"Biz et taşıyorduk. Sadece et. Hayal, düşünce ya da duygular, bunlar aldığımız paraya dahil değildi. Belki yeterince ödeselerdi, onlarında zarar görmeden taşınmalarıyla işgilenebilirdik." dedi Gazâ. Bu cümlenin güzelliğine bakar mısınız ya. Yani bu cümlede bile Hakan Günday'ın muazzam dili, betimlemeleri ve kendisini kahramanın yerine koyup duyguyu verişi ve tabiki de sade anlaşılır uslübuyla nasıl bir yazar olduğunu anlatmam kelimelerimle yetersiz kalır. Ben bu cümleye öyle düştüm ki insan kaçakçılığının iç yüzünü çok çok iyi anlatmış. Yani biraz daha para verselerdi hayallerini ve düşüncelerini de onlarla birlikte hiç zarar vermeden götürürdük bakın cümleye bakın, o kaçak insanlara duygusal istismarda bulunuyorlar, hayallerini alıyorlar ellerinden. Ne diyeyim Allah hiç kimseyi toprağından, memleketinden ayıracak kadar düşürmesin.
'Daha' ne diyebilirim ki!
İyi okumalar...