Pataanii, bir alıntı ekledi.
 20 May 01:40 · Kitabı okudu · İnceledi

But souls were wise things. They always knew before the brain or the heart. There was no discriminating—if you saw your perfect other…you knew—instantly.

Second Debt, Pepper Winters (ChapterSeventeen Nila; Bazen insan başkasının ruhunu ararken kendi ruhunu teslim eder başkasına...)Second Debt, Pepper Winters (ChapterSeventeen Nila; Bazen insan başkasının ruhunu ararken kendi ruhunu teslim eder başkasına...)

"If you do not strive for it, a dream is nothing more than just a dream."

Şayet onun için çaba göstermezsen, bir hayal, sadece bir hayalden başka bir şey olmaz.

[ Legend of the Perfect Emperor - 4 ]

It is not about perfect.
It is about effort.
And when you bring that effort every single day, that's where transformation happens.
That is how change occurs.

Bulut
Duydunuz mu?
Ben o sesi tüm uğultusuyla hissediyorum.


- https://soundcloud.com/...s-cover-yann-tiersen -



Bulutlar toparlanıyor bir bir.. Gerçi hepsi bir bütünlük gibi ya. O halde şöyle demeli. Bulut toparlanıp gidiyor, bir bir… Gitmek mi? O nereden çıktı sahi?..
Bulutlara baktığımda güzele dair.. kalmaya dair bir şey bulamamak.. tesadüf olmamalı. Öyle ya insan, ruhunun gözleriyle nasıl bakarsa, yeryüzünü öyle görür..

Gözlerim acıyor,
Bakamıyorum…


Sahilin hemen yanındaki çay bahçesindeyim. İsmi “ Gardenya “ Bu da tesadüfün içinde mi yer almalı.. Yoo.. hayır.. gardenya daha çok umutvari bir çiçek ve bulut toparlanıyor bir bir..
Ve gözlerim..
Acıyor.



Uzun zamandır düşünüyorum KAYBETMEK kelimesini ve bu kelimeyi her düşündüğümde pul pul dökülüyorum.. kendime geldiğimde, elimde kalan eksilmişliğim..
Ve şu çay bahçesindeki masada biriken o pul pul benliğimi anlatamıyorum…
Garson, bir anlam bulabilmek için sorgulayıcı ve şaşkın gözlerle bakıyor bana..
Boş bardağımı yavaşça alıyor ve ben bir ÇAY daha istiyorum.
İçimden - çok daha sıcak olsun bu sefer çay - diyorum..
Garson, pullara bakıyor..
Pullar ise acıyan gözleriyle içine…

Nefesim.. onları canlandırabilir değil mi?

Bir umut.. bulutların gidişindeki o turuncu ufuk hatırasıyla gelen..

Üflüyorum pulların hepsine, bir bir..
Denize doğru…

Deniz ki yüreğine alabilir benliğimden bu parçayı.. Rüzgar uçuşturarak avuçlarına bırakabilir bu yorgun insan mektubunu.. Üstünde “ kaybetmek “ yazılı…




Sıcacık çayım geliyor garsonun ellerinde..
Biriyle karşılaşıyorum, tanıdık.. damağımda o buruk tadıyla.. tane tane.. ya da bir bir..
Çay taneleri..
Onlarda hüzünden bir parça gibi.. onlarda kaybetmekle karşılaşmış. “ Dem olmak kolay mı İnsanoğlu? “ der gibi…
Çay, uykusundan uyanıyor.. üşümüş ellerimle onu kavrarken..
Tanıyor beni.
Ve bu ısınışımla, o da ısınıyor sanki…


Şekeri eksik çayımın..
Oysa şeker kullanmam ben..

Bardağımı bulutlara doğru uzatıyorum, kapısını çalmak gibi göğün..
Bulutların ardında bir kıpırtı!
Deniz de dinliyor biliyorum.. kabuklar yorgunluğunu bırakmış..
Bir Güneş.. uyanıyor tatlı uykusundan.



Cebimde PİYANOMUN siyah beyaz tuşları.. sandalyeden hafifçe kalkışımla tıkırtısını hissettiğim..
Onlarda güneşi izlemek istiyor olabilirler mi?
Ellerimi cebime götürüyorum o an.. birini seçiyorum.
" Şanslı olananız hanginiz? " diyorum, içimden…
Biri tutuyor hafifçe ellerimden.. o minik hali ve sonsuz yaşıyla..

Ellerim daha çok ısınıyor hissediyorum ve o daha çok siyah beyaz..


Yavaşça kırıyorum şanslı tuş tanesini, çayıma tat, çayıma katık ediyorum..
Çay.. özlemini bulmuş gibi..




RIHTIMA bir gemi yaklaşıyor..
Toparlanıyor insanlar..
Dumanı tüten ama boş kalan bardağımın hemen yanına hesabı bırakıyorum..
Birkaç demir para..
Bakıyorumda.. duman o tarafa özellikle uğramıyor…



Gamzelerimde sızı.. ellerimle yokluyorum varlığını.
Tomurcuk sancısı.. Güldükçe açacak olan…
Güneş gibi, tatlı bir uykudan.


Rıhtıma bir gemi yaklaşıyor..
Dünyanın bütün kabuklarını toplamış filesinde..
Denizciler yorgun.. denizciler mutlu.
Halka yabancı bu duygu.

“ Herbirinize yetecek kadar acı var!! “ diyor çaylaklardan biri.
“ Herbirinize yetecek kadar kayıp…
Ve güzel olan, kime ait olduğu belli değil..
İnsan, insanın yarasını onaran..
Kim olduğunu bilmeden, tanımadan..

Haydi.. O sıcacık ellerinizi uzatın!!
Ömür geldi de geçiyor şimdi… "



Gemi ki muhakkak kalkacak…

- https://soundcloud.com/...ano-cover-ed-sheeran -
özlem

Alara, bir alıntı ekledi.
08 May 11:13 · Kitabı okudu · 9/10 puan

In Kurt Cobain’s voice she hears the same thing Natasha hears—a perfect and beautiful misery, a voice stretched so thin with loneliness and wanting that it should break. Irene thinks it would be better if it did break, better than living with wanting and not having, better than living itself.
She follows Kurt Cobain’s voice down down down to a place where it is black all the time. After looking him up online, she finds that Cobain’s story does not have a happy ending.
Irene makes a plan. Today will be the last day of her life.
The truth is, she’s been thinking about killing herself on and off for years. In Cobain’s lyrics she finally finds the words. She writes a suicide note addressed to no one: “Oh well. Whatever. Nevermind.”

The Sun is also a Star, Nicola Yoon (Sayfa 36)The Sun is also a Star, Nicola Yoon (Sayfa 36)
Gamze Gündoğdu, bir alıntı ekledi.
05 May 23:54 · Kitabı okuyor

Batılıların "perfect human" dedikleri, Islam tasavvufunda "insan-ı kâmil" olarak anılan "eşref-ı mahlukat"ın ne kadarı onda -Hz. Ibrahim'de-, ne kadarı Hz. Peygamber Muhammed Mustafa'da temessül etmişti? Ikisi arasındaki bağın sırrı neydi? Hz. Peygamber "Ben en fazla babam Hz. Adem'e benzerim; peygamberler içinde bana en çok benzeyen de atam Hz. Ibrahim'dir." derken hangi benzerlikten söz etmişti?

Abum Rabum, İskender Pala (Sayfa 233 - Kapı Yayınları)Abum Rabum, İskender Pala (Sayfa 233 - Kapı Yayınları)
Fira, Satranç'ı inceledi.
05 May 08:51

İki zidd xarakterli şahmat ustasının qarşıduruşu , müasir dünyamızda kitabın bizə verdiyi mesaj, sadəcə bir istiqamətdə düşünən, ancaq bir işlə məhdudlaşan və pulun əsirinə çevrilən, savadsızlığından xəbərdar olub da , strateji olaraq ancaq öz səviyyəsindəkilərlə əlaqə quran şahmat ustası. Bu roman qısa olsa da böyük anlam cəmləşdirir özündə. Perfect

HZ. MEVLANA
"Yaşam seni dizlerinin üzerine düşürüyorsa, dua etmek için mükemmel bir pozisyondasın"
"When the world pushes you to your kness, you're in the perfect pacition to pray. "

"The Bhagavad Gita revolves around the following questions: How can someone live a life spiritually meaningful without withdrawing from society? What can someone who does not want to give up family and social obligations do to live the right way? The Gita challenges the general consensus that only ascetics and monks can live a perfect spiritual life through renunciation and emphasises the value of an active spiritual life."

"The third reason Krishna gives is that inaction is impossible. Withdrawing from battle is in itself a conscious decision; not choosing is still a choice. This is in a way a criticism of some world-views, such as asceticism, which claim that leaving everything behind is inaction: Withdrawing from society is always a deliberate act."


https://www.google.com.tr/...ient.eu/amp/1-12116/