• Askerlik arkadaşım Dan ile onun metalik mavi arabasına portatif soğutucumuzu, eski kotlardan keserek yaptığımız şortlarımızı ve tişörtlerimizi koyup, Fort McCellan askeri üssünün ana kapısından geçişimizden bu yana tam 26 yıl geçti. Elimizde hafta sonu izin belgelerimiz ve ordudan aldığımız asker harçlıklarımızla Florida’ya doğru yola koyulduk. Sahilde hoşça vakit geçirmeye karar vermiştik. Yediğimiz berbat karavanaları ve Alabama’nın korkunç sivrisineklerini ancak bu şekilde unutabilecektik. Aylardan mayıstı ve hava çok güzeldi. Arabanın üstünü ve müziği sonuna kadar açtık. Birmingham`a varınca mola verip Anneler Günü’nü kutlamak için annelerimize telefon etmek istedik. Annem alışverişten yeni dönmüştü. Sesinden bu özel günü ailemle geçiremeyeceğim için mutsuz olduğunu anladım. “İyi yolculuklar, dikkatli olun. Seni çok özleyeceğiz” dedi. Arabaya döndüğümde, Dan’in yüzündeki ifadeden onun da benim gibi suçluluk duygusu içinde olduğunu anladım. Oturduk, düşündük ve annelerimize çiçek göndermeye karar verdik. Birmingham’ın güneyinde bir otoparka arabamızı park ettikten sonra en yakın çiçekçiye gittik. Göndereceğimiz çiçeklere birer not yazıp, hafta sonunu annemiz yerine, sahilde geçireceğimiz için kapıldığımız suçluluk duygusunu hafifletmeye çalıştık. Çiçekçi küçük bir erkek çocuğunun belli ki annesine çiçek seçmesinde yardımcı oluyordu. Bir kenarda çiçeklere eklenecek notlarımızı yazarak bekledik. Denize ve eğlenceye biran önce kavuşmak için sabırsızlanıyorduk. “Annemin bu çiçekleri çok seveceğinden eminim” dedi, küçük çocuk “Annem karanfilleri çok severdi.” “Mezarlığa gitmeden önce” diye sözlerini sürdürdü, “bahçemizden kopardığım çiçekleri de ekleyeceğim.” Dan’e baktım. Küçük çocuğun elinde çiçeklerle gururla dükkândan çıkmasını ve babasının arabasına binmesini izledik birlikte. Çiçekçi `Siz nasıl bir şey istiyorsunuz?` diye sordu. Küçük çocuk onu da çok duygulandırmıştı. Sesi titriyordu. “Sanırım istemiyoruz” dedi Dan. Yazdığımız notları çöp kutusuna attık ve dükkândan çıkıp arabaya bindik. Dan “Pazar akşamı saat beşte alırım seni` dedi ve beni annemin evine bıraktı. Arabadan tatil çantamı çıkarmaya çalışırken, “Tamam” dedim. Florida`ya başka bir sefer gidebilirdik...
  • Gerçek aşk, hiçbir şey yapmamaktır. Bir şeyler yapmak kolay; aramak, ağlamak, yalvarmak, kızmak, yalan söylemek dünyayı yerinden oynatmak.. Zor olan,bunların hepsini yapmaya gücün yetecekken hiçbir şey yapmamaktır. Beklemektir zor olan, herhangi bir beklentiye sığınıp yaslanmadan beklemek. Hiçbir şey ummadan, hiçbir şeyi değiştirmeye kalkmadan, gücünü sadece masumiyetten alan ve sabırla beslenen.
    Böyle zamanlarda eşya hayatla aranda bağ kurulmasını sağlıyor. İki kişilik kullanılmış tren bileti, yapım aşamasında yarım kalmış bir ney, bir zamanlar gerizekalı bir süs muamelesi yaparken en kıymetli eşyan haline gelen duvardaki dart, galata kulesi kartpostalı, yemek sonrası verilen küçük mor lokantacı şekeri, renkli fotokopi bir vesikalık resim, çantada muhafaza edilmiş alakasız bir kitap, Mcdonalds'dan alınan kredi kartı slipi, boş votka şişesi, boş ıce tea mango kutusu, boş Winston paketi ve dünyanın en güzel misketi.. Ve tüm bunlarla dolu bir oda. Beklerken hiçbir şey yapamadan, dua ettiğin kutsal objeler haline geliyor nesneler ve odanın kendisi..
    Ve uzaktaki eşya. Anları anı haline getiren ve hatırlandıkça katlanmayı zorlaştırıp beklemeyi kolaylaştıran eşyalar. Şu an seninle olmayan ama diğerlerinden hiç ayıramadığın eşyalar. Belki birgün bir araya getirip anıları birleştirmeni sağlayacak olan eşyalar. Sigara jelatininden mamül dünyanın en korunaklı yerinde saklanan galata kulesi maketi(ki külahını yapmak -bir kaç tuhaf girişimden sonra akıl edilebilen- çok yaratıcı bir hamleydi) ,cafede yıllardır duran ve muhtemelen kimsenin dikkat etmediği ve ihtimal kimsenin bakıp gözlerinin yaşarmasına neden olmayan bozuk gramofon ve onun artık nerede olduğu bile bilenmeyen karakalem resmi, başka bir ankara-eskişehir gidiş dönüş tren bileti, olmadık bir yerde koparılıp kurumaya bırakılmış bir gül, yeni baskı bir Salinger kitabı(Gönülçelen) , sendeki Galata kulesi kartpostalının bir eşi, içi dışı kara bir paket karanfilli sigara..
    Ve mekanlar tabi. Zamanın durduğu, gidildikçe hep o anları yaşatan ve dayanmak zor olduğundan mecburen uzak durulan ama bir şekilde hep etrafında dolaşılan mekanlar. Oralarda oldukça acı veren, ama çok uzak oldukça da her şeyin tamamen yitirilmesi demek gibi bir şey olacak olan yerler.. Çocukluğunu, sevdiklerini, hayallerini, duygularını Perec ve Oğuz Atay eşliğinde en sevdiğine servis ettiğin teras barı, onu beklerken her dakikanın bir saatte geçtiği cafe, yıllarca şehrin gürültüsünden kaçıp kafa dinlemek için gittiğin ve artık bambaşka bir şey demek olan kenardaki park ve onun yukarıdan dördüncü aşağıdan üçüncü bankı, dünyanın en güzel uykusuzluğunun yaşandığı kuşetli istanbul treni, hangisinin gerçek olduğu konusunda türlü münakaşalara girdikten sonra karar verilip girilen ve yemek gelir gelmez çakma olduğu anlaşılan sultanahmet köftecisi, son anda koşarak yetişilen ve 360 derece dönerken bile yüzündeki gülümsemeyi silemeyen lunaparktaki ölümcül makine, sinema tarihinin en rezil filminin büyük bir keyifle izlendiği sinema salonu, İstasyonun yanındaki trene binmeden son trenden inince ilk sigaranın birlikte içildiği çiçekli ağaçlı taşa oturmalı dış bahçe, binbir nazla geçilen üst geçit(bilen bilir oradan geçmek epey bir iştir) ,tavla oynanılan ve yenilince mahsustan küsmecilik oynanan çay evi, v.s... Ve odam tabi, odamız.. O kadar çoklar ki. Ama hepsinin yaşattığı duygu ortak. Hem en güzel anları oralarda yaşamış olmanın hatırlanmasıyla yüzde beliren tebessüm hem de o anları yitirmiş olma ve bir daha yaşayamama ihtimalinin verdiği acı. Tebessüm ve acı sadece anlar ve mekanlar birlikte hatırlanınca bu kadar yakışıyorlar birbirlerine. Keşke mümkün olsa da eşya gibi mekanları ve anları da bir odaya toplayabilsek. O zaman büyü yapmak daha kolay olurdu belki..
    En başta inanamamak. Hiç ihtimal vermediğin birşeyin kolayca oluvermesi. Ve neredeyse şaşkınlıktan sevinmeye vakit bulamamak. Bir taraftan onu haketmediğini düşünmenin yol açtığı kendine güvensizlik diğer taratan ise hiç alışık olmadığın güzellikler. İlk buluşmanın çocuksu heyecanı, trenden ineceği saati beklerken oynanan sevimli zaman hesaplaması oyunları, saatlerce ne yesek telaşına düştükten sonra aynı anda dillendirilen "yemek yemeyiverelim" keşfinin yol açtığı inanılmaz rahatlık, yağmur yağarken saçak altında geçen zamanda sigara içmekle öpüşmeyi aynı ana sığdırmaya çalışmanın kaçamak telaşı, mantıyı sarımsaksız salatayı soğansız yemenin tarifsiz lezzeti, kalkmasına az zaman varken ve anlatacakların hiç bitmeyecekken önündeki son yudumu içmemesi için bira bardağına çaktırmadan atılan yalvaran bakışlar, terlediğini farkederde elimi tutmayı bırakır endişesiyle başka bahaneler bulup kısa süreli elleri bırakıp kot pantolonun arkasında silme hınzırlığı, rüzgarın ağzına soktuğu saçlarını usulcacık çekip çıkarma ve bunu yaparken bir taraftan başka şeylerden bahsedip hiçbir şey olmuyormuş gibi hissettirme çabası, her gecenin son iyi geceleri -her sabahın ilk günaydını,güne onun sesini duyamadan başladığın anların tedirgin edici gerilimi, sigara jelatininden mamül kutsal kulenin başında geçirilen ömrünün en içten zamanları.. Hepsini bir arada hatırlamak mı daha çok acı verir yoksa teker teker hatırlayıp ayrı ayrı acı çekmek seyreltir mi biraz acıyı? Belki de tek bir acı var. Yoğunluğu hiç değişmeyen ve hep aynı şey demek olan tek bir acı. Çok özlemek demek olan, boşluğunu hiçbir şeyle dolduramayacağını bildiğin yitirilmiş zamanları kafanda tekrar tekrar yaşamanın sızısı..
    Ama bu haksızlık. Öylece çekip gitmek bu kadar kolay olmamalı. Gücünü yalnızlığından alan ve yalnızlığa alışkanlığını yıllar süren bir çabayla benimseyen birinin hayatına girip,onu kapandığı ve artık şikayet etmediği mağarasından çıkartıp hiç alışık olmadığı bir oyunun ortasında tek başına bırakıvermek. İnsafsızlık. Tamam insan kızar, küser, kavga eder, yanlış bir şey varsa yapanın burnundan getirir. Ama böyle basıp gitmek neyin nesi, insaf. Tamam artık aramaz seni diyerek telefonun sesini kısıp elinin eremeyeceği bir yere koyarken bile on dakikada bir telefonu kontrol etmek ve kendi kendine ben aslında saate bakıyorum kimseden telefon beklediğim yok diyerek yürek burkan yalanlar söylemek; iyi oldu zaten yürümeyeceği belliydi eninde sonunda bitecekti türünden avuntularla uykuya dalıp sonra sıçrayarak uyanmak ve bu zavallı avuntunun aslında seni hiç rahatlatmadığını farketmek; artık hiç işine yaramayacağını bilmene rağmen acı bir alışkanlıkla ve tükenmeyen alışkanlıktan da acı bir umutla 3900 dan 5000 sms almak; bin kere bilmene rağmen artık seni ilgilendirmediğini, kendini kendinden gizli acaba bu saatte o ne yapıyordur diye düşünürken yakalamak; geçen ay bu saatlerde şuradaydık, şu saatte şunları konuşuyorduk, eğer böyle olmasayadı şu gün şunları yapacaktık muhasebesine obsesifce takılıp kalmak; birlikte dinlediğiniz şarkılardan kaçmaya çalışırken mırıldandığını utanarak farkedip yarıda kesmek ama kafanın içinde şarkının devam etmesine engel olamamak; ikinizinde sevdiği yazarların kitaplarını kitaplığın en görünmez yerlerine sokuşturup,göz ucuyla yerlerinde olup olmadığını hızlıca kontrol etmek; nefret etmek için yüzlerce bahane üretip her birine tutundum zannedip bir süre rahatlamak ve sonra hiçbir işe yaramadığını süratle farkedip eskisinden daha beter kahrolmak; ve özlemek.. Hep özlemek; uyurken özlemek, uyanır uyanmaz özlemek, bir şeylerle uğraşmaya çalışıp bir süreliğine unutur gibi olduğunda farketmeden özlemek, hiçbir şey yapmadığın zamanlarda özellikle gece yarısından sonra ibadet eder gibi özlemek, yüzünü görsem bir kere,başkasıyla konuşurken bile olsa sesini duysam yetecek bana dedirtecek kadar özlemek. Özlemenin her çeşidini ezberler gibi özlemek. Yok, olmaz böyle,haksızlık bu..
    Sonra bütün günler birbirine benzemeye başlar. Ayrılığın ilk bir kaç günü deliren ve ne yapacağını şaşıran sen zaman geçtikçe acıklı bir suskunluğa bürünürsün. İnsanın en zavallı hallerinden biridir böyle zamanlarda yaşanılan. İlk gün, kızgınlığının etkisiyle burnundan kıl aldırmaz en söylenmeyecek lafları söylersin. Sonra aynı gece şaşkın ve ne yapacağını bilmez şekilde dolaşırsın ama seni çıldırtan şey öfkeymiş gibi gelir sana. Ona öyle kızıyorsundurki, sırf sana bunu yapmış olması bile affedilmez bir hatadır. Karar vermişsindir artık o seni aramaya kalksa bile konuşulmayacaktır. Evet her şey bitmiştir.. Öyle zanneder içebildiğin kadar içersin ve sızarsın sonra. Ama uyanınca aklın başına gelir. Önce bir önceki günü düşünürsün ve metafizik bir umutla bunun rüya olması için yalvarırsın. Ama rüya değildir, ayrılmışsınızdır artık. İçinde korkunç bir acı ve boşluk hissiyle atarsın uyku sersemliğini ve umutsuzca telefona saldırırsın. Ama ne bir arama vardır ne de mesaj. O zaman akşamki öfkenin yerini çaresizlik alır. Ve elinden bir şey gelmeyeceğini bile bile ama bir taraftan da her şeyi düzeltebilecekmiş gibi büyük bir enerjiyle sen ararsın. O da ne,telefonu kapalıdır! Defalarca denersin ama hep aynı şeyi duymaktasındır. "Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor..." Aslında çok iyi bilirsin ki aradığın kişi artık geride bıraktığın kişi değildir. Bir şey olmuştur dün ve artık o başka birine dönüşmüştür. Ama bu düşünceyi şiddetle kovarsın kafandan. Hayır,bir kaza yaşadık dün, düzelecek mutlaka. Telefon elinde yataktan kalkıp sokağa atarsın kendini, çok erkendir gidecek yerin de yoktur. Hem olsa bile hiçbir yere sığamazsın ki.. Dolaşıp durursun gözünde akıtmaya utandığın kocaman yaşlarla. Ağlayamazsın ama henüz. Çünkü içinde hala bir umut vardır, zannedersin ki telefonu az sonra açılacak,konuşmaya başlayacaksınız ve o kötü kabus hiç görülmemiş gibi hayatınız devam edecek. Affetiririm kendimi diye düşünürsün, o da beni seviyor nasılsa, kıyamaz bana. Ne kadar pişman olduğumu görür, biraz kızar ama sonunda affeder. Yeter ki şu telefonu bir açsın, gerisi mutlaka hallolur, olmak zorundadır. Bu düşüncelerle dakikada en az üç kere arayarak şehrin muhtelif yerlerinde dolaşıp durursun, vakit ilerler ama telefon bir türlü açılmaz. Bu esnada telefon açıldığında ne konuşacağını kafanda kurgulamaya başlarsın ve o anda yapmış olduğun yanlışların hepsi birden aklına gelir. Ve beklerken bir taraftan da kendinle hesaplaşmaya başlarsın. Pişmanlık içinde çığ gibi büyümektedir. Sözler verirsin kendi kendine, söz dersin bir daha onu üzmeyeceğim, küçük kaprisler uğruna hayatı dayanılmaz hale getirmeyeceğim, onu mutlu etmek için elimden gelen her şeyi yapacağım, hatalarımın farkındayım asla hiçbiri tekrarlanmayacak. Onu ne kadar çok sevdiğimi göstereceğim ona her şey eskisinden de güzel olacak.. Bu esnada o kadar samimisindir ki gerçekte tutamayacağını bildiğin sözleri bile vermekten çekinmezsin. Trajiktir aslında, çünkü bir taraftan tükenmeye yüz tutmuşken diğer taraftan kendini hiç olmadığın kadar kuvvetli hissedersin. Kendi kendine tekrarlarsın, olmaz dersin böyle olmaz, düzelecek herşey yoluna girecek. O da üzülüyordur zaten, sen anlatacaksın o anlayacak ve eskisinden daha kuvvetli bağlarla sarılacaksınız birbirinize. Yeter ki telefonunu açsın.. Açsın artık telefonunu.. Sadece telefonunu açsın.. Açsın artık.. Açsın.. Ne olur açılsın artık o telefon.. Ve sonra açılır o telefon.. Alo dersin...

    Biliyor musunuz aslında neden zordur ayrılık? Neden kabul edemez insan? Bir bıçak kanatıp ruhunu kimsenin göremediği kanlar akıtır içine içine, neden? Aşık olduğun için mi? Onsuz yaşayamayacağın için mi? Hayatının anlamını kaybettiğin için mi? Sana haksızlık edildiğini düşündüğün için mi? Hayır hiçbiri değil. Başkasına da aşık olursun, o olmadan da yaşarsın, bir şekilde her şey yoluna girer. Bunu da herkes bilir. Peki bunu bile bile neden acı çeker insan biliyor musun? Çünkü onu başkasıyla düşünemezsin. Tuttuğun elleri başkasının tutması, öptüğün dudakları başkasının öpmesi, yaslandığın omuza başkasının yaslanması. Düşünmek bile delirtir insanı. Bu yüzden işte, herkes bilinçaltında sevdiğinin ölmesini ister. Sevdiğinin ölümü bile onu başkasıyla düşünmekten daha az acı verir. Aşk zihninin savunma mekanizması geliştiremediği tek yanılsamadır, hallüsinasyon gibi... Bir varmış bir yokmuş.. Uyarıcısı olmayan algı.. Her şey biter acı kalır. İşte o acı da bencilliğinden ve kibrinden kaynaklanan acıdır. Onu başkasıyla düşündükçe kendine acımaya başlarsın,çünkü bunu kendine yediremezsin. Ölse, mesele kalmayacaktır. Ama ölmez namussuz, gözünün önünde korktuğun her şey bir bir gerçekleşir. Bu yüzden acı çekersin işte.. İşte bu yüzden çok zordur ayrılık..
    Ali Lidar
  • kitaplarından tanıdığımız benzersiz üslûbu, yaşayışı, cesareti, sert tavırları ve bağımsız kalemiyle ses getiren, ezberleri bozan Bülent Akyürek'in bu kitabı da çok okunacak, çok tartışılacak...

    Namaz, İslam'ın, Allah'ın emridir. Namazda huzur bulmak ise temennidir, hedeftir, "Huzur bulamıyorum, öyleyse kılmayayım" gibi bahaneler biraz basit kaçmıyor mu? Nefsini ve dünyayı seccadenin bir adım yanına park edip namaz bittikten hemen sonra, onları terlik gibi ayağına takacak ya da baş tacı edeceksen namazında huzur bekleme! Hepimiz, huzura çıkmış huzursuz Müslümanlarız...

    Kuran'da Kehf Suresi var ve "Yedi Uyurîar"dan bahsediliyor. Ben, orada onlarla birlikte uyuyan "Kiîmİr" adlı köpeğe dikkat çekmek istiyorum. Köpek, Allah'ın emrine uyuyor, işte biz Allah'ın emirlerine karşı köpek olabilirsek "kul" olmuş olacağız. Bir lokma veren adamın peşinden ölene dek giden köpekler; bize hayatı, nimetleri, cenneti sunan Allah'a karşı hepimizden daha sadık davranıyorlar.

    İnsanlara bakarak öğrenemediğimiz kulluğu, köpeklere bakarak öğrenmekte gecikmiş sayılmayız!
  • Popular Science Türkiye dergisi incelemem okuyan,araştırıp bilgisi olanın da,olmayanın da hakkında yorum yaptığı günümüzün popüler konusu yapay zeka üzerine olacak. Google'nin yeni yapay zeka teknolojisİ Google Duplex hakkında YouTube da o kadar çok kirli bilgi var ki Popular Science Türkiye dergisi 73.sayısında "Dijital felaket tellalları robotlardan korkun diyor.Korkmayın"!!! Başlıklı yazısında az da olsa bu konuya değinmiş,bende teknolojiyi yeterince takip eden biri olarak ​incelememi yeterince bilgim olup detaylı araştırdığım bu konu üzerine, yapay zeka üzerine yapmak ve sadece izlenme para kazanma uğruna insanları korkutan,kafasını karıştıran çok fazla genç kitle izlemesine rağmen boş yayın yapan youtuber'ları eleştirmek istiyorum.

    Yapay zeka teknolojisİ hakkında özellikle internette youtube üzerinde çok fazla bilgi kirliliği var.Bu konu da youtube da çok saçma bilgiler ve konular mevcut.
    YouTube üzerinden özellikle benim vlog'uma tıkla ben sana çeşitli saçma bilgiler vereyim,korkutayim sen bu videoya,dolayısıyla bana kanalıma bağlı kal, izlenme oranım artsın,abone kasayım,para kazanayım diyen ve bunu çok çirkince yapan insanlar var. Zamanında bir youtuber ben ıssız adaya düştüm diyip gidip büyük ada'da video çekmişti.Şimdi bakıyorum sırf izlenilsin diye,
    Google bizi dünyanın sonuna götürüyor, yapay zeka öyle kötü, böyle kötü cin cin sorular sorup, videoda insanları korkutmaya çalışıyorlar.Korkutuyorlar da.
    Bu inceleme de peki biz yapay zeka ile ilgili nelere dikkat etmeliyiz ve yapay zekadan korkmalı mıyız??? Sorularına değinmek istiyorum.

    Google duplex denen şey aslında yardımcı bir sekreter, tam olarak yaptığı işlem şu ki; Google asistanın bir parçası olarak bizim şöyledigimizi baz alıp istediğimiz bir şeyi, bir yeri arayıp rezervasyon yapmak.İnternette ulaşırsınız beş yüz tane video var örneğin kuaförü arıyor,restorantı arıyor randevu alıyor.Türkiye de bir düşünün sizce Uyar mı bir berberi aratin bakayım :)

    Google duplex aslında Google asistan'ın bir parçası yeni ve mucizevi bir şey değil,yaptığı tek şey bizim verdiğimiz bir emri daha mantıklı bir şekilde karşıya sunuyor.Karşı taraf rahatsız olmuyor araya tereddütler ekliyor eee gibi insansı şeyler ekliyor.Şimdi bunda bir insan kalkipta uuu o zaman dünyanın sonu geldi bizi kandırırlarsa demesi çok saçma. Eee insan kandırıyor,
    kandırılıyor zaten,bugün çöp poşetine altınlarını atan profesör var bu ülkede,yani insan insanı kandirabiliyorken makinanın insanı kandırmasında ne fark var ???
    Diyorlar ki yapay zeka bizi dinliyor.Tamam da cep telefonu da dinliyor zaten. Banka bizi sesimizden tanıması için 1000 defa bize sesimizi tekrar ettirdiğinde amacı neydi??? O cep telefonundan gelen sesi yarın ertesi gün yorumlayabilmek,sen neden pizza dediğin zaman pizza SMS'i geliyor cep telefonuna!!! Yani Seni dinlemiyorlar mı??? Bu bu yapay zeka değil mi???

    Bir başka konu haber kanalları ve sosyal medya çok beğendi,buna youtuber'lar da atladı.Facebook iki yapay zekayı açmış iki yapay zeka kendi arasında hiç anlaşılmayan bir şey konuşmuş ve fişlerini çekmişler.
    Birincisi fiş falan çekilmedi.Yalan haber, iki robotta data üretti.Peki siz PC' de olsun, cep telefonunda olsun
    kaynak kodlarını,algoritmasını bilinçli belirlediğiniz elinizdeki bir program veya sistem data üretirken panikleyip dünyayı ele geçiriyorlar geçirecekler diye fişini çeker misiniz ??? Koskoca Facebook sizce o iki tane algoritmayı bütün dünyaya bağlamış olabilir mi de dünyayı ele geçirecekler :)) Robotların konuşması çok saçma internette bulabilirsiniz yani o kadar zeki değiller, ikincisi Facebook bu olayı gerçekten rayting olsun diye attı yada gerçekten böyle bir şey oldu,sahte endüstriyel her türlü gerçek bilgiye sahip değiliz.Üstelik soruyorum Facebook'un elinde gerçekten sapitacak delirecek iki yapay zeka olsa dünyaya bunu açıklar mı??? Hele ki bu aralar bu kadar kötü gidiyorken!!! Mark Zuckerberg'in durumu ortada bildiğiniz üzere milyonlarca kişi Facebook hesaplarını kapattı.

    İzleyip kendinden geçtikleri komplo teorileri ürettikleri bir diğer şey alexa smart home.Alexa home böyle evde bulunan pencereyi aç, kombiyi kapa,perdeyi kapaya bileceginiz,google de ekransız sesli arama yapabileceğiniz bir ev asistanı.Alexa home için diyorlar ki; CIA bizi dinliyor.Alexa home istemsiz kapanıyor,açılıyor kesin dinleniyoruz.Tabi ya sadece CIA mi dinliyor yani bugün telefon GSM şirketleri de dinlemiyor mu??? Dinlediklerini bir yere ulaştırmıyor mu???Türkiye de yok mu bu!!! Muhabbet şu uuu CIA evlere girmiş. CIA sizi sadece oradan dinlemiyor ki,tüm teknoloji onlar da ve buna alıştıriyorlar bizi şuan yeni bir trend var yüz tanıma sistemi Tel-Aviv üzerinden iPhone X ile tüm dünyanın yüzünü makinalara tanıtıyorlar zaten!!!

    Bir başka konu var aslında bu ilginç. Google asistan'ın,Siri'nin ve Alexa home ün üzerinde Çinliler bir deney yapıyorlar buna düşük frekanslı sesler yolluyorlar yani fısıldayarak konuşulduğunu düşünün ve Alexa home,siri bunu duyuyor yani bizim duymadığımız frekanstaki sesleri duyuyor,bu da bir komplo teorisine dönüyor.Ya tamam da zaten bunlar aralarında wifi, bluetooth ile haberlesen cihazlar ya tatbiki en ağar kodlamayı sesi de duyabilecek şekilde geliştirilmiş ama anlatamazsınız.Bu olay bu kadar değil tabiki internette bulabilirsiniz dahası var ama youtuberlar yine bu kısmını aldı bizi dinliyor.Evet sizi dinliyor dinleyebildiği için zaten komutları alıp uygulayabiliyor. Dinleyebildigi için makine öğrenilmesi diye bir şey var makine sözleşmesine,zaten biz cep telefonu alınca da kullanıcı sözleşmesine evet diyoruz Google gizli gizli demiyor ki bizi o telefon açıldığında kurulum yaparken hızlıca kaydet yes,yes,yes bastığımız kurulum sözleşmesinde diyor ki; ben senin evini dinlerim bütün bilgileri alırım sana da o pizzayı tavsiye ederim.Buna okey derken hiç umrumuzda değil!!!

    Araştırmalar gösteriyor ki; dünya üzerinde Siri,Google,asistan alexa home gibi hizmetler dünya da insan nüfusundan daha fazla olacak,yani her insanın bir asistanı değil her insanın bir kaç asistanı olacak. Dolayısı ile şuan üretilen araçlarda benim çocukluğumda bileniniz vardır karaşimşek diye bir araba polisiye filmi vardı.Araba ile konuşuyordun şuan da üretilen arabaların bunun benzerleri yapılacağı konuşuluyor,teknoloji hazır yani.Araç da yolda giderken konuşabiliyorsun.Diyorsun ki,canım sıkıldı bir müzik koy senin keyfine göre zamanla altı ay ve bir yıl içinde mükemmel öğreniyor sana yönelik çalıyor yada diyorsun ki,arabayı burdan sonra sen sür ve beni bilmem nereye götür yapıyor bunu. AVM'lerde denk gelmişsinizdir kendi kendine giden araba,park eden araba zaten var.Sorun şu insan o araba ile konuşmaya başlamalı mı ??? Aslında olayı komplo teorisine dönüştüren bizimkilerin dar vizyonlu bakış açısı. Türkiye için değil zaten dünya için bu yenilikler adamlar beş sene, on sene kullanmadan zaten ticaretini yapmıyor.Şuan adamların elindeki Yapay zeka teknolojinin beş,yedi yıl öncesini görüyoruz.

    Şimdi gelelim avantajlarına,yapay zeka'nın bize ne faydası var diyiyorlar.Cevap vereyim çok ama çok faydası var.Bu yapay zeka bizim hayatımızı kolaylaştıracak ve kullanacaksınız kaçınılmaz çünkü. Nasıl bilgisayar kaçınılmazdı koşarak aldık,cep telefonu kaçınılmazdi koşarak aldık, bugün ipone'a 5 bin 7 bin TL verip alıyoruz, evimize sokuyoruz,tabletler herkesin evinde var.Yapay zeka bizim hayatımıza girdi ve girecek ve çok çok daha hayatımızı kolaylaştıracak.

    Ünlü yapay zeka robotu Sofia'dan cımbızla bir söz çekildi."Sonsuza kadar yaşamak istiyorum". Diye; başladılar komplo teorisi üretmeye,
    iyi de insan bunu programliyor tabiki sonsuza kadar yaşamak istediğini söyleyecekler,robot diyebilir mi iki yıl sonra garantim bitince kapanıcam???Burada ki robotta sonsuza kadar yaşayacak ise insan ırkının tükeneceğini zaten görecek dünyanın nüfusunun hali ortada.

    Yapay zeka tabiki güçlü bir şey Elon Musk'ın uyardığı kadar kontrol edilmez ise tehlikeli ama tehlikesi dünya çapında olacaktır ve emin olun ücretici,üreten firmalar parayı tüketiciden alıyor bizden alıyor,bizi yani kendini yok etmek ister mi??? Dünya ekonomisi çöker paniklemeyin bu kadar yapay zeka korkulacak bir şey değil,çünkü korkulacak dakika yok, hayatımızda zaten.Cep telefonu'muz Siri, Google dediğimizde zaten cevap veriyor!!!
    İzlediğim filmlerden örnek vereyim,
    Adamlar zaten 1927'de Metropolis
    filminde yapay zeka''yı anlatmaya başlamış,1968 uzay yolu macerası filmi var adamlar zaten 27 de 68 bunları düşünmüş günümüze gelirsek,2004 ben Robot,2014 Ex makina filmlerini, 1999 Matrix bütün serisini izlemediyseniz izleyiniz. Dünyanın asıl büyük resmi işte o zaman anlaşılıyor. Çok güzel filmlerdir İMDb linklerini aşağıda paylaşacağım.Buyrun izlememiş olan arkadaşlar izleyebilir.
    https://m.imdb.com/title/tt0017136/
    https://m.imdb.com/title/tt0062622/
    https://m.imdb.com/title/tt0343818/
    https://m.imdb.com/title/tt0470752/
    https://m.imdb.com/title/tt0133093/
    Ama zaten bizim youtuber'lar ne seviyor dünya yuvarlak mı, dünya düz mü? Özellikle dünya düzdür diye başlık atan tipler var.Dünya düz değil kardeşim, dünya yuvarlaktır bu kadar cahilce şeyi tartışmayın artık. Özelikle istiyorlar ki insanların kafası karışsın bilgili bir youtuber isen panik ettirme gerçek bilgiyi ver.

    Yapay zekanın tercih olmadığına inanıyorum.Çünkü yapay zeka dünyanın sonunu getiriyor diye nereye şikayet edeceğiz??? Bari tadını çıkaralım. Elimizde zaten bu makinaların benzerleri var dünya da en önemli konu makina öğrenmesi, insanların daha kaliteli yaşaması ve hizmet için çok faydalı.Gelecekte iş sektörünün tümünü oluşturacak.
    Günümüz teknolojisinde yapay zeka eğer kötü ise merak etmeyin zaten bunu kullanan insan kötü, yapay zeka zaten kötü ise kötü insanın elinde kötü, onun için Vatikan bile arttırılmış gerçeklik teknolojisi
    (Augmented Reality) endüstri 4.0 ile kullanımı neticesinde yapılacak kötü bir fiilin günah olup olmadığını tartışıyor.Yani yapay zekaya sadece kötü yönden bakarsan tabiki kötü şeyler alırsınız.Bundan gaza gelip dünyanın sonu geldi diyip rayting toplamak, insanları korkutmak ne kadar etik yapay zeka iyiyse al kullan.Güvenmiyor isen o zaman kullanma illa kullan diye ısrar eden yok. Kaldı ki zaten cebinde kullanıyorsun!!!

    Sonuç olarak teknolojiyi seven, araştıran, elinden geldiğince yararlı kullanmaya çalışan bir birey olarak, herkesin teknolojiye iyi hakim olmasını, teknolojiyi araştırmasını, teknoloji hakkında en doğru bilgilere sahip olmasını diliyorum.Çünkü teknoloji rahatlıktır her bireyin bilgiyi kulaktan dolma değilde araştırıp özüne inerek doğruyu öğrenmesi gerekmektedir.Zahmet edip incelememi okuduğunuz için teşekkür ederim.
    Teknoloji kolaylıktır
    Teknoloji gelecektir.
    İşlerinizde size yardımcı olan teknolojiyi unutmayın...
  • Liste Babil.com'da Türkçe olarak yayınlanmıştı. Lakin artık Türkçesini bulamıyoruz ne hikmetse. Küçük-büyük harf sıkıntısını düzeltmek isterdim lakin uğraşamayacağım, bu listeyi bulurken de çok uğraştım. İngilizcesi hizmetinizde arkadaşlar, buyurunuz. :)

    never let me go – kazuo ishiguro
    saturday – ian mcewan
    on beauty – zadie smith
    slow man – j.m. coetzee
    adjunct: an undigest – peter manson
    the sea – john banville
    the red queen – margaret drabble
    the plot against america – philip roth
    the master – colm tóibín
    vanishing point – david markson
    the lambs of london – peter ackroyd
    dining on stones – iain sinclair
    cloud atlas – david mitchell
    drop city – t. coraghessan boyle
    the colour – rose tremain
    thursbitch – alan garner
    the light of day – graham swift
    what i loved – siri hustvedt
    the curious incident of the dog in the night-time – mark haddon
    islands – dan sleigh
    elizabeth costello – j.m. coetzee
    london orbital – iain sinclair
    family matters – rohinton mistry
    fingersmith – sarah waters
    the double – josé saramago
    everything is illuminated – jonathan safran foer
    unless – carol shields
    kafka on the shore – haruki murakami
    the story of lucy gault – william trevor
    that they may face the rising sun – john mcgahern
    in the forest – edna o’brien
    shroud – john banville
    middlesex – jeffrey eugenides
    youth – j.m. coetzee
    dead air – iain banks
    nowhere man – aleksandar hemon
    the book of illusions – paul auster
    gabriel’s gift – hanif kureishi
    austerlitz – w.g. sebald
    platform – michael houellebecq
    schooling – heather mcgowan
    atonement – ian mcewan
    the corrections – jonathan franzen
    don’t move – margaret mazzantini
    the body artist – don delillo
    fury – salman rushdie
    at swim, two boys – jamie o’neill
    choke – chuck palahniuk
    life of pi – yann martel
    the feast of the goat – mario vargos llosa
    an obedient father – akhil sharma
    the devil and miss prym – paulo coelho
    spring flowers, spring frost – ismail kadare
    white teeth – zadie smith
    the heart of redness – zakes mda
    under the skin – michel faber
    ignorance – milan kundera
    nineteen seventy seven – david peace
    celestial harmonies – péter esterházy
    city of god – e.l. doctorow
    how the dead live – will self
    the human stain – philip roth
    the blind assassin – margaret atwood
    after the quake – haruki murakami
    small remedies – shashi deshpande
    super-cannes – j.g. ballard
    house of leaves – mark z. danielewski
    blonde – joyce carol oates
    pastoralia – george saunders

    1900s
    timbuktu – paul auster
    the romantics – pankaj mishra
    cryptonomicon – neal stephenson
    as if i am not there – slavenka drakuli?
    everything you need – a.l. kennedy
    fear and trembling – amélie nothomb
    the ground beneath her feet – salman rushdie
    disgrace – j.m. coetzee
    sputnik sweetheart – haruki murakami
    elementary particles – michel houellebecq
    intimacy – hanif kureishi
    amsterdam – ian mcewan
    cloudsplitter – russell banks
    all souls day – cees nooteboom
    the talk of the town – ardal o’hanlon
    tipping the velvet – sarah waters
    the poisonwood bible – barbara kingsolver
    glamorama – bret easton ellis
    another world – pat barker
    the hours – michael cunningham
    veronika decides to die – paulo coelho
    mason & dixon – thomas pynchon
    the god of small things – arundhati roy
    memoirs of a geisha – arthur golden
    great apes – will self
    enduring love – ian mcewan
    underworld – don delillo
    jack maggs – peter carey
    the life of insects – victor pelevin
    american pastoral – philip roth
    the untouchable – john banville
    silk – alessandro baricco
    cocaine nights – j.g. ballard
    hallucinating foucault – patricia duncker
    fugitive pieces – anne michaels
    the ghost road – pat barker
    forever a stranger – hella haasse
    infinite jest – david foster wallace
    the clay machine-gun – victor pelevin
    alias grace – margaret atwood
    the unconsoled – kazuo ishiguro
    morvern callar – alan warner
    the information – martin amis
    the moor’s last sigh – salman rushdie
    sabbath’s theater – philip roth
    the rings of saturn – w.g. sebald
    the reader – bernhard schlink
    a fine balance – rohinton mistry
    love’s work – gillian rose
    the end of the story – lydia davis
    mr. vertigo – paul auster
    the folding star – alan hollinghurst
    whatever – michel houellebecq
    land – park kyong-ni
    the master of petersburg – j.m. coetzee
    the wind-up bird chronicle – haruki murakami
    pereira declares: a testimony – antonio tabucchi
    city sister silver – jàchym topol
    how late it was, how late – james kelman
    captain corelli’s mandolin – louis de bernieres
    felicia’s journey – william trevor
    disappearance – david dabydeen
    the invention of curried sausage – uwe timm
    the shipping news – e. annie proulx
    trainspotting – irvine welsh
    birdsong – sebastian faulks
    looking for the possible dance – a.l. kennedy
    operation shylock – philip roth
    complicity – iain banks
    on love – alain de botton
    what a carve up! – jonathan coe
    a suitable boy – vikram seth
    the stone diaries – carol shields
    the virgin suicides – jeffrey eugenides
    the house of doctor dee – peter ackroyd
    the robber bride – margaret atwood
    the emigrants – w.g. sebald
    the secret history – donna tartt
    life is a caravanserai – emine özdamar
    the discovery of heaven – harry mulisch
    a heart so white – javier marias
    possessing the secret of joy – alice walker
    indigo – marina warner
    the crow road – iain banks
    written on the body – jeanette winterson
    jazz – toni morrison
    the english patient – michael ondaatje
    smilla’s sense of snow – peter høeg
    the butcher boy – patrick mccabe
    black water – joyce carol oates
    the heather blazing – colm tóibín
    asphodel – h.d. (hilda doolittle)
    black dogs – ian mcewan
    hideous kinky – esther freud
    arcadia – jim crace
    wild swans – jung chang
    american psycho – bret easton ellis
    time’s arrow – martin amis
    mao ii – don delillo
    typical – padgett powell
    regeneration – pat barker
    downriver – iain sinclair
    señor vivo and the coca lord – louis de bernieres
    wise children – angela carter
    get shorty – elmore leonard
    amongst women – john mcgahern
    vineland – thomas pynchon
    vertigo – w.g. sebald
    stone junction – jim dodge
    the music of chance – paul auster
    the things they carried – tim o’brien
    a home at the end of the world – michael cunningham
    like life – lorrie moore
    possession – a.s. byatt
    the buddha of suburbia – hanif kureishi
    the midnight examiner – william kotzwinkle
    a disaffection – james kelman
    sexing the cherry – jeanette winterson
    moon palace – paul auster
    billy bathgate – e.l. doctorow
    remains of the day – kazuo ishiguro
    the melancholy of resistance – lászló krasznahorkai
    the temple of my familiar – alice walker
    the trick is to keep breathing – janice galloway
    the history of the siege of lisbon – josé saramago
    like water for chocolate – laura esquivel
    a prayer for owen meany – john irving
    london fields – martin amis
    the book of evidence – john banville
    cat’s eye – margaret atwood
    foucault’s pendulum – umberto eco
    the beautiful room is empty – edmund white
    wittgenstein’s mistress – david markson
    the satanic verses – salman rushdie
    the swimming-pool library – alan hollinghurst
    oscar and lucinda – peter carey
    libra – don delillo
    the player of games – iain m. banks
    nervous conditions – tsitsi dangarembga
    the long dark teatime of the soul – douglas adams
    dirk gently’s holistic detective agency – douglas adams
    the radiant way – margaret drabble
    the afternoon of a writer – peter handke
    the black dahlia – james ellroy
    the passion – jeanette winterson
    the pigeon – patrick süskind
    the child in time – ian mcewan
    cigarettes – harry mathews
    the bonfire of the vanities – tom wolfe
    the new york trilogy – paul auster
    world’s end – t. coraghessan boyle
    enigma of arrival – v.s. naipaul
    the taebek mountains – jo jung-rae
    beloved – toni morrison
    anagrams – lorrie moore
    matigari – ngugi wa thiong’o
    marya – joyce carol oates
    watchmen – alan moore & david gibbons
    the old devils – kingsley amis
    lost language of cranes – david leavitt
    an artist of the floating world – kazuo ishiguro
    extinction – thomas bernhard
    foe – j.m. coetzee
    the drowned and the saved – primo levi
    reasons to live – amy hempel
    the parable of the blind – gert hofmann
    love in the time of cholera – gabriel garcía márquez
    oranges are not the only fruit – jeanette winterson
    the cider house rules – john irving
    a maggot – john fowles
    less than zero – bret easton ellis
    contact – carl sagan
    the handmaid’s tale – margaret atwood
    perfume – patrick süskind
    old masters – thomas bernhard
    white noise – don delillo
    queer – william burroughs
    hawksmoor – peter ackroyd
    legend – david gemmell
    dictionary of the khazars – milorad pavi?
    the bus conductor hines – james kelman
    the year of the death of ricardo reis – josé saramago
    the lover – marguerite duras
    empire of the sun – j.g. ballard
    the wasp factory – iain banks
    nights at the circus – angela carter
    the unbearable lightness of being – milan kundera
    blood and guts in high school – kathy acker
    neuromancer – william gibson
    flaubert’s parrot – julian barnes
    money: a suicide note – martin amis
    shame – salman rushdie
    worstward ho – samuel beckett
    fools of fortune – william trevor
    la brava – elmore leonard
    waterland – graham swift
    the life and times of michael k – j.m. coetzee
    the diary of jane somers – doris lessing
    the piano teacher – elfriede jelinek
    the sorrow of belgium – hugo claus
    if not now, when? – primo levi
    a boy’s own story – edmund white
    the color purple – alice walker
    wittgenstein’s nephew – thomas bernhard
    a pale view of hills – kazuo ishiguro
    schindler’s ark – thomas keneally
    the house of the spirits – isabel allende
    the newton letter – john banville
    on the black hill – bruce chatwin
    concrete – thomas bernhard
    the names – don delillo
    rabbit is rich – john updike
    lanark: a life in four books – alasdair gray
    the comfort of strangers – ian mcewan
    july’s people – nadine gordimer
    summer in baden-baden – leonid tsypkin
    broken april – ismail kadare
    waiting for the barbarians – j.m. coetzee
    midnight’s children – salman rushdie
    rites of passage – william golding
    rituals – cees nooteboom
    confederacy of dunces – john kennedy toole
    city primeval – elmore leonard
    the name of the rose – umberto eco
    the book of laughter and forgetting – milan kundera
    smiley’s people – john le carré
    shikasta – doris lessing
    a bend in the river – v.s. naipaul
    burger’s daughter - nadine gordimer
    the safety net – heinrich böll
    if on a winter’s night a traveler – italo calvino
    the hitchhiker’s guide to the galaxy – douglas adams
    the cement garden – ian mcewan
    the world according to garp – john irving
    life: a user’s manual – georges perec
    the sea, the sea – iris murdoch
    the singapore grip – j.g. farrell
    yes – thomas bernhard
    the virgin in the garden – a.s. byatt
    in the heart of the country – j.m. coetzee
    the passion of new eve – angela carter
    delta of venus – anaïs nin
    the shining – stephen king
    dispatches – michael herr
    petals of blood – ngugi wa thiong’o
    song of solomon – toni morrison
    the hour of the star – clarice lispector
    the left-handed woman – peter handke
    ratner’s star – don delillo
    the public burning – robert coover
    interview with the vampire – anne rice
    cutter and bone – newton thornburg
    amateurs – donald barthelme
    patterns of childhood – christa wolf
    autumn of the patriarch – gabriel garcía márquez
    w, or the memory of childhood – georges perec
    a dance to the music of time – anthony powell
    grimus – salman rushdie
    the dead father – donald barthelme
    fateless – imre kertész
    willard and his bowling trophies – richard brautigan
    high rise – j.g. ballard
    humboldt’s gift – saul bellow
    dead babies – martin amis
    correction – thomas bernhard
    ragtime – e.l. doctorow
    the fan man – william kotzwinkle
    dusklands – j.m. coetzee
    the lost honor of katharina blum – heinrich böll
    tinker tailor soldier spy – john le carré
    breakfast of champions – kurt vonnegut, jr.
    fear of flying – erica jong
    a question of power – bessie head
    the siege of krishnapur – j.g. farrell
    the castle of crossed destinies – italo calvino
    crash – j.g. ballard
    the honorary consul – graham greene
    gravity’s rainbow – thomas pynchon
    the black prince – iris murdoch
    sula – toni morrison
    invisible cities – italo calvino
    the breast – philip roth
    the summer book – tove jansson
    g – john berger
    surfacing – margaret atwood
    house mother normal – b.s. johnson
    in a free state – v.s. naipaul
    the book of daniel – e.l. doctorow
    fear and loathing in las vegas – hunter s. thompson
    group portrait with lady – heinrich böll
    the wild boys – william burroughs
    rabbit redux – john updike
    the sea of fertility – yukio mishima
    the driver’s seat – muriel spark
    the ogre – michael tournier
    the bluest eye – toni morrison
    goalie’s anxiety at the penalty kick – peter handke
    i know why the caged bird sings – maya angelou
    mercier et camier – samuel beckett
    troubles – j.g. farrell
    jahrestage – uwe johnson
    the atrocity exhibition – j.g. ballard
    tent of miracles – jorge amado
    pricksongs and descants – robert coover
    blind man with a pistol – chester hines
    slaughterhouse-five – kurt vonnegut, jr.
    the french lieutenant’s woman – john fowles
    the green man – kingsley amis
    portnoy’s complaint – philip roth
    the godfather – mario puzo
    ada – vladimir nabokov
    them – joyce carol oates
    a void/avoid – georges perec
    eva trout – elizabeth bowen
    myra breckinridge – gore vidal
    the nice and the good – iris murdoch
    belle du seigneur – albert cohen
    cancer ward – aleksandr isayevich solzhenitsyn
    the first circle – aleksandr isayevich solzhenitsyn
    2001: a space odyssey – arthur c. clarke
    do androids dream of electric sheep? – philip k. dick
    dark as the grave wherein my friend is laid – malcolm lowry
    the german lesson – siegfried lenz
    in watermelon sugar – richard brautigan
    a kestrel for a knave – barry hines
    the quest for christa t. – christa wolf
    chocky – john wyndham
    the electric kool-aid acid test – tom wolfe
    the cubs and other stories – mario vargas llosa
    one hundred years of solitude - gabriel garcía márquez
    the master and margarita – mikhail bulgakov
    pilgrimage – dorothy richardson
    the joke – milan kundera
    no laughing matter – angus wilson
    the third policeman – flann o’brien
    a man asleep – georges perec
    the birds fall down – rebecca west
    trawl – b.s. johnson
    in cold blood – truman capote
    the magus – john fowles
    the vice-consul – marguerite duras
    wide sargasso sea – jean rhys
    giles goat-boy – john barth
    the crying of lot 49 – thomas pynchon
    things – georges perec
    the river between – ngugi wa thiong’o
    august is a wicked month – edna o’brien
    god bless you, mr. rosewater – kurt vonnegut
    everything that rises must converge – flannery o’connor
    the passion according to g.h. – clarice lispector
    sometimes a great notion – ken kesey
    come back, dr. caligari – donald bartholme
    albert angelo – b.s. johnson
    arrow of god – chinua achebe
    the ravishing of lol v. stein – marguerite duras
    herzog – saul bellow
    v. – thomas pynchon
    cat’s cradle – kurt vonnegut
    the graduate – charles webb
    manon des sources – marcel pagnol
    the spy who came in from the cold – john le carré
    the girls of slender means – muriel spark
    inside mr. enderby – anthony burgess
    the bell jar – sylvia plath
    one day in the life of ivan denisovich – aleksandr isayevich solzhenitsyn
    the collector – john fowles
    one flew over the cuckoo’s nest – ken kesey
    a clockwork orange – anthony burgess
    pale fire – vladimir nabokov
    the drowned world – j.g. ballard
    the golden notebook – doris lessing
    labyrinths – jorg luis borges
    girl with green eyes – edna o’brien
    the garden of the finzi-continis – giorgio bassani
    stranger in a strange land – robert heinlein
    franny and zooey – j.d. salinger
    a severed head – iris murdoch
    faces in the water – janet frame
    solaris – stanislaw lem
    cat and mouse – günter grass
    the prime of miss jean brodie – muriel spark
    catch-22 – joseph heller
    the violent bear it away – flannery o’connor
    how it is – samuel beckett
    our ancestors – italo calvino
    the country girls – edna o’brien
    to kill a mockingbird – harper lee
    rabbit, run – john updike
    promise at dawn – romain gary
    cider with rosie – laurie lee
    billy liar – keith waterhouse
    naked lunch – william burroughs
    the tin drum – günter grass
    absolute beginners – colin macinnes
    henderson the rain king – saul bellow
    memento mori – muriel spark
    billiards at half-past nine – heinrich böll
    breakfast at tiffany’s – truman capote
    the leopard – giuseppe tomasi di lampedusa
    pluck the bud and destroy the offspring – kenzaburo oe
    a town like alice – nevil shute
    the bitter glass – eilís dillon
    things fall apart – chinua achebe
    saturday night and sunday morning – alan sillitoe
    mrs. ‘arris goes to paris – paul gallico
    borstal boy – brendan behan
    the end of the road – john barth
    the once and future king – t.h. white
    the bell – iris murdoch
    jealousy – alain robbe-grillet
    voss – patrick white
    the midwich cuckoos – john wyndham
    blue noon – georges bataille
    homo faber – max frisch
    on the road – jack kerouac
    pnin – vladimir nabokov
    doctor zhivago – boris pasternak
    the wonderful “o” – james thurber
    justine – lawrence durrell
    giovanni’s room – james baldwin
    the lonely londoners – sam selvon
    the roots of heaven – romain gary
    seize the day – saul bellow
    the floating opera – john barth
    the lord of the rings – j.r.r. tolkien
    the talented mr. ripley – patricia highsmith
    lolita – vladimir nabokov
    a world of love – elizabeth bowen
    the trusting and the maimed – james plunkett
    the quiet american – graham greene
    the last temptation of christ – nikos kazantzákis
    the recognitions – william gaddis
    the ragazzi – pier paulo pasolini
    bonjour tristesse – françoise sagan
    i’m not stiller – max frisch
    self condemned – wyndham lewis
    the story of o – pauline réage
    a ghost at noon – alberto moravia
    lord of the flies – william golding
    under the net – iris murdoch
    the go-between – l.p. hartley
    the long goodbye – raymond chandler
    the unnamable – samuel beckett
    watt – samuel beckett
    lucky jim – kingsley amis
    junkie – william burroughs
    the adventures of augie march – saul bellow
    go tell it on the mountain – james baldwin
    casino royale – ian fleming
    the judge and his hangman – friedrich dürrenmatt
    invisible man – ralph ellison
    the old man and the sea – ernest hemingway
    wise blood – flannery o’connor
    the killer inside me – jim thompson
    memoirs of hadrian – marguerite yourcenar
    malone dies – samuel beckett
    day of the triffids – john wyndham
    foundation – isaac asimov
    the opposing shore – julien gracq
    the catcher in the rye – j.d. salinger
    the rebel – albert camus
    molloy – samuel beckett
    the end of the affair – graham greene
    the abbot c – georges bataille
    the labyrinth of solitude – octavio paz
    the third man – graham greene
    the 13 clocks – james thurber
    gormenghast – mervyn peake
    the grass is singing – doris lessing
    i, robot – isaac asimov
    the moon and the bonfires – cesare pavese
    the garden where the brass band played – simon vestdijk
    love in a cold climate – nancy mitford
    the case of comrade tulayev – victor serge
    the heat of the day – elizabeth bowen
    kingdom of this world – alejo carpentier
    the man with the golden arm – nelson algren
    nineteen eighty-four – george orwell
    all about h. hatterr – g.v. desani
    disobedience – alberto moravia
    death sentence – maurice blanchot
    the heart of the matter – graham greene
    cry, the beloved country – alan paton
    doctor faustus – thomas mann
    the victim – saul bellow
    exercises in style – raymond queneau
    if this is a man – primo levi
    under the volcano – malcolm lowry
    the path to the nest of spiders – italo calvino
    the plague – albert camus
    back – henry green
    titus groan – mervyn peake
    the bridge on the drina – ivo andri?
    brideshead revisited – evelyn waugh
    animal farm – george orwell
    cannery row – john steinbeck
    the pursuit of love – nancy mitford
    loving – henry green
    arcanum 17 – andré breton
    christ stopped at eboli – carlo levi
    the razor’s edge – william somerset maugham
    transit – anna seghers
    ficciones – jorge luis borges
    dangling man – saul bellow
    the little prince – antoine de saint-exupéry
    caught – henry green
    the glass bead game – herman hesse
    embers – sandor marai
    go down, moses – william faulkner
    the outsider – albert camus
    in sicily – elio vittorini
    the poor mouth – flann o’brien
    the living and the dead – patrick white
    hangover square – patrick hamilton
    between the acts – virginia woolf
    the hamlet – william faulkner
    farewell my lovely – raymond chandler
    for whom the bell tolls – ernest hemingway
    native son – richard wright
    the power and the glory – graham greene
    the tartar steppe – dino buzzati
    party going – henry green
    the grapes of wrath – john steinbeck
    finnegans wake – james joyce
    at swim-two-birds – flann o’brien
    coming up for air – george orwell
    goodbye to berlin – christopher isherwood
    tropic of capricorn – henry miller
    good morning, midnight – jean rhys
    the big sleep – raymond chandler
    after the death of don juan – sylvie townsend warner
    miss pettigrew lives for a day – winifred watson
    nausea – jean-paul sartre
    rebecca – daphne du maurier
    cause for alarm – eric ambler
    brighton rock – graham greene
    u.s.a. – john dos passos
    murphy – samuel beckett
    of mice and men – john steinbeck
    their eyes were watching god – zora neale hurston
    the hobbit – j.r.r. tolkien
    the years – virginia woolf
    in parenthesis – david jones
    the revenge for love – wyndham lewis
    out of africa – isak dineson (karen blixen)
    to have and have not – ernest hemingway
    summer will show – sylvia townsend warner
    eyeless in gaza – aldous huxley
    the thinking reed – rebecca west
    gone with the wind – margaret mitchell
    keep the aspidistra flying – george orwell
    wild harbour – ian macpherson
    absalom, absalom! – william faulkner
    at the mountains of madness – h.p. lovecraft
    nightwood – djuna barnes
    independent people – halldór laxness
    auto-da-fé – elias canetti
    the last of mr. norris – christopher isherwood
    they shoot horses, don’t they? – horace mccoy
    the house in paris – elizabeth bowen
    england made me – graham greene
    burmese days – george orwell
    the nine tailors – dorothy l. sayers
    threepenny novel – bertolt brecht
    novel with cocaine – m. ageyev
    the postman always rings twice – james m. cain
    tropic of cancer – henry miller
    a handful of dust – evelyn waugh
    tender is the night – f. scott fitzgerald
    thank you, jeeves – p.g. wodehouse
    call it sleep – henry roth
    miss lonelyhearts – nathanael west
    murder must advertise – dorothy l. sayers
    the autobiography of alice b. toklas – gertrude stein
    testament of youth – vera brittain
    a day off – storm jameson
    the man without qualities – robert musil
    a scots quair (sunset song) – lewis grassic gibbon
    journey to the end of the night – louis-ferdinand céline
    brave new world – aldous huxley
    cold comfort farm – stella gibbons
    to the north – elizabeth bowen
    the thin man – dashiell hammett
    the radetzky march – joseph roth
    the waves – virginia woolf
    the glass key – dashiell hammett
    cakes and ale – w. somerset maugham
    the apes of god – wyndham lewis
    her privates we – frederic manning
    vile bodies – evelyn waugh
    the maltese falcon – dashiell hammett
    hebdomeros – giorgio de chirico
    passing – nella larsen
    a farewell to arms – ernest hemingway
    red harvest – dashiell hammett
    living – henry green
    the time of indifference – alberto moravia
    all quiet on the western front – erich maria remarque
    berlin alexanderplatz – alfred döblin
    the last september – elizabeth bowen
    harriet hume – rebecca west
    the sound and the fury – william faulkner
    les enfants terribles – jean cocteau
    look homeward, angel – thomas wolfe
    story of the eye – georges bataille
    orlando – virginia woolf
    lady chatterley’s lover – d.h. lawrence
    the well of loneliness – radclyffe hall
    the childermass – wyndham lewis
    quartet – jean rhys
    decline and fall – evelyn waugh
    quicksand – nella larsen
    parade’s end – ford madox ford
    nadja – andré breton
    steppenwolf – herman hesse
    remembrance of things past – marcel proust
    to the lighthouse – virginia woolf
    tarka the otter – henry williamson
    amerika – franz kafka
    the sun also rises – ernest hemingway
    blindness – henry green
    the castle – franz kafka
    the good soldier švejk – jaroslav hašek
    the plumed serpent – d.h. lawrence
    one, none and a hundred thousand – luigi pirandello
    the murder of roger ackroyd – agatha christie
    the making of americans – gertrude stein
    manhattan transfer – john dos passos
    mrs. dalloway – virginia woolf
    the great gatsby – f. scott fitzgerald
    the counterfeiters – andré gide
    the trial – franz kafka
    the artamonov business – maxim gorky
    the professor’s house – willa cather
    billy budd, foretopman – herman melville
    the green hat – michael arlen
    the magic mountain – thomas mann
    we – yevgeny zamyatin
    a passage to india – e.m. forster
    the devil in the flesh – raymond radiguet
    zeno’s conscience – italo svevo
    cane – jean toomer
    antic hay – aldous huxley
    amok – stefan zweig
    the garden party – katherine mansfield
    the enormous room – e.e. cummings
    jacob’s room – virginia woolf
    siddhartha – herman hesse
    the glimpses of the moon – edith wharton
    life and death of harriett frean – may sinclair
    the last days of humanity – karl kraus
    aaron’s rod – d.h. lawrence
    babbitt – sinclair lewis
    ulysses – james joyce
    the fox – d.h. lawrence
    crome yellow – aldous huxley
    the age of innocence – edith wharton
    main street – sinclair lewis
    women in love – d.h. lawrence
    night and day – virginia woolf
    tarr – wyndham lewis
    the return of the soldier – rebecca west
    the shadow line – joseph conrad
    summer – edith wharton
    growth of the soil – knut hamsen
    bunner sisters – edith wharton
    a portrait of the artist as a young man – james joyce
    under fire – henri barbusse
    rashomon – akutagawa ryunosuke
    the good soldier – ford madox ford
    the voyage out – virginia woolf
    of human bondage – william somerset maugham
    the rainbow – d.h. lawrence
    the thirty-nine steps – john buchan
    kokoro – natsume soseki
    locus solus – raymond roussel
    rosshalde – herman hesse
    tarzan of the apes – edgar rice burroughs
    the ragged trousered philanthropists – robert tressell
    sons and lovers – d.h. lawrence
    death in venice – thomas mann
    the charwoman’s daughter – james stephens
    ethan frome – edith wharton
    fantômas – marcel allain and pierre souvestre
    howards end – e.m. forster
    impressions of africa – raymond roussel
    three lives – gertrude stein
    martin eden – jack london
    strait is the gate – andré gide
    tono-bungay – h.g. wells
    the inferno – henri barbusse
    a room with a view – e.m. forster
    the iron heel – jack london
    the old wives’ tale – arnold bennett
    the house on the borderland – william hope hodgson
    mother – maxim gorky
    the secret agent – joseph conrad
    the jungle – upton sinclair
    young törless – robert musil
    the forsyte sage – john galsworthy
    the house of mirth – edith wharton
    professor unrat – heinrich mann
    where angels fear to tread – e.m. forster
    nostromo – joseph conrad
    hadrian the seventh – frederick rolfe
    the golden bowl – henry james
    the ambassadors – henry james
    the riddle of the sands – erskine childers
    the immoralist – andré gide
    the wings of the dove – henry james
    heart of darkness – joseph conrad
    the hound of the baskervilles – sir arthur conan doyle
    buddenbrooks – thomas mann
    kim – rudyard kipling
    sister carrie – theodore dreiser
    lord jim – joseph conrad

    1800s
    some experiences of an irish r.m. – somerville and ross
    the stechlin – theodore fontane
    the awakening – kate chopin
    the turn of the screw – henry james
    the war of the worlds – h.g. wells
    the invisible man – h.g. wells
    what maisie knew – henry james
    fruits of the earth – andré gide
    dracula – bram stoker
    quo vadis – henryk sienkiewicz
    the island of dr. moreau – h.g. wells
    the time machine – h.g. wells
    effi briest – theodore fontane
    jude the obscure – thomas hardy
    the real charlotte – somerville and ross
    the yellow wallpaper – charlotte perkins gilman
    born in exile – george gissing
    diary of a nobody – george & weedon grossmith
    the adventures of sherlock holmes – sir arthur conan doyle
    news from nowhere – william morris
    new grub street – george gissing
    gösta berling’s saga – selma lagerlöf
    tess of the d’urbervilles – thomas hardy
    the picture of dorian gray – oscar wilde
    the kreutzer sonata – leo tolstoy
    la bête humaine – émile zola
    by the open sea – august strindberg
    hunger – knut hamsun
    the master of ballantrae – robert louis stevenson
    pierre and jean – guy de maupassant
    fortunata and jacinta – benito pérez galdés
    the people of hemsö – august strindberg
    the woodlanders – thomas hardy
    she – h. rider haggard
    the strange case of dr. jekyll and mr. hyde – robert louis stevenson
    the mayor of casterbridge – thomas hardy
    kidnapped – robert louis stevenson
    king solomon’s mines – h. rider haggard
    germinal – émile zola
    the adventures of huckleberry finn – mark twain
    bel-ami – guy de maupassant
    marius the epicurean – walter pater
    against the grain – joris-karl huysmans
    the death of ivan ilyich – leo tolstoy
    a woman’s life – guy de maupassant
    treasure island – robert louis stevenson
    the house by the medlar tree – giovanni verga
    the portrait of a lady – henry james
    bouvard and pécuchet – gustave flaubert
    ben-hur – lew wallace
    nana – émile zola
    the brothers karamazov – fyodor dostoevsky
    the red room – august strindberg
    return of the native – thomas hardy
    anna karenina – leo tolstoy
    drunkard – émile zola
    virgin soil – ivan turgenev
    daniel deronda – george eliot
    the hand of ethelberta – thomas hardy
    the temptation of saint anthony – gustave flaubert
    far from the madding crowd – thomas hardy
    the enchanted wanderer – nicolai leskov
    around the world in eighty days – jules verne
    in a glass darkly – sheridan le fanu
    the devils – fyodor dostoevsky
    erewhon – samuel butler
    spring torrents – ivan turgenev
    middlemarch – george eliot
    through the looking glass, and what alice found there – lewis carroll
    king lear of the steppes – ivan turgenev
    he knew he was right – anthony trollope
    war and peace – leo tolstoy
    sentimental education – gustave flaubert
    phineas finn – anthony trollope
    maldoror – comte de lautréaumont
    the idiot – fyodor dostoevsky
    the moonstone – wilkie collins
    little women – louisa may alcott
    thérèse raquin – émile zola
    the last chronicle of barset – anthony trollope
    journey to the centre of the earth – jules verne
    crime and punishment – fyodor dostoevsky
    alice’s adventures in wonderland – lewis carroll
    our mutual friend – charles dickens
    uncle silas – sheridan le fanu
    notes from the underground – fyodor dostoevsky
    the water-babies – charles kingsley
    les misérables – victor hugo
    fathers and sons – ivan turgenev
    silas marner – george eliot
    great expectations – charles dickens
    on the eve – ivan turgenev
    castle richmond – anthony trollope
    the mill on the floss – george eliot
    the woman in white – wilkie collins
    the marble faun – nathaniel hawthorne
    max havelaar – multatuli
    a tale of two cities – charles dickens
    oblomovka – ivan goncharov
    adam bede – george eliot
    madame bovary – gustave flaubert
    north and south – elizabeth gaskell
    hard times – charles dickens
    walden – henry david thoreau
    bleak house – charles dickens
    villette – charlotte brontë
    cranford – elizabeth gaskell
    uncle tom’s cabin; or, life among the lonely – harriet beecher stowe
    the blithedale romance – nathaniel hawthorne
    the house of the seven gables – nathaniel hawthorne
    moby-dick – herman melville
    the scarlet letter – nathaniel hawthorne
    david copperfield – charles dickens
    shirley – charlotte brontë
    mary barton – elizabeth gaskell
    the tenant of wildfell hall – anne brontë
    wuthering heights – emily brontë
    agnes grey – anne brontë
    jane eyre – charlotte brontë
    vanity fair – william makepeace thackeray
    the count of monte-cristo – alexandre dumas
    la reine margot – alexandre dumas
    the three musketeers – alexandre dumas
    the purloined letter – edgar allan poe
    martin chuzzlewit – charles dickens
    the pit and the pendulum – edgar allan poe
    lost illusions – honoré de balzac
    a christmas carol – charles dickens
    dead souls – nikolay gogol
    the charterhouse of parma – stendhal
    the fall of the house of usher – edgar allan poe
    the life and adventures of nicholas nickleby – charles dickens
    oliver twist – charles dickens
    the nose – nikolay gogol
    le père goriot – honoré de balzac
    eugénie grandet – honoré de balzac
    the hunchback of notre dame – victor hugo
    the red and the black – stendhal
    the betrothed – alessandro manzoni
    last of the mohicans – james fenimore cooper
    the private memoirs and confessions of a justified sinner – james hogg
    the albigenses – charles robert maturin
    melmoth the wanderer – charles robert maturin
    the monastery – sir walter scott
    ivanhoe – sir walter scott
    frankenstein – mary wollstonecraft shelley
    northanger abbey – jane austen
    persuasion – jane austen
    ormond – maria edgeworth
    rob roy – sir walter scott
    emma – jane austen
    mansfield park – jane austen
    pride and prejudice – jane austen
    the absentee – maria edgeworth
    sense and sensibility – jane austen
    elective affinities – johann wolfgang von goethe
    castle rackrent – maria edgeworth

    1700s
    hyperion – friedrich hölderlin
    the nun – denis diderot
    camilla – fanny burney
    the monk – m.g. lewis
    wilhelm meister’s apprenticeship – johann wolfgang von goethe
    the mysteries of udolpho – ann radcliffe
    the interesting narrative – olaudah equiano
    the adventures of caleb williams – william godwin
    justine – marquis de sade
    vathek – william beckford
    the 120 days of sodom – marquis de sade
    cecilia – fanny burney
    confessions – jean-jacques rousseau
    dangerous liaisons – pierre choderlos de laclos
    reveries of a solitary walker – jean-jacques rousseau
    evelina – fanny burney
    the sorrows of young werther – johann wolfgang von goethe
    humphrey clinker – tobias george smollett
    the man of feeling – henry mackenzie
    a sentimental journey – laurence sterne
    tristram shandy – laurence sterne
    the vicar of wakefield – oliver goldsmith
    the castle of otranto – horace walpole
    émile; or, on education – jean-jacques rousseau
    rameau’s nephew – denis diderot
    julie; or, the new eloise – jean-jacques rousseau
    rasselas – samuel johnson
    candide – voltaire
    the female quixote – charlotte lennox
    amelia – henry fielding
    peregrine pickle – tobias george smollett
    fanny hill – john cleland
    tom jones – henry fielding
    roderick random – tobias george smollett
    clarissa – samuel richardson
    pamela – samuel richardson
    jacques the fatalist – denis diderot
    memoirs of martinus scriblerus – j. arbuthnot, j. gay, t. parnell, a. pope, j. swift
    joseph andrews – henry fielding
    a modest proposal – jonathan swift
    gulliver’s travels – jonathan swift
    roxana – daniel defoe
    moll flanders – daniel defoe
    love in excess – eliza haywood
    robinson crusoe – daniel defoe
    a tale of a tub – jonathan swift

    pre-1700
    oroonoko – aphra behn
    the princess of clèves – marie-madelaine pioche de lavergne, comtesse de la fayette
    the pilgrim’s progress – john bunyan
    don quixote – miguel de cervantes saavedra
    the unfortunate traveller – thomas nashe
    euphues: the anatomy of wit – john lyly
    gargantua and pantagruel – françoise rabelais
    the thousand and one nights – anonymous
    the golden ass – lucius apuleius
    aithiopika – heliodorus
    chaireas and kallirhoe – chariton
    metamorphoses – ovid
    aesop’s fables – aesopus
  • Merhabalar Efendim....!!

    Kahveleri Hazırlayın...!
    {Ç News} Kitap Fuarı Özel Yayını Başlıyor...!

    Kocaeli kitap Fuarı ve Ben adlı Yazıma Hoş Geldiniz :)
    Uzun ama çoook uzun bir yazı oldu baştan belirteyim. Normalde bu kadar uzun olmayacaktı. Ne ara uzadı bende bilmiyorum.. :)

    Fuar'a iki defa gittim. İlkin de 2 saat, ikincisin de 4 saat gezdim. 4 saat biraz biraz yetti. Bence en az 6 saat lazım :) sadece kitap almıyoruz ki, muhabbetimiz bol bizim.. :)

    Bugün Asıl maksadım bu alanda toplanan sahaflardı. Yalnız o kadar sahafın içinde gerçekten işini yapan sahaf sayısı beş'i geçmez. Her kitap okunmaya değer mi? (Bence) Değmez tabi ki. Zaman önemli. Zaman geçiyor ve bunu iyi kullanmak lazım. O yüzden seçebildiğimiz kadar iyi kitaplar seçmeliyiz.

    Fuar kitapların dışında bana keyifli sohbetler kazandırdı. Öncelikle Nostalji Sahaf, Türkiye İş Bankasın da ki görevli arkadaşlar, şans eseri denk geldiğim ileri yayınlarında ki arkadaş. (ileri Yayınlarını takip etmişliğim yoktur ya da okumuşluğum. Koskoca 5 metrelik bir Mustafa Kemal'in askerleriyiz standı haliyle dikkatimi çekti ve uğradım.) YKY'ye uğradım fakat sohbet ettik onun dışında bir şey alamadım. Daha devamı var.. Bu fragmandı :)

    Sohbet tadında yaptığım alışverişlerden bakalım neler almışım. İlk önce sahaflardan başlayalım;

    Atatürk'ün Hatıra Defteri (Türk Tarih Kurumu)
    Cem Karaca Kitabı (Ada Müzik)

    Bu iki kitabı adını hatırlamadığım bir sahaftan aldım ve çok temizler. Özellikle hatıra defteri el değmemiş resmen. İçinden de Anıtkabir den alınmış güzel bir kartpostal çıktı. Bu iki kitabı 30 TL'ye aldım. Çok uyguna geldi. Basımları yok çünkü. Sahaf'ın ne sahibi ne de çalışanı nazik değildi. Gözüme ilişti kitaplar aldım ve çıktım.

    https://ibb.co/jxPzMJ

    Yine adını hatırlamadığım bir sahaftan;

    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'na Ait olan,

    Gelibolu ve Arıburnu kitaplarını aldım. Bu iki kitap bana çok uyguna geldi. Hem satışları yok hem de ciltli ve üzerlerin de özel bir şömiz kaplama mevcut. İkisini 35 TL'ye aldım. Normal de Tek bir kitap 36 lira zaten :) sıfır el değmemiş tertemiz kitaplardı. Sahaf ilgili ama kapanış saati geldi diye aceleci idi. Yenisinin Internette 21 TL olduğu Murat Bardakçı kitabına 25 TL istedi. Çok dedim. Sen bilirsin. Evet ben çok bilirim dedim çıktım :)

     https://ibb.co/bsYFvd

    Gel gelelim Nostalji Sahaf'a. Bu abi'yi çok sevdim ve uzun uzun sohbet ettik. O kadar çok durdum ki artık insanlar çalışan olduğumu sandı ve kitap sormaya başladılar. :) İkinci kez gittiğim de daha çok sohbet ettik onu da anlatacağım...

    Şimdi ilk seferden üç kitap aldım.

    Yaşar Kemal - Ağrı Dağı Efsanesi (YKY)
    Aziz Nesin - Yaşar Ne yaşar Ne Yaşamaz (Adam)
    Aziz Nesin - Surname (Adam)

     https://ibb.co/dtthad

    Çok cüzi bir miktar verdim bu kitaplara. 20 TL :)

    Sahaf gibi sahaf. Çok sevdim kendisini. İkinci kez gittiğimde daha çok kitap aldım ve daha çok sohbet ettik. Bir de kaset aldım.. :)) neyse onun hikayesi sonra..

    Bunlar ilk gittiğim de yaptığım kitap alışverişleri idi. Kısa bir fuar değerlendirmesi yapayım ;

    Fuar'un bulunduğu lokasyon ücra bir yer değil. Her türlü otobüslerin geçip gittiği, zaten etrafı avm olan bir yer. Fuar alanı çok büyük. Sahaflar ayrı yerde, normal yayın evleri  ayrı yerlerde kümelenmiş. Anladığım kadarıyla bundan önceki senelerde kim nerede ise bu yılda aynı yerinde. Park yeri yeterli. İki sefer gittim ve sorun yaşamadım. Güvenlik iyi. Özel güvenlikler yerine polisler güvenliği sağlıyor. Havalandırma ve Yürüme alanı iyi kimse ile çarpışmadım :) Sadece gerçek Sahaflar daha fazla alanda hizmet verebilirdi. Bazı sahaf adı altında kitap satanlar vardı ki evlere uzak. Şaka gibi. 100 kitap yok. İki sefer de de aynı manzara ile karşılaştım.. Neyse biz ikinci seferimize geçelim ve daha sonra son bir değerlendirme yaparız.

    Bugün çok fazla kitap aldım. Merak edip aldıklarımın yanında, listeye eklediğim kitaplarda vardı.

    İlk iş olarak Nostalji Sahafa tekrar gittim. Selam verdikten 2 saat sonra falan ayrılabildim. İlk yarım saat'te kitapları seçtim. Ondan sonrası muhabbet oldu.. Hatta o kadar uzun durdum ki artık insanlar benden bir şeyler istemeye başladı. Dert yananlar kitap arayanlar. Onun dışında plak, kaset, cd de satıyordu.. Bolca kaset dinledim. Ac/Dc, Metallica, Nirvana, Sepultura, Overkill, Gun' s Roses.... Ve daha niceleri..
    Çok keyifliydi.

    Aldığım kitaplar;

    Büyük Atatürk'ten Küçük Öyküler 1-2 (Can)
    A'dan Z'ye Yaşar Kemal (YKY)
    Nazım Hikmet;
    Kuvayı Milliye,
    Memeleketimden İnsan Manzaraları (YKY)
    Aziz Nesin;
    Nah Kalkınırız,
    Bay Düdük,
    Rıfat Bey Neden Kaşınıyor,
    Tatlı Betüş,
    Sosyalizm Geliyor Savulun, (Adam Yayınları)
    Şimdiki Çocuklar Harika (Nesin Vakfı)
    Sosyalist Gözle Sanat Ve Toplum (May) (Denk gelen bir kitap ince bir şey ama açtığım her sayfası bağladı beni. Verdiği mesajlar güzeldi. Merak edip aldıklarından.)

     https://ibb.co/kMYuoy

    Ve bunlara ek olarak, hellboy ÇizgiRoman'ını aldım. Tamm bir koleksiyonluk. Matbaa'dan kesilmeden ve kapak takılmadan çıkmış. Tam sayfa. Sayfaların üstü bile tırtıklarından ayrılmamış. Koleksiyon olsun diye aldım. :)

    https://ibb.co/mqDr1J

    Bunlara ek olarak bir de kaset aldım. John Lennon'ın Imagine Albümü.

    1988 Yılına ait ve tertemizdi. Çift kaset. Evde walkman im var dinlerim nostalji olur dedim aldım.. Eve geldim ama walkman çalışmıyor. İçindeki kaset çalar lastiği gevşemiş. Neyse ki basit bir şey ama ben walkman almaya karar verdim. Dün ilanlara baktım ve Sony walkman 10.yıl edisyon olan walkman satışa girmişti. Nadide bir parça idi ama alamadım satıldı maalesef. Sağlık olsun. Ne walkman i diyenler olabilir lakin yeri ayrıdır. :) üzgünüm... Çok değerli bir bir kasetçalar dı :(

     https://ibb.co/fay5vd

    Kitap, Çizgiroman ve kaset'e bana göre çok cüzi bir miktar ödedim. Bütün her şeyi 100TL'ye aldım.. :)

    Daha sonra bir kaç sahaf daha dolaştım. Ama pek ısınamadım ve son kez Şibumi'nin ilk basımını aramaya koyuldum. Bir yerde rastlamıştım
    Alamamıştım. Tekrar gittim ama satılmıştı. Yoksa burada ne kıskançlıklar olacaktı.. Ah ahh.. :) Sahaf Abimiz de neyse, yazmayayım. Para kokluyor resmen. Kitaplara verdiği rakamlar efsane. Satışı yok, 100 lira.. Yahu 10 gün sonra satışı olacak.. Hint kumaşı değil ki? Milleti sömürmek için uğraşanlarda var tabii...!!

    Oradan çıktım dedim normal yayınevleri'ni dolaşayım. Fuar'a gidenler bilir Internet fiyatlarından daha pahalıdır yayınevleri burada. Klasik %20-25 indirim uygularlar. Yanı fuar diye ucuza almaya gitmeyin :)

    İlk durağın Ötüken oldu. Yüzleri gülen güzel insanlar vardı. Kitapları almam 44 saniye sürdü. Aklımda olanları aldım çünkü. Dedim şunu şunu ve şunu istiyorum. Arkadaşın yüzünde gülümseme. Tabi. Dedim 1 dakika da bu kadar kitap hiç satmadın değil mi :)

    Aldığım kitaplar;

    Cengiz Aytmatov'un Kutulu Kitap serisi vardı. İçinde 10 kitap var. Onu aldım. Hepsini yazamayacağım, liste bu;

    https://ibb.co/c40kvd

    Nihal Atsız - Deli Kurt
    Ziya Gökalp - Türkçülüğün Esasları
    Ve Bismark... (Merak ederdim kendisini iyi denk geldi)

    Toplu olarak bakarsak görünüm şu şekilde;

    https://ibb.co/nzSb1J

    Aldığım bu kitaplar da Ötüken %40 yaptı sağolsun. Geçen hafta yaptığı indirimi devam ettirmiş. Ben ötükenle Mehmet sayesinde tanıştım. Bir kaç kitap vardı ama öyle takıldığım baktığım bir yayınevi  değil. Görüş olarak çok şey taraftalar o yüzden. Ben iki türlü de yanlı yayın yapan yayınları çok tercih etmem. Karışık yayın yapanlar benim için daha iyidir. Neysem..

    Ötüken'den sonra Türkiye İş Bankası Yayınlarını ziyaret ettim.. Burada ki arkadaşla yarım saatten fazla muhabbet ettik. Sonra bir hacı amca geldi. Efsane bir amca :) Kazım Karabekir in kitaplarını arıyordu. Bir kaç kitap önerdim. Oho dedi onlar var tamam başka? Dedim nasıl başka :) e sen kulağına küpe takmışsın, sonra kaşına takmışsın, kulağının arkasına da takmışsın dedi. Bak çeşitlendirmişsin dedi. Bir tane yetmemiş dedi. Bende farklı kitaplarını arıyorum dedi eheheh. Biz başladık gülmeye. Bu kadar iyi bir örnek veremezdi herhalde. Amca Rizeli. Telefonundan kütüphanesini gösterdi. Net söyleyeyim İş Bankası Yayınları'nın standın dan daha fazla kitap vardı. Muhtemelen kitap sayısı 3 ile 4 bin arasında. Kütüphane gibi ev :) çok güzel sohbet ettik amca ile sonra o gitti.. Alacağım bir şey yoktu ama yine aldım üç kitap..

    Resim Harp Tarihi - I. Dünya Savaşı (Bunun II. Dünya Savaşı olanı bende zaten vardı. Bir ara I.sini aradım bulamamıştım. Ya da 3 4 gün sonra gönderim seçenekli idi almamıştım. Görmüşken alayım dedim. Efsane bir kitaptır tavsiye ederim. Fotoğraflarla desteklenmiş harika bilgiler vardır. Şimdi takımı tamamladım.)

    Talat ve Enver Paşaların hatıralarını aldım. (Çok kalın olmaması ve Ekstra bilgi edinebilmek için aldım..)

    https://ibb.co/c3DVvd

    Daha sonra YKY'ye Geçtim ama bir şey almadım. Sadece biraz muhabbet ettik orada ki arkadaşla. Sonra ayrıldım. Biraz dolandım neler var neler yok diye. İlgimi çeken çok fazla yer yoktu. Sonra Mustafa Kemal'in Askerleriyiz yazılı 5 metrelik koskoca bir stand gördüm. Yukarı doğru 5 metre ama fuar'ın sonlarında yer bulmuş. Dedim siz kimsiniz :) İleri Yayınları imiş. Hiç bilmediğim bir yayın. Bu da Ötüken gibi sanırım, kendi yayın politikasına göre uç görüşlerde yayın yapıyor. Takip ettiğim ya bir kitabını almışlığım yoktu. Ama güler yüzlü iyi insanlardı. Hepsi ile bir şeyler konuştuk. Çok ilginç kitaplar çıkardı. Ülkemiz de hiç çevrilmemiş ama önemli kitaplar. Neyse önerdiği kitaplardan bir tane seçtim... Meraktan aldım bu kitabı da :)

    Transkafkasya İçin Mücadele

     https://ibb.co/bSvMJy

    Dedim kitap iyi çıkmazsa yakana yapışırım :) okuyunca göreceğiz...

    Oradan bir bakış attım. Kaynak yayınlarını buldum.. Dedim bir bakayım.. Gözüme ilişen bir kaç kitap denk geldi aldım. Bunlar hep çeşitlemek amaçlı yaptığım işler :)

    İlker Başbuğ - Nasıl Bir Türkiye
    Osmanlı'da Sosyalizm Türkçülük ve İttihatçılık (Kitabın adı bile albenili. Merak ettim)
    Feroz Ahmad;
    Ittihat Ve Terakki,
    Ittihatçılıktan Kemalizme,
    Modern Türkiye'nin Oluşumu

    https://ibb.co/bCfcrJ

    Son alışverişim bunlar oldu. Burada da biraz sohbet ettim ve artık kapanıyordu fuar. Dört saatlik bir kitap gezisinin sonuna gelmiştim.

    Bir kaç özel baskı poster ve ayraç aldım.
    Poster 1 https://ibb.co/kaTK5d
    Poster 2 https://ibb.co/f0FtWJ
    Poster 3https://ibb.co/kSU95d

    Kitap Ayraçları ;
    https://ibb.co/ieH1Jy

    Daha fazla gezip daha az ya da çok kitap alınabilir ya da hiç alınmayabilir. Sadece o ortamda bulunmak binlerce kitap arasında dolaşmak bile ayrı keyfili. Fuar alanı'nın ekstra olarak sunduğu ne var-yok bilmiyorum. Onlara bakamadım. Araçları ile gelmeyenler için otobüsler, ring ler vs var sanırım tam bakamadım ama bu konuda ulaşımı kolaylaştırmışlar.

    Yayınevi Fiyatları: Internet fiyatlarından %5 az ya da çok. Farkı yok. İndirim için gitmeyin. Hüsrana uğrarsınız. Bu bütün fuarlar için geçerli.

    Sahaflar : çok fazla varlar evet. O kadar sahafı aynı anda görmekte güzeldi. Ama benim seçebildiğim kadarı ile işini layıkıyla yapabilen sayısı 6 yı geçmez. Diğerleri ya sizi soyma peşinde ya da çok fazla (en azından bana göre) kitap satmaya çalışmaktalar.. Tarih kitaplarına çok yöneldim ama çok az rastgeldim ve alamadım. Bunların içinden en keyiflisi tabi ki Nostalji sahaftı. Bir sonraki yıla daha değişik şeyler yapacağını söyledi. Balat'ta ki dükkanına da gideceğim. Sohbetimizi yarım bırakacak değiliz... :)

    Çok ama uzun yazdık. Umarım biraz fikir oluşturmuşumdur. Çok fazla kitap aldım. Daha fazlasını da alabilirdim. Ne kadar gezerseniz ve ne kadar bütçe ayırırsanız o kadar çok şeyle evinize dönüyorsunuz.

    Bizi dinlediğiniz için teşekkür ederiz..!!

    Sağlıcakla kalın..

    {Ç News}
  • Geyikli Park'ta da Çanakkale Savaşın'dan Gezi Parkı'na; Chicago'dan Tokyo'ya bir sürü kapıdan geçtim, bir sürü farklı zamana gittim.
    Herkesin; özellikle Çanakkale Savaşının anlatıldığı bölümleri; mutlaka okuması gereken yakın tarihimizi ilginç anektodlarla anlatan bir kitap Geyikli Park.