Pelin Sueda profil resmi
Öğrenci
Lise
İstanbul
8 kütüphaneci puanı
143 okur puanı
20 Ağu 2016 tarihinde katıldı.
  • 282 syf.
    ·7/10
    ● Juliette Sobanet'in ülkemizde yayınlanan ilk kitabı Siyah Kar.Yazarımızın bir röportajını izledim.Fransa ve kültürüne bağlı,meraklı bir yazar olduğunu biliyordum.Kitabını okumak bugüne nasip oldu.Yazarımız kitabın geçtiği yer olarak Fransa'nın başkenti Paris'i seçmiş.





    ● Paris,tarihi ve turistik özellikleriyle kendine çeken bir şehir.Bu da kitabı merak etmemde etkili oldu.Öncelikle kitabın konusunun çok hoşuma gittiğini belirteyim.Trenle zaman yolculuğu,kaçırılan bir kız,bu kızın ablası Jillian'ın olayı araştırması gibi birçok merak unsuruyla donatılmış.




    ● Jillian Chambord bir gazetede muhabir ve ikizi Isla'nın kaçırılmasının ardındaki sır perdesini aralamaya çalışıyor.Romanda 1937 yılı ve günümüz arasında zaman yolculuğu konusu ele alınmış; bunun dışında romantizm,polisiye ve aile bağları da katılmış.




    ●Konudaki zenginlik ve çeşitlilik güzel olsa da bu denli güzel bir kurgu neden 282 sayfa? Olayların daha da detaylı anlatılması,okuyucunun aklındaki soru işaretlerinin giderilmesi gerekiyordu.Yazar biraz acele etmiş sonunu bağlarken,ki bu beni beni pek hoşnut etmedi.




    ● Arkadya Yayınları'ndan okuduğum ve kötü bulduğum kitap sayısı çok çok az.Siyah Kar güzel bir kurguya sahip olmasına rağmen detay eksikliği ve yüzeysellik içerdiği için muhteşem denilemeyecek bir kitap.Ama okurken çok keyif aldım ve merakla okudum.Bu tür kitaplara meraklıysanız okuyun derim.




    ● Paris Time Travel,3 kitaplık bir seriymiş.İlk kitabın macerasını noktaladıktan sonra seriye devam etme ve yazarı takip etme kararı aldım.Umarım Arkadya Juliette Sobanet'in diğer serilerini de basar.Herkese huzurlu,mutlu,okumalı günler dilerim.
  • 464 syf.
    ·8/10
    Çok sevgili Asude'den okuduğum yedinci kitaba da son verdim.Gül ve Avcı ile başlayan Asude maceramı hala devam ettirmek bana mutluluk veriyor.Komedi türünde oldukça başarılı bulduğum bir Türk yazar.Bu kitaptan önce okuduğum Dikkat! Aşk Çıkabilir de bana çok keyif vermişti.Babam İflas Edince ise Asude'nin en sevdiğim kitapları arasına yerleşti bile,çünkü gerçekten çok eğlenceli bir romandı.Tebessümler saçarak okudum.

    Verda tam anlamıyla bir sosyete.Gösterişli ve pahalı kıyafetler giyiyor,modaya büyük ilgi duyuyor,İngiltere'de yaşıyor ve okuyor...Paranın dibine vuruyor anlayacağınız.Zengin bir ailenin tek çocuğu olması da işin cabası.Bu sosyetik hayattan çok memnun olan Verda'yı kötü bir haber de bekliyor elbette.

    Marka giysilere,lüks yaşama veda etmesi gerekiyor çünkü babası aniden iflas ediyor.Verda'nın yeniden zengin hayatına dönmesini isteyen ailesi onu zengin biriyle evlendirmeyi öneriyor.Verda da bunu kabul etmek durumunda kalıyor.O zengin ise bir aile dostunun oğlu Murat Arsever oluyor.Bir taraftan marka takıntısını yenemeyen Verda,diğer tarafta yakışıklı ve kendinden emin Murat.Peki bu ikilinin arasında neler geçtiğini öğrenmek ister miydiniz? Bence öğrenmelisiniz.

    Verda ile Murat'ın sosyeteyle donatılmış öyküsü gerçekten komikti ve eğlenceli bir okuma sunuyordu.Yoğun zamanlar geçiriyorsanız ideal bir komedi,sinema filmi tadında.Kapağını ve cildini de çok tatlı bulduğumu eklemeliyim. :) Bence elinize geçirdiğiniz an okuyup bitirebileceğiniz çok akıcı ve dinlendirici bir kitap.Romantik komedileri sevenlerin de çok hoşuna gideceğini düşünüyorum.

    Hepinize bol okumalı günler,hep neşeyle ve kitaplarla kalın.
  • 592 syf.
    ·8/10
    Meral Kır,uzun zamandır tanışmak istediğim Türk yazarlardan birisiydi ve kitapları gerçekten çok övülüyordu,bu da merak katsayımı artırdı.Yazarın Sancaktarlar serisinin ilk kitabı olan Aylardan Aşk ile Meral Kır yolculuğuma başlamış oldum.

    Öncelikle kitap çok keyifli bir üslupla kaleme alınmış.Sade ve açık bir anlatım hakimdi kitaba.Aşk temasına eklenen polisiye konusu da kitaba renk katmış.Kitabın Müptela Yayınları'ndan olan basımını okudum,kapak renkleri,ayraç çok hoş.Okuyucunun hem gözüne hem de kalbine hitap eden bir kitap diyebiliriz.

    Tanem Sancaktar ve Yağız'ın hikayesini okumak bana merak,neşe,hüzün gibi pek çok farklı duyguyu yaşattı.Bu kitapla yeni karakterlere,yeni ufuklara açılmak bana büyük keyif yaşattı.Sancaktarlar Serisi'nin ikinci kitabı olan Aşkı Seçtim okunacaklar listeme alındı bile.Romantik kitapları sevenlere bu kitabı rahatlıkla tavsiye edebilirim.

    Herkese bol kitap dolu,neşeli günler.Huzur yaşamınızdan eksik olmasın. :)
  • Pelin Sueda paylaştı.
    276 syf.
    ·6/10
    En sevdiğim yazarlardan olan Sarah Jio'nun bir kitabına daha veda ettim.Agapi,yazarın okuduğum sekizinci kitabı oldu.Bu kitaptan önce Yeşil Deniz Kabuğu'nu okumuştum ve beklentilerimi karşılamamıştı.Bu kitabı Jio yazmış olamaz diye düşünceler geçirdim aklımdan.Uzun bir süre Jio'ya ara vermeyi düşündüm.

    Agapi'nin konusu çok ilgimi çekti ve bu yüzden şansımı bir daha denemeye karar verdim ama nafile.Yeşil Deniz Kabuğu neyse Agapi de oydu aslında.Yayınevi değişikliği Jio'yu cidden kötü etkilemiş. :( Belki de Jio okumaya Arkadya kitaplarıyla başladığım için çıtayı çok yüksek tutmuştum.

    Jio aslında konuyu iyi seçmiş,zaten ilk başta konu ilgimi çekmişti.Ama işlenişini pek beğenmedim,okurların yorumlarını da okuduğumda Agapi'nin diğer Jio kitaplarına nazaran daha sönük kaldığından bahsediyorlardı.Ben de katılıyorum okurlara.Kitabın başları gayet keyifli ilerlerken ortalarında sıkmaya başladı.Jio'nun her kitabına sakladığı minik sırlar olur,bilirsiniz.Ben bu sırları öğrenebilmek için diğer kitaplarını bir solukta okumaya gayret ederken Agapi de hiç öyle bir heyecan,merak,heves yaşamadım.Tahmin edilebilir bir olay örgüsü vardı.Akıcılık konusu ise beni iyice sarstı.Sarah'nın o akıp giden duru satırlarını çok aradım Agapi'de.

    Pena Yayınları ve Sarah hem Yeşil Deniz Kabuğu ile hem de Agapi ile beni hayal kırıklığına uğrattılar.Böyle düşünmeyi hiç istemezdim ama sıradaki Jio kitabım olan Kelebek Adası için hiç umutlu değilim.Nerede o Sarah'nın eski öyküleri düşüncesi aklımdan çıkmazsa korkarım bu umutsuzluk hissi devam edecek.6 puanı konusu,yazarı ve sonu için verdim,o kadar.

    Konusu ilginizi çektiyse Agapi'yi listenize ekleyebilirsiniz ama beni hiç tatmin etmedi.Umarım Kelebek Adası bana hayal kırıklığımı unutturur.Hayırlı Ramazanlar ve bol okumalı günler.Allah oruçlarınızı kabul etsin.Bir dahaki kitabıma kadar görüşmek üzere. :)
  • 448 syf.
    ·8/10
    Uzun bir aradan sonra çok sevdiğim 1000 Kitap'a geri döndüm ve 2018'de okuduğum kitapların yorumlarını gireceğim. :)

    Sophie Kinsella hep beğeniyle okuduğum bir yazar.Kitapları bıcır bıcır bir dille anlatılmış,kafanızı kargaşadan uzaklaştıracak,çok eğlenceli ve okuma keyfi veren kitaplar.Sır Tutabilir Misin yazarın okuduğum 5.kitabı ve ben yine tebessümlerle ve heyecanla okudum.Yazara kesinlikle devam edeceğim ve eğlenceli kitaplarından mahrum kalmayacağım.

    Emma aslında içimizden biri.Hayat telaşı olan,sıradan bir yaşam süren genç bir kız.Ama onun da sırları var.Ortaya çıkarsa büyük utanç duyacağı birtakım sırlar.Hangimizin hayatı sırlarla ve gizemlerle dolu değil ki? Emma sır saklama konusunda çok yetenekli olsa da bir uçakta yabancı olduğunu sandığı birine sırlarını anlatma hatasına düşüyor.Yani...Aslında o kişi yabancı olmayabilir!

    Merakla ve ne olacağını bekleyerek okuduğum bir kitap.Kurgusu da hoş,anlatım dili de.Klişe bir komedi kitabı değil,deniz sesini dinlemenin verdiği keyfi veriyor diyebilirim.Stres atmak için öneri yazarım tabii ki Kinsella.En azından bir kitabını okumanızı tavsiye ederim çünkü gülümseyeceksiniz.

    Sizin de neşe dolu günler geçireceğiniz Ramazanlar dileğiyle.Keyifli kitaplar hep sizi bulsun. :))
  • 360 syf.
    ·7/10
    2018'in ilk kitabını noktaladım.Fantastik deyince aklıma ilk gelen yazar Jennifer L.Armentrout olur.Kendisini Karanlık Elementler serisi ile tanımıştım.Daha sonra Melez Sözleşmeleri serisine başlamış ve ilk iki kitabını okumuştum.Hepsini sevmiş ve büyük zevkle okumuştum.Yazarın fantastik yeteneğinin kuvvetli olduğu kanısına çoktan vardım bile.Yazarın Lux serisine de bir el atmaya karar verdim,başladım ve hoop bitirdim.Güzel olduğunu gerçekten söyleyebilirim. :)

    Bir blog yazarı olan Katy,annesiyle birlikte yeni başlangıçlarını yapacakları Batı Virginia'ya taşınır.Hayatı oldukça sıradan geçerken,evlerinin yanındaki yan komşusuyla tanışır.Daemon Black,yeşil gözlü ve sert bakışlı bir insandır.(!) Katy ile yolları kesiştiğinde birbirlerinden hiç hoşlanmazlar.Çünkü Daemon oldukça kaba bir kişiliktir.Fakat bir gün Katy kaza geçirir ve Daemon zamanı dondurarak onu kurtarır.Katy,bu gizemli komşusunun bir uzaylı olduğunu öğrenir ve olaylarımız başlar.

    Bence güzel,bir oturuşta okumalık bir romandı.Kötü adam,mausm kız gibi klişeler barındırsa da kendisine özgü detayları vardı.Komikti,eğlenceliydi,romantikti,maceralıydı.Büyük okuma keyfi verdi bana.Jennifer'ın kitapları arasından daha iyilerini okumuştum.Fakat atışma sahneleri olsun,karakterleri olsun,olayları olsun bu kitap da beni sardı ve ilgimi çekti.5 kitaplık bir seri olan Lux'un ilk kitabını bitirmiş bulunmaktayım ve diğer kitapları da okumayı isterim.Herkese güzel günler dilerim.
  • 356 syf.
    ·8/10
    2017 fazlasıyla hoş bir kapanış oldu,bu kitap ile birlikte.Tarihi aşk okumayı özlemiştim ki,bu kitaba kitaplığımda rastladım.Aman hemen bir göz atarım düşüncesiyle başlamışken gece yarısına kadar elimden düşüremedim.Şu meşgul zamanlarda bile kendisini böyle hızlı ve neşeli okutan kitaplar az bulunur!

    Dükler,düşesler,kız kardeşler ve olmazsa olmazımız aşk.Violet Brantford,kardeşinin yerine geçerek dükün beyazlar içindeki gelini olacağını hiç aklına getirmemiştir.Bunca yıl hep kendini dükle birlikte hayal eden Violet,kız kardeşi Jeannette'in son anda düğünden vazgeçmesi ile bu hayalini gerçekleştirmiştir.

    Jennie ile Violet o kadar benziyorlardır ki dük,onları birbirinden ayıramamıştır.Kısa zamanda toplum tarafından saygı gören bir kadın olan Violet,sırrını kimseye açmamıştrı.Öte yandan dük,Jeannette sandığı eşine giderek aşık olmaktadır.Bu olayların sonucu nereye varacak?

    Çok romantik,akıcı,kafa dağıtıcı ve çok güzel bir kitap.Violet ve Adrian'ın evliliği ne olacak diye düşünmeden edemedim.Yağmur sesi dinlemenin verdiği tebessümü yüreğinizde hissettirecek,geçmişin tozlu sayfalarında geçen bu romanı herkese tavsiye ederim.Gelinin yerine geçmek ne denli zor olabilirdi ki? :) Herkese bol okumalı ve mutluluk dolu günler.Yeni yıl hepimize bambaşka kitaplar,yepyeni maceralar getirir inşallah.
  • 324 syf.
    ·7/10
    En son okuduğum bol kasvetli Agatha Christie kitabından sonra böyle tatlı bir mola vermek güzel oldu.Mutluluk Sensin,adı gibi bana mutluluk ve ferahlık aşılayan hoş bir kitaptı.Kafamı meşgul etmeden,yorulmadan,hızlıca okudum.Okul yüzünden üzerimdeki yoğunluğu silkeleyip atamadığım için böyle kitaplara ihtiyacım vardı. :)

    Felicity Wright,gözü parada olmayan bir otel restoranı şefidir.Yaptığı işi severek ve dört elle sarılarak yapan Felicity,paranın mutluluk getiren bir anahtar olmadığı düşüncesini hep kalbinde barındırır.Ancak hayat hep beklenmedik şeyleri önümüze sürer ya,kader de Felicity'ye istemediği bir şeyi,parayı bulduruyor.

    Otelin müşterisi sandığı kimsesiz yaşlı adam,aslında çalıştığı otelin sahibidir.Ölürken mal varlığını Felicity'ye bırakır ve dünyaya veda eder.Felicity,beklenmedik şekilde para sahibi olduğu yetmezmiş gibi bir de adamın yeğeniyle uğraşmak zorundadır.Yaşlı adamın yeğeni Blake Bancroft,bu servetin peşini kolay kolay bırakmaz.Tüm mirası Felicity’nin elinden almaya kararlıdır. Planı da hazırdır. Felicity’yi en mutlu olduğu yerde, mutfakta tuzağa düşürecektir.Bakalım bunu yapabilecek mi?

    Mutluluk kimine göre paradır.Kimine göre ailedir.Ya da aşk,altın,kitaplar... Sizin için mutluluk nedir? Aslında her insan bir mutluktur,öyleyse Mutluluk Sensin!

    Bence akıp giden,gayet hoş bir romantik kitaptı.bu türü sevenlerin denemesi gerekir.Ayrıca kapağı öyle tatlı olmuş ki,sürekli bakıyorum.Felicity ve Blake'in arasında filizlenen aşkı zevkle okuyacağınızdan eminim.Şimdilik benden bu kadar.Hepinize bol kitaplı,huzurlu ve mutluluk dolu günler. :)
  • 288 syf.
    ·6/10
    Agatha Christie,en sevdiğim ve kitaplarını zevkle okuduğum yazarlardan birisidir.Her kitabını ayrı ayrı çok sevdim,ayrı ayrı tatlar aldım ve yüreğimde ayrı kefelere koydum.Okuduğum 7.kitabı Bağdat'a Geldiler oldu.Diğer kitaplarını sevince beklentim ister istemez yükseldi ama kitabı okumaya başlayınca beklentim çakılıp kaldı.

    Ben polisiye ve gerilim beklerken (neredeyse) tamamı siyasi içerikliydi.Siyaset ve politika tarzı kitaplar beni sarmadığı için çok sıkılarak okudum.Vurucu bir nokta,heyecanlı bir olay,Agatha usulü ters köşe aradım ama hiçbir sayfasında yoktu.Olayları tahmin edince sıkıntıma sıkıntı kattım.Agatha'nın dedektif içerikli romanları çok daha güzel ve heyecanlıydı.Bu kitap yavandı,tatsız tuzsuzdu.6 puanı Agatha hatrına verdim.

    Sevemedim.Sevdiğim yönü verdiği mesajlar ve farklı bakış açıları olabilir.Sevdiğim yazarlar şu sıralar hep beni hayal kırıklığına uğratıyorlar.Sarah Jio,Yeşil Deniz Kabuğu ile.Agatha Christie,Bağdat'a Geldiler ile.Halbuki yazarları ve isimleri bile almaya teşvik ederken hiç mi hiç tat alamadığım kitaplardı.Umarım diğer kitabında bu durumu düzeltirsin Agatha,senden umutluyum. :) Herkese kitaplı ve mutluluk dolu günler.
  • 399 syf.
    ·7/10
    Gerilim kitaplarının ustası sayılan yazarlardan Stephen King,ülkemizde de oldukça sevilip okunan bir yazar.Yazarın korku ve gerilim yeteneğini fark ettiğim ilk roman Sadist idi.Gerçekten diken üstündeymiş gibi hissettiren bir hava vardı kitapta.İkinci tercihimi ise Hayvan Mezarlığı'ndan yana kullandım.Sadist kadar sevmesem de keyifle okudum denilebilir.

    Kitabımızın konusu kısaca : Doktor Louis Creed ve ailesi (Gage,Rachel,Ellie ve kedileri Winston),taşrada bir eve yerleşir.Başta evden ve çevreden çok memnun kalır Louis.Açık hava, güzel bir ev, çocuklarının rahatça gezip oynayabileceği bir bahçe ve daha fazlası.Ancak evin yakınındaki işlek otobanda vızır vızır devasa kamyonlar geçmektedir ve bu otoban evcil hayvanların korkulu rüyası olmuştur.Kasabadaki Hayvan Mezarlığı'nın sakinlerinden çoğu,bu yolda kazaya kurban gitmiş evcil hayvanlardır. Daha sonra aile,bu mezarlıkta tuhaf şeyler olduğunu fark eder.Ailenin yaşamı bir daha asla eskisi gibi olmayacaktır...

    Hayvan Mezarlığı'nın konusu fazlasıyla ilgi çekici ve ürkütücü.Ölen hayvanlar,masum çocuklar,gizemli bir mezarlık...Çok güzel ve korkutucu ilerleyen kitap,ortalarda biraz bunaltmaya başladı.Gereksiz uzatılmış yerler vardı bana göre.Çok diyalog olmaması da biraz sıkabilir sizi.Bazı yerleri de o kadar içinizi karartabilir ki ''of,puf'' olabilirsiniz.

    Fakat kitap bence öyle etkili ki,artık küçük çocuklardan ve kedilerden korkabilirsiniz. :) Stephen King,yazımlarında çoğunlukla doğaüstü ögeler kullanıyor ve bu bence romanlarının tuzu biberi oluyor.Sadist'in verdiği dehşetitam yaşamasam da merakla okuduğum güzel bir kitaptı.Sonu da ayrı mükemmeldi.1989 yapımı olan filmini de yakın zamanda izlemeyi düşünüyorum.Herkes kitaplarla dolu mutlu günler geçirsin.Görüşmek üzere. :)

    (Pet Cemetery kelimesinin yazım yanlışıyla ''Pet Sematary'' haline gelmesi de işin esprisiydi.)
Öğrenci
Lise
İstanbul
8 kütüphaneci puanı
143 okur puanı
20 Ağu 2016 tarihinde katıldı.