• Mahalli dilde 'part' diye bir kelime vardır. Bilenler bunun karın, göbek, mide, işkembe mânasına geldiğini bilirler. (...) Şiş göbekler; gövdesi yağ bağlayanlar, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını sülük gibi emenler, sözlerimiz sizedir.
    Particiliği 'part şişirmek' diye anlayanlara karşıyız ve hep karşı olacağız.
  • "Mahalli dilde 'part' diye bir kelime vardır. Bilen-ler bunun karın, göbek, mide, işkembe manası-na geldiğini bilirler.
    (...) 'Parti' kelimesi ise bize Fransızca' dan geç-miştir. Dilimizde birkaç manası ile kullanılıyor.
    1- Parça, kısım. Mesela 'Bir parti kumaş geldi' deriz.
    2- Bir siyasi gaye etrafında bileşenlerin meyda-na getirdiği kuruluş, fırka, hizip. Bu da malum manadır.
    3- Eğlence toplantısı. İşte bu mühim. Çünkü bizimkiler 'Kokteyl parti' veya' av partisi' gibi particiliği eğlence haline getirmişlerdir.
    4- Bir defada oynanan oyuna da parti deriz. Mesela 'tavla partisi' gibi.
    5- Kelepir, vurgun manası ki, en önemlisi budur. 'Partiyi vurmak' deyimi büyük kazanç sağlamak demektir. 'Partiyi kaybetmek ise elde ettiği bir kazancı, haksız biçimde geldiği makamı yitirmek demektir.

    Şimdi, aziz okuyucular, dilimizde niçin 'part' diye bir kelime var olmuş, anladınız değil mi?
    Hala anlamamış olanlar için daha açık bir ifade ile şunları söylüyorum:

    Şiş göbekler; gövdesi yağ bağlayanlar, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını sülük gibi etmenler, sözlerimiz sizedir.
    Particiliği 'part şişirmek' diye anlayanlara karşıyız ve hep karşı olacağız.

    Sakın ola ki bu yazımızdan particilik ile uğraşanların tamamını kastediyoruz anlaşılmasın. İfadelerimizi başka noktalara çekmesinler.
    Sözlerimiz kimedir o zaman?
    Onlar kendilerini bilirler.
    Hepsinin ipliğini pazara çıkaracağız.
    Böyle biline."
  • “Mahalli dilde ‘part’ diye bir kelime vardır. bilenler bunun karın, göbek, mide, işkembe mânasına geldiğini bilirler.
    ayrıca tarihte iskitlere komşu olmuş, göçebe olarak mezopotamya’ya, iran topraklarına uzanmış, oralarda yerleşmiş ‘partlar’ denilen bir kavim vardır, bu da biliniyor. iran efsanelerinde yiğit, savaşçı, aristokrat diye geçen partlar zaman içinde yunan âşığı kesilip, kurdukları saraylarda rezilane bir hayat sürmeye başlamışlar. tabii halk bu gidişe tepki göstermiş ve sonunda sasaniler iktidara geçerek partların hakimiyetine son vermişler.
    ‘parti’ kelimesi ise bize fransızcadan geçmiştir. dilimizde birkaç mânası ile kullanılıyor.
    1. parça, kısım. mesela ‘bir parti kumaş geldi’ deriz.
    2. bir siyasi gaye etrafında birleşenlerin meydana getirdiği kuruluş, fırka, hizip. bu da malum mânadır.
    3. eğlence toplantısı. işte bu mühim. çünkü bizimkiler ‘kokteyl partisi’ veya ‘av partisi’ gibi partciliği eğlence haline getirmişlerdir.
    4. bir defada oynanan oyuna da parti deriz. mesela ‘tavla partisi’ gibi.
    5. kelepir, vurgun mânası ki, en önemlisi budur. ‘partiyi vurmak’ deyimi büyük kazanç sağlamak demektir. ‘partiyi kaybetmek’ ise elde ettiği bir kazancı, haksız biçimde geldiği makamı yitirmek demektir.
    şimdi, aziz okuyucular, dilimizde niçin ‘part’ diye bir kelime var olmuş, anladınız değil mi?
    hâlâ anlamamış olanlar için daha açık bir ifade ile şunları söylüyorum:
    şiş göbekler; gövdesi yağ bağlayanlar, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını sülük gibi emenler, sözlerim sizedir.
    particiliği ‘part şişirmek’ diye anlayanlara karşıyız ve hep karşı olacağız.
    sakın ola ki, bu yazımızdan particilik ile uğraşanların tamamını kastediyoruz anlaşılmasın. ifadelerimizi başka noktalara çekmesinler.

    sözlerimiz kimedir o zaman?
    onlar kendilerini bilirler.
    hepsinin ipliğini pazara çıkaracağız.
    böyle biline.”
  • PARTİCİLİK"
    "Mahalli dilde 'part' diye bir kelime vardır. Bilenler bunun karın, göbek, mide, işkembe manasına geldiğini bilirler.

    (...) 'Parti' kelimesi ise bize Fransızca' dan geçmiştir. Dilimizde birkaç manası ile kullanılıyor.
    1. Parça, kısım. Mesela 'Bir parti kumaş geldi' deriz.

    2. Bir siyasi gaye etrafında bileşenlerin meydana getirdiği kuruluş, fırka, hizip. Bu da malum manadır.

    3. Eğlence toplantısı. İşte bu mühim. Çünkü bizimkiler 'Kokteyl parti' veya' av partisi' gibi particiliği eğlence haline getirmişlerdir.

    4. Bir defada oynanan oyuna da parti deriz. Mesela 'tavla partisi' gibi.

    5. Kelepir, vurgun manası ki, en önemlisi budur. 'Partiyi vurmak' deyimi büyük kazanç sağlamak demektir. 'Partiyi kaybetmek ise elde ettiği bir kazancı, haksız biçimde geldiği makamı yitirmek demektir.

    Şimdi, aziz okuyucular, dilimizde niçin 'part' diye bir kelime var olmuş, anladınız değil mi?
    Hala anlamamış olanlar için daha açık bir ifade ile şunları söylüyorum:

    Şiş göbekler; gövdesi yağ bağlayanlar, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını sülük gibi etmenler, sözlerimiz sizedir.
    Particiliği 'part şişirmek' diye anlayanlara karşıyız ve hep karşı olacağız.

    Sakın ola ki bu yazımızdan particilik ile uğraşanların tamamını kastediyoruz anlaşılmasın. İfadelerimizi başka noktalara çekmesinler.
    Sözlerimiz kimedir o zaman?
    Onlar kendilerini bilirler.
    Hepsinin ipliğini pazara çıkaracağız.
    Böyle biline. "
  • "Mahalli dilde 'part' diye bir kelime vardır. Bilenler bunun karın, göbek, mide, işkembe manasına geldiğini bilirler.
    Aynca tarihte İskitlere komşu olmuş, göçebe olarak Mezopotamya'ya, İran topraklarına uzanmış, oralarda yerleşmiş 'Partlar' denilen bir kavim vardır, bu da biliniyor. İran efsanelerinde yiğit, savaşçı, aristokrat diye geçen Partlar zaman içinde Yunan aşığı kesilip, kurdukları saraylarda rezilane bir hayat sürmeye başlamışlar. Tabii halk bu gidişe tepki göstermiş ve sonunda Sasaniler iktidara geçerek Partlann hakimiyetine son vermişler. 'Parti' kelimesi ise bize Fransızcadan geçmiştir. Dilimizde birkaç manası ile kullanılıyor.

    1. Parça, kısım. Mesela 'Bir parti kumaş geldi' deriz. 2. Bir siyasi gaye etrafında birleşenlerin meydana getirdiği kuruluş, fırka, hizip. Bu da malum manadır. 3. Eğlence toplanbsı. İşte bu mühim. Çünkü bizimkiler 'Kokteyl parti' veya 'av partisi' gibi particiliği eğlence haline getirmişlerdir. 4. Bir defada oynanan oyuna da parti deriz. Mesela 'tavla partisi' gibi. 5. Kelepir, vurgun manası ki, en önemlisi budur. 'Partiyi vurmak' deyimi büyük kazanç sağlamak demektir. 'Partiyi kaybetmek' ise elde ettiği bir kazana, haksız biçimde geldiği makamı yitirmek demektir.
    Şimdi, aziz okuyucular, dilimizde niçin 'part' diye bir kelime var olmuş, anladınız değil mi?
    Hâlâ anlamamış olanlar için daha açık bir ifade ile şunları söylüyorum:
    Şiş göbekler; gövdesi yağ bağlayanlar, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkım sülük gibi emenler, sözlerimiz sizedir.
    Particiliği 'part şişirmek' diye anlayanlara karşıyız ve hep karşı olacağız.
    Sakın ola ki, bu yazımızdan particilik ile uğraşanların tamamını kastediyoruz anlaşılmasın. İfadelerimizi başka noktalara çekmesinler.
    Sözlerimiz kimedir o zaman?
    Onlar kendilerini bilirler.
    Hepsinin ipliğini pazara çıkaracağız.
    Böyle biline."
    Mustafa Kutlu
    Sayfa 86 - Dergâh Yayınları
  • PARTİCİLİK

    Mahalli dilde ‘part’ diye bir kelime vardır. Bilenler bunu karın, göbek,mide,işkembe manasına geldiğini bilirler.

    Ayrıca tarihte İskitlere komşu olmuş, göçebe olarak Mezepotamya’ya İran topraklarına uzanmış, oralarda yerleşmiş ‘Partlar’ denilen bir kavim vardır, bu da biliniyor. İran efsanelerinde yiğit, savaşçı, aristokrat diye geçen Partlar zaman içinde Yunan aşığı kesilip, kurdukları saraylarda rezilane bir hayat sürmeye başlamışlar. Tabii halk bu gidişe bir tepki göstermiş ve sonunda Sasaniler iktidara geçerek Partlar’ın hakimiyetine son vermişler. ‘Parti’ kelimesi ise bize Fransızcadan geçmiştir. Dilimizde birkaç manası ile kullanılıyor. 1.Parça, kısım. Mesela ’bir parti kumaş geldi’ deriz. 2. Bir siyasi gaye etrafında birleşenlerin meydana getirdiği kuruluş, fırka, hizip. Bu da malum manadır. 3. Eğlence toplantısı. İşte bu mühim. Çünkü bizimkiler ‘Kokteyl parti’ veya ‘av partisi’ gibi particiliği eğlence haline getirmişlerdir. 4. Bir defada oynanan oyuna da parti deriz. Mesela ‘tavla partisi’ gibi. 5. Kelepir, vurgun manası ki, en önemlisi budur. ‘Partiyi vurmak’ deyimi büyük kazanç sağlamak demektir. ‘Partiyi kaybetmek’ ise elde ettiği bir kazancı, haksız biçimde geldiği makamı yitirmek demektir. Şimdi, aziz okuyucular, dilimizde niçin ‘part’ diye bir kelime var olmuş, anladınız değil mi? Hala anlamamış olanlar için daha açık bir ifadeyle şunları söylüyorum:

    Şiş göbekler; gövdesi yağ bağlayanlar, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını sülük gibi emenler sözlerimiz sizedir.

    Particiliği ‘part şişirmek’ diye anlayanlara karşıyız ve hep karşı olacağız.

    Sakın ola ki, bu yazımızdan particilik ile uğraşanların tamamını kastediyoruz anlaşılmasın. İfadelerimizi başka noktalara çekmesinler.

    Sözlerimiz kimedir o zaman?

    Onlar kendilerini bilirler.

    Hepsinin ipliğini pazara çıkaracağız.

    Böyle biline.