohumları, başlarına âfet kesildi.37