Doğanın temiz yüreklere bol bol dağıttığı, katı yüreklere ise hiç vermediği onca mutluluk kaynağını düşünürken, kavrayış’ın milyoner olarak, paranın milyonerine acımaya başlar. Zihnine aydınlık doldukça yüreğindeki tüm nefret onu terk eder. Zaten bahtsız mıydı? Hayır. Genç bir adamın sefaleti asla sefillik değildir. Önümüze çıkan ilk genç, ne kadar yoksul olursa olsun, sağlığıyla, gücüyle, dimdik yürüyüşle, parlak gözleriyle, beyaz dişleriyle, temiz soluğuyla yaşlı bir imparatoru her zaman kıskandırır.
Gençlikte yaşanan yoksulluk sınavının başarıyla atlatılmasının tüm iradeyi mücadeleye ve tüm ruhu bir esinlenişe yöneltmek gibi muhteşem bir yanı vardır. Yoksulluğu maddi yaşamın iğrençliğini tüm çıplaklığıyla ortaya koyması ideal yaşama doğru tasvir edilemez hamleler yapılmasını sağlar.
Karşılaştığı her sınavda içindeki gizemli bir gücün kendini cesaretlendirdiğini, hatta bazen onun sırtında taşıdığını hissediyordu. Bedene yardım eden ruh bazı anlarda onu havaya kaldırır. Kafesine destek olan tek kuş ruhtur