Okur
Günleriniz aydın olsun. Ne diyordu o ezgide: "Parsel parsel eylemişler dünyayı / Bir ahılsız baştan gayrı nem galdı, nem galdı?" O hesap. Al benden de o kadar emmim!
3
Demet Elmas
Kim Olduğumuzu Anlamamızı Engelleyen Tabular'ı inceledi.
144 syf.
Parsel parsel eylemişler dünyayı
"...hepsi de kardeşlik ve evrensel sevgi adına kurulmuş olan dinler ve din dışı gruplar, her zaman bölücü ve kavgacıdır." Ben, sen, biz, siz, onlar... Din, politika, dil, ırk, mezhep, renk... vs. Ne kadar çok bölündük değil mi? En çok da "onlar" diyoruz, "siz" diyoruz. Sanki "onlar"la aynı bütüne dahil değilmişiz gibi. Daha da mikro düzeye gidelim. "Saçlarımı uzatıyorum, tırnaklarımı uzatıyorum, kanımı dolaştırıyorum" demiyoruz da, "Saçlarım, tırnaklarım uzuyor, kanım bedenimde dolaşıyor", diyoruz. Sanki saçımız, tırnağımız ve kanımız bizim bütünümüze dahil değillermiş gibi. Hayvanlar, bitkiler, dağlar, taşlar, diğer insanlar, parça parça tüm organlar, tüm nesneler... vs. hepsini kendimizden ayrı görüyoruz. Az önce de bahsettiğim gibi bölünme ta içeriden başlıyor. Hayatı bütün olarak deneyimleyemiyoruz dolayısıyla. En başta kendimizi bölüp parçalayarak algılamaya çalışırken, dışarı dediğimiz bizim dışımızdaki hayatla nasıl bütünleşebiliriz? Hep bir öteki var ve hep bir "düşmanlık" durumu mevcut oluyor böylelikle. En fenası da kendimizi tanıyamamak. Dahil olduğumuz bütünü olduğu gibi göremediğimizde ve kendimizi o bütünün organik bir parçası olarak görmediğimizde, pek çok şeyi ve kendimizi tanımamız da mümkün olamıyor. Bu tip algılar yüzünden özgür de olamıyoruz. Kendimizi ve hayatı küçük parçalara bölüp anlamaya çalışırken, küçük küçük parçalara sıkıştırırken karmaşık ve devasa hayatı ve evreni, nasıl özgür olabiliriz? Dolayısıyla bizler de parçalara sıkışıyoruz. "İnsan doğayı yönetmeyi arzular, ancak kişi ekoloji üzerine ne kadar çok çalışırsa, bir organizmanın veya bir yapı/çevre alanının herhangi bir özelliğinden başkalarını yöneten veya hakim olan olarak söz etmek bir o kadar saçma görünür." Doğaya karşı bir savaş halindeyiz. Doğayı yönetmek arzumuz var fakat bu yönetme arzusu saçma ve olanaksız olduğu gibi bizi doğaya karşı düşmanlaştırıyor. Doğaya dahil bir doğa olan insan gün geçtikçe kendine ve doğanın bütününe körleşip duyarsızlaşıyor. Uzun zamandır böyle bir kitabın arayışındaydım. Hayatı bütünsel olarak algılayıp öyle yaşamak ihtiyacım gün geçtikçe artmıştı. Aniden alışveriş yapacağım bir sırada kitapları incelerken karşıma çıktığında çok heyecanlanmıştım ve sevinmiştim. Alan Watts, kitapta doğu bilgeliğinin bütüncül bakış açısından da faydalanarak günümüz dünyasının bu parça pinçik edilmiş algısını eleştiriyor. Çinlilerin, Hintlilerin, doğunun ve batının bu konudaki bakış açılarını karşılaştırıp eleştiriyor. Eleştirirken parçaları birleştiriyor, bütünlükten bahsediyor. Böylece hayatı başka türlü algılamanın ve yaşamanın bir yolunu sunuyor bizlere. Tüm bunlar ve bu konuda daha fazla ayrıntı kitapta anlatılmakta. Kendinizi ve evreni/hayatı bütüncül bir bakış açısıyla görebilmek adına kitabı okumanızı öneririm. Keyifli okumalar dilerim.
Kim Olduğumuzu Anlamamızı Engelleyen Tabular
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
24