İnsan hayatında, hayatın gerçeklik duygusunun kaybedildiği kanısıyla karardığı, akılla irade ya da önceden akılla irade dediğimiz şeylerin denetimi ya da denetirmiş görünmeyi elden bıraktığı dönemler olabilir. Böyle zamanlarda kişi döne döne akıp giden sular ya da dumanlar evreninde boğulmasa bile, kayıp gidiyormuş duygusuna kapılır.
Belki benim asla dallarım ve köklerim olmayacak. Belki bir gün benim varlığımdan ve kaynağımdan güzel bir koku ya da ona benzer bir şey çıkacak, çiçek olacağım ve sadece zevk için çevreme güzel kokular saçacağım ve Kraus'un aptal, kibirli asi dediği başımı eğeceğim. Kollarım ve ayaklarım yorgun düşecek; ruhum, gururum, kişiliğim, her şey ama her şey parçalanacak, kuruyacak. Ve ben de öleceğim, gerçekten değil ama öylesine ölmüş olacağım ve sonrasında da belki altmış yıl daha böyle yaşayıp öleceğim.