Hamit Yanalak

"Akıl risaleleri"ni okuyarak gittim de aklı yarı yollarda bırakarak döndüm geriye.
Sayfa 109 - Timaş Yayınları, 23. Baskı·Kitabı okudu
Yolculuk
Dönüş yolundaydım. Bir vedanın buruk tadı. Öğrendim ki yolculuk, dönüş yolu demekmiş asıl. Öğrenmekler, gitmeklere değil dönmeklere mahsusmuş.
Sayfa 109 - Timaş Yayınları, 23. Baskı·Kitabı okudu
Yolculuk
Dolanmış mı yollar? Çözülür günü gelince. Bekleyen mi var? Mülâkiyet, günü gelince. Kimdir bekleyen? Kimdir bir ziyaretin karşılığını kıyamete değin sürecek refakatle ödüllendiren? Kıyamete değin sahiplenilmiş olmanın emniyetinde, sebeb-i varlığı aşk olan o gülü bırakırsınız bırakabileceğiniz en uygun yere: Bir yakasından uzaklaştıkça öbür yakasına yakınlaştığınız şehrin sularına. Parmağıma dokunduğunda dikeniyle niyetimi bozan kırmızı gül. Bir damla kan. İmtihan.
Sayfa 106 - Timaş Yayınları, 23. Baskı·Kitabı okudu
Edebiyat
'Hangi öteki güneşi, Adam? Çok büyük olan bunu tanıyorum bir tek.' "Daha da büyük olan bir başkasından söz etmek istiyorum. Yüreğimizde doğan güneşten. Umutlarımızın güneşinden. Düşlerimizi de uyandırmak için göğsümüzde uyandırdığımız güneşten." Hayranlık içindeydim: 'Adam, sen şairsin de, öyle değil mi?' "Hayır. Sadece güneşimin önemini senden önce sezdim."
Sayfa 72 - Can, 70. Baskı, 2017·Kitabı okudu
Umut
"İnsanları sevmekten pek hoşlanmıyorum da. Sevdim mi de, ölmelerinden korkuyorum." "Sevdiklerinden çok ölen oldu mu?" "Çok değil, hayır. Yalnızca bana sevgisiz hayatın beş para etmediğini öğreten bir adam."
Sayfa 59 - Can, 70. Baskı, 2017·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan