Tam da kelimeler dünyasıyla savaş halindeyken önce onunla çekti. Görme ve algı, renkler, dokular, benzerlikler, aynılıklar... çok, çok fazla şeye dokundu. Bir tam günümü bu kitapla geçirdim ve çok yoruldum. Normalde inanılmaz uzatırdım bu okumayı biliyorum fakat bu dönemde farklı bir disiplinle okuma yaptığımdan bırakamadım. Anlatımda geçen bütün tablolara baka baka devam ettim, detaylı okuma yapacağım ve adı geçen bütün kitap, yazar, resim, ressam vb. listeleyip üzerine yoğunlaşacağım. Uzun zamandır erteledim fakat yine zamanını bulduğuna inandığım bir kitap. Benim için şimdiden çok özel olduğu kesin. Okuyun.
'Keşke çocuk yanımda olsaydı.' inanılmazdı.
Denizin heyecanlı anlarında nabzımı yükseltip durgun zamanlarında da bana sakinlik veren yakışıklı bir kalem.
Öncelikle ithafa bayıldım, keyiflenerek başladım kitaba. Babası John Fante benim için çok çok özeldir. Oğlunu okumak da başkaydı, tatlı geldi bana. Film izliyor gibiydi. Bukowski ve Palahniuk hissi verdi kimi zaman.
Capote'nin gençlik yıllarında yazdığı on dört öyküden oluşan Ateşteki Güve, yazarın okuduğum ilk kitabı. Yarım bırakmak istemediğimden bitirdim zaten birkaç saatte okunacak bir kitap. Öykülerin sıralaması yazılış tarihine göre mi bilmiyorum ancak sona yaklaştıkça hissettiğim yavanlık biraz olsun azaldı fakat bir daha okuyacağımı sanmıyorum.
Ateşteki GüveTruman Capote · Sel Yayıncılık · 201698 okunma