Hiçbir şeyle ilgilenmiyor, her şeyle ilgileniyordu. Dediği gibi, düşünmekten çok düş kuruyordu. Çünkü düşünen bir adamın bir amacı vardır. Düş kuranın ise hiçbir amacı yoktur.
Günün hiçbir sesin işitilmediği bir saati vardır. Bu dinginlik saati tam da gurup vaktine denk düşer. Şimdi de öyle bir andı. Bu sessizliğin tadına varıyor, bakıyor, dinliyordu. Neyi? Sükuneti.