Peki bu kesin inanç nasıl bunca derin ve köklü bir biçimde yerleşmişti içime o zamanlar? Çünkü onu -bir daha söylüyorum- sıradan, gerçekleşmesi mümkün (veya mümkün olmayan) herhangi bir olay gibi değil, gerçekleşmemesi imkansız bir şey olarak görüyordum!
- Burada her şeyi görmek istiyorum. Aleksey İvanoviç'i bana bırakırsın, değil mi? -diye sordu generale büyükanne.
- Ah elbette, ne kadar isterseniz, ama ben de... Polina da, hatta Mösyö Des Grieux de size eşlik etmekten büyük bir zevk duyarız.
- Mais madame cela sera un plaisir, -diye destekledi Des Grieux büyüleyici bir gülümsemeyle.
- Evet, evet, plaisir! Çok komik geliyorsun bana. -birden generale dönerek ekledi:- Bu arada sana para filan vermeyeceğim.
Ne diye böyle yiyip bitiriyorsunuz kendinizi? Eşsiz, görkemli kadın, aklınızı başınıza devşirsenize! Bir denizkızı kanı dolaşıyor damarlarınızda, ama niçin denizkızı gibi davranmıyorsunuz? Ömrünüzde bir kez olsun koyverin kendinizi! Bir su cinine abayı yakıp balıklama dalın girdaba...