Gerek Nüzhet ve gerek annesi pek büyük bir alaka uyandırdıklarından tamamıyla emin, hep ortada kalıp kendilerini seyrettirecek gibiydiler. Zonguldak küçük, eğlencesiz, sıkıcı bir yerdi. Fakat Nuriye'nin ve hatta belki Nüzhet'in İsmini bir kere olsun işitmedikleri Jül Sezar, ikisinin de şüphesiz ki duymamış oldukları veçhile “Roma'da ikinci olmaktansa bir köyde birinci olmanın” tercihe layık bulunduğunu söylememiş miydi? Aynı düşünce, ana ile oğulun hareketlerine daima hükmediyor, İstanbul'a tamamen yerleşmek üzere gitseler bile kendilerini işte yine Zonguldak'a çekip getiriyordu. Çünkü İstanbul'da, bir balo gecesi, bu tesiri yapamaz, bu alakayı uyandıramazlardı.