‘Çok öfkeli insanlarız. Eskiden bizimkiler daha da öfkeli insanlarmış ya… Neden bu kadar öfkeliyiz, neden bu kadar gözü dönmüş kişileriz, soğukkanlılıkla bir işe sarılıp onu niçin sonuna kadar vardıramıyoruz? Öfke, bir kendine güvensizliktir. Öfke, çaresizliğin arkasından gelir.’
‘Leylim. Sevgili canım. Umudun, bekleyişin, çaresizliğin, ulaşamamak sevdasının ilk cümleleri. Leyla’dan gelecek 2 satır yazıya hasretini dile getiriyor her mektubunda. Bazen de yalnızca en azından Leyla’ya yazabiliyor olmanın avuntusunu hissettim. İnsan, umursamadığı her şeyin galibidir diye bir söz geçer bir filmde. Burda da Leyla galip olmuş. Kızamadım ama ben. Bazen insan ne yapsa nafile. Yalnız şu soru geçti aklımdan, ya kavuşsaydı Ahmed Arif, Leyla’sına. O zaman da olur muydu böyle?
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,6bin okunma
‘Belki eminim ki ayrılık veya uzak oluş mühim değil de asıl onu düşünmek ve bir daha hiç dönülmeyeceğini ve geride kalanları insanın bir daha göremeyeceğini düşünmesi çok feci bir şey.’