Sahi, gençliğinde yere göğe sığmayan insanlar, yaşlılıklarını dört duvar arasına nasıl sığdırabiliyordu ?
"Birileri adına unutmak," diyor, doktor olan başka birileri alzaymır ilaçları veriyor, mahalledeki ahretlikleri ise modern tıbbın kesinked reddeden bir tavırla "kekik suyunu pekmezle karıştırıp içse unuttuğu her şeyi hatırlar" zannediyordu.
"Lanet ola !
Kim diyorsa kardeşler sevilmez.
Oğlanlar dağları yarar,
Kızlar ovaları.
Ana babalar da denizleri yarar
Görmek için birbirini.
Lanet ola !
Kim diyorsa kardeşler sevilmez..."
İBN-İ NAKÎB' in Kitapta çok hoşuma giden altını çizdiğim yerlerden bir mısra yazayım şuraya çok düşündüm üzerine;
"İpek Böceği koza örer, her çeşit elbiseye yakışır.
Fakat örümcek ondan daha üstündür. Peygamber'in başına ördüğü ağ sayesinde..."
Son söz: Güzel Ahlak bir kelimeyle tarif edilecekse eğer o, öfkeyi terk etmektir. Kızdırılmış bir fırında hiçbir canlının duramayacağı gibi, akılda kızgınlık anında yerinde durmaz..