• Nasılsınız pornografi manyakları … ?
    Nasılsınız avon kataloğunun yarısı kadar kitap okumayanlar … ?
    Nasılsınız kız düşüremediği için tanrıya isyan edenler … ?
    Nasılsınız ailesini beğenmeyip kendini İsa sananlar … ?
    Nasılsınız mankafalar … ?
    Nasılsınız … ?
    Mutlu musunuz … ?
    Öğrenci hayatı yaşıyorum deyip sarhoşluktan başını kaldıramayanlar … ?
    İki tane felsefe kitabı okuduktan sonra filozof kesilenler … ?
    Peki siz nasılsınız dindar tecavüzcüler … ?
    Kadını mal gibi görenler … ?
    Nasılsınız tanrıya sadece kendi çıkarları için ellerini açanlar … ?
    Nasılsınız kendisini iyi ya da güzel hissetmek dışında
    Sadece dikkat çekmek için bir ton makyaj yapanlar … ?
    Peki, peki siz nasılsınız efendiler … ?
    Lüks içinde yaşayıp ülkenin yoksulluğundan dert yananlar … ?
    Siz nasılsınız her geceyi bir kadınla geçirip
    Namustan ahlaktan bahsedenler … ?
    Nasılsınız … ?
    Nasılsınız kendisinden başkasını beğenmeyenler … ?
    Nasılsınız başkasını dinlemeyenler …
  • 256 syf.
    ·4 günde·Beğendi·10/10
    Herkese Merhaba Nasılsınız canım okurlarım Bu gün size beni derinden etkileyen, insanları, sistemi en önemlisi de kendimi sorgulamamı sağlayan mükemmel bir eser ile geldim. İlk olarak felsefi ve psikoloji yönü ağır basan bir kitap olduğunu belirtmek isterim. Bu tarz okumayan insanlara ağır gelebilir. Ama bence kendinize bu kitap için bir şans vermelisiniz sonunda size çok şey kattığını göreceksiniz. Kitabın içeriğinde düşünürlerin ve yazarların alıntıları olması da beni ayrı etkiledi. Emre Bey'i alışılmışın dışına çıkıp böyle mükemmel bir eser ortaya çıkardığı için yürekten tebrik ediyorum. Siz sürekli yazın bizde okuyalım
    Şimdi biraz konusundan bahsetmek isterim;
    "Adem kişisel gelişim kitapları yazan ve bu konuda seminerler veren elliüç yaşında bir adamdır. Kitapları rekor satışlar göstermektedir. Ve bir gün bir seminer sırasında olduğu yere yığılıp kalır. Tam 10 ay boyunca hastanede yatan ve sadece 2 yıl ömrünün kaldığını öğrenen Adem bu olayı kendi kopuşu olarak adlandırır. Bu olaydan sonra aslında hayatı istediği gibi yaşamadığını fark eder. Sonradan hayatına dahil olan intihar etmek üzere olan bir psikolog ve geçmişi belirsiz bir matmazel ile ötekiler isimli bir topluluk oluşturmaya karar verir. Peki neydi bu ötekiler? Kimdi? Öteki olmak için ne kadar acı çekmiş olmak gerekiyordu? Toplumda acı çekmiş ve toplum tarafından dışlanan ötekiler neler yapacak? Neler yaşayacak? Adem'in sonu ne olacak? Hadi okuyup öğrenin o zaman"
    Emre Timur Ötekiler
  • 421 syf.
    ·13 günde·Beğendi·9/10
    Merhaba arkadaşlar, nasılsınız?
    Beni sorarsınız iyiyim çok şükür.
    Yine bir Kristin Hannah yorumu ile karşınızdayım.
    Nedense Kristin Hannah kitaplarının fotoğraf çekiminde hep çiçekler olsun diye uğraşıyorum onlara sade bir kareyi yeterli göremiyorum bu belki de kitabın içeriğinden ya da kapak tasarımından kaynaklı bir durum kim bilir.
    Son iki aydır okuduğum Kristin Hannah kitapları beklentimi karşılamıyordu o yüzden bu kitaba da korkarak başladım ama ilk sayfalardan anladım ki bu kitap iki ayın üstüne çok iyi gelecekti. Nitekimde öyle oldu. Son sayfasına kadar keyifle okudum kitabı.
    Kitabın konusuna gelecek olursam;
    Elizabeth iki kız çocuk annesidir. Kocası Jack ile üniversite döneminde tanışıp birbirlerine aşık olmuşlar ve hemen evlenmişlerdir. Yirmi yılı aşkın bir süre boyunca dışarıdan görenler için mutlu, huzurlu bir çift gibi görünürler. Ama her zaman görünenle yaşanan başkadır. Jack gençliğinde çok ünlü bir futbolcudur ta ki bir kaza sonucu futbol hayatını bırakana dek. Bu süreç Jack için çok zor olmuştur ama Elizabeth Jack’i hiç yalnız bırakmamış her zaman ona destek olup bu zorlu zamanı beraber atlatmışlardır.
    Bu zaman zarfında Elizabeth’in hayalleri hep geri planda kalmıştır. Elizabeth üniversite yıllarında çok başarılı bir ressamdır ama evlilik çocuklar derken bu yeteneğinden uzaklaşmıştır. Kendini çocuklara ve kocasına adamıştır. Jack’in işi gereği hep ev değiştirmişler kurulu bir düzen sağlamamışlardır. Elizabeth tüm bunlara ailesi için katlanmış kendi duygularını bir kenara bırakmıştır.
    Şimdi kızlar büyüyüp üniversiteye gidince Elizabeth evde yalnız ve amaçsız kalakalır.
    Bu sırada Jack’e New York’tan güzel bir iş teklifi gelir, kariyerinde tekrar parlamak için şahane bir fırsattır. Ama Elizabeth eski yaşamlarına dönmek istemiyordur, huzurlu bir yaşam istiyordur.
    Peki sizce Elizabeth yine Jack’in peşinden gidip kendi hayallerini bir kenara mı bırakacak yoksa Jack Elizabeth için kendi kariyerini mi reddedecek ya da daha başka bir son mu bekliyor bizi?
    Bu kitaptan çıkardığım sonuç şudur ki kimse için hayallerinizden vazgeçmeyin çünkü kimse sizin için hayallerinden vazgeçmiyor siz vazgeçtiğinizle kalıyorsunuz hemde yanınızda kimse olmadan tek başınıza...
  • Nasılsınız pornografi manyakları … ?
    Nasılsınız avon kataloğunun yarısı kadar kitap okumayanlar … ?
    Nasılsınız kız düşüremediği için tanrıya isyan edenler … ?
    Nasılsınız ailesini beğenmeyip kendini İsa sananlar … ?
    Nasılsınız mankafalar … ?
    Nasılsınız … ?
    Mutlu musunuz … ?
    Öğrenci hayatı yaşıyorum deyip sarhoşluktan başını kaldıramayanlar … ?
    İki tane felsefe kitabı okuduktan sonra filozof kesilenler … ?
    Artık intihar etmez misiniz … ?
    Peki siz nasılsınız dindar tecavüzcüler … ?
    Kadını mal gibi görenler … ?
    Nasılsınız tanrıya sadece kendi çıkarları için ellerini açanlar … ?
    Nasılsınız sırf ayıplanmamak için camiye koşanlar … ?
    Nasılsınız yolda göt bacak kesip
    Kendi karısının kızının sevgilisinin giyimine karışanlar … ?
    Nasılsınız sinemalarda, parklarda sakso çekerek
    Kasıklarındaki dudakları evleneceği erkeğe sakladığını söyleyenler … ?
    Nasılsınız kendisini iyi ya da güzel hissetmek dışında
    Sadece dikkat çekmek için bir ton makyaj yapanlar … ?
    Peki, peki siz nasılsınız efendiler … ?
    Lüks içinde yaşayıp ülkenin yoksulluğundan dert yananlar … ?
    Siz nasılsınız her geceyi bir kadınla geçirip
    Namustan ahlaktan bahsedenler … ?
    Nasılsınız … ?
    Nasılsınız kendisinden başkasını beğenmeyenler … ?
    Nasılsınız başkasını dinlemeyenler … ? 
  • 557 syf.
    ·20 günde·Beğendi·10/10
    Herkese merhaba
    Nasılsınız bakalım?
    Eylül ayı girdi. Havalar serinledi hatta bende biraz grip olmuşum. 🤒 Aman siz dikkat edin.
    Eylül biraz hüzün ayıdır; etraf sessizleşir, insanlar evlerine çekilir, okullar başlar...
    Baharın canlılığı yoktur Eylül’de.
    Ama Eylül’de başka güzeldir bakmayın öyle hüzün ayı dediğime.
    Böyle sessizlikte okuması ayrı bir güzel olur, birde okumak için vaktimiz daha fazla vardır.
    Sizler hangi mevsimi seviyorsunuz? Hangi mevsim sizi daha çok yansıtıyor?
    Gazap Üzümleri yine güzel bir etkinlikle okuduğum bir kitap oldu. Şimdi diyeceksiniz ki sen zaten her kitabı bir etkinlik sayesinde okuyorsun. Haklısınız. Ama ne yapayım yazın iş yoğunluğundan okumaya fazla vakit ayıramıyorum ama etkinlik olunca kendimi daha bir sorumlu hissedip daha hızlı okumaya çalışıyorum.
    Şimdi geliyorum kitabımızın yorumuna.
    Büyük Buhran döneminde toprak sahiplerinin yaşadığı derin acıları konu alıyor kitabımız. Makineleşmeye geçiş ile birlikte döneme ayak uydurmak için bankadan borç alan çiftçiler ilerleyen dönemde borçlarını ödeyemez olurlar. Çünkü insan gücü değil makineler önem kazanmıştır bu dönemde. Bankaya borcunu ödeyemeyen çiftçilerin borcuna karşılık toprakları elinden alınır.
    Yıllardır toprakla uğraşmış geçimini topraktan kazanmış olan bu insanlar şimdi ne yapacak peki?
    Joad ailesi de bu çiftçilerden yalnızca biri. Oklahoma ‘dan Kaliforniya’ya göçe çıkarlar. Orada iş var umuduyla ellerinde birkaç parça eşya, üç beş kuruş para ve bir kamyonet ile çıkarlar yola.
    O yollarda onları nasıl zorluklar bekliyor siz düşünün.
    Kapitalizmin egemenliğinde yaşanan acılar, açlık, sefalet...
    Ben size daha çok spoiler vermek istemiyorum ama diyeceğim şu ki ; bu kitabı mutlaka okumalısınız...