Şermin Yaşar kalemiyle tanışmamı sağlayan "Altı harfli bir tatlı" kitabın yorumuyla geldim.Kitap az çok yorumlardan klasik yaşanmışlıkların üzerine yazıldığını bilmeme rağmen bana birşeyleri katacağını düşündüğüm için aldım ve okudum.Hiç önyargıyla yanaşmadığım bir kitaptı.Okurken ismiyle bağ kuramadım neden bu isim tercih edilmiş olabilirdiye düşünmekten kendinizi alamıcaksınız ?Sonda cevabını bulabileceğiniz bir soru.İçeriğe gelecek olursak Selime Teyze hayal kırıklığına uğramış, evlatlarında umduğunu bulamamış ve izini kaybettirip bir dağ köyüne yerleşmiştir.Meltem ise çocukken annesi ve babası tarafından terk edilmiş babaannesi ve dedesi tarafından yetiştirilip büyütülmüş, onları kaybettikten sonrada kimsesiz kalmış bir kadın.Bu iki karakterin yolları Selime Teyzenin saklandığı köyde kesişir. Bu karşılaşma tesadüf müdür?Selime Teyze hayatını anlatırken Meltem yaşadıklarını hisseder ve ikilinin ağızlarından hayatlari sırayla anlatıldığı bir kitap.İki hayat,iki kayboluş ve iki yara... Okurken bir kez daha herkesin kendi yaşadıklarina kendini kaptırıp etrafındakileri yok saydığını,sadece kendimize yetebilmeyi alışkanlık haline getirdiğimiz,kimseye dermen olmadığımız (hatta ailemize bile )bir çağ. :(((