Onlar kalplerinden gaflet edip zahirleriyle meşgul olmuşlardır. Hâlbuki kalbi arınmayanın ibadeti sahih olmaz. Bunun hâli, uyuz hastalığına yakalanmış bir hastanın hâline benzer: Doktor ona merhem sürmesini ve ilaç içmesini tavsiye eder. O merhemle yetinir, ilacı içmez. Böylece dışındaki uyuz kısmen kaybolsa da içteki illet devam eder. O iç hastalık devam ettikçe uyuz da sürekli artar.
Aynı şekilde kalpte gizlenen kötü huylar
zamanla organlara yayılr. Eğer hastalık
tedavi edilseydi dış da huzur bulurdu.
Muamele ilmi ise haram ve helal hakkında bilgi sahibi olma, insanların güzel ve çirkin huylarını bilme gibi faydaları içerir.
Eylemlere yansımayan bilginin hiçbir değeri yoktur.
Bunlar, başkasını tedavi edip şifa dağıtan ama kendi hastalığına çözüm aramayan doktora benzerler. Allah aşkına söyleyin: İnsan başkasına reçete yazarak kendisini tedavi edebilir mi? İlaç almadan iyileşmek mümkün müdür? Kesinlikle hayır! İstenen perhizler ve ilaç olmadan iyileşmek mümkün değildir.