Aynaya baktığımda göremediğim bir şey daha var: Mutluluk. O da yok. Sanki açılmış; ama kapanması unutulmuş bir parantez gibiyim. Ne yapacağını bilmeyen, nereye düşeceği belli olmayan bir ağaç yaprağı gibi savruluyorum.
Sahtelikten başka bir şey değil...Ha? Surat mı assın? Hayır. Sırıtmamak, surat asmak demek değil ki! Böyle insanlar yüzünden tebessüm, anlamını yitiriyor bence.
Yüzündeki çizgilere bakılırsa hayat, bir şeylerin çetelesini adamın suratında tutmuş sanki! Bu çakır gözler, kim bilir neleri, kimleri gördü? Her şeye rağmen, yüzüne zoraki kondurduğu tebessüm, bir şeylere inat yaşadığının resmi gibi...